Tuhaf Dikenli Fosil, Keşfedilen En Eski Ankylosaur’a Ait Çıktı

Bir kaburgaya kaynaşmış sivri uçlardan oluşan olağandışı fosilin, şimdiye kadar bulunan en eski ankylosaur’a ait olduğu ve Afrika kıtasında bir ilk olduğu ortaya çıktı.

Ankylosaur kemiği. C: The Natural History Museum

Heyecan verici keşif, Fas’ın Orta Atlas Dağları’nda, Doğa Tarihi Müzesi’nden (NHM) araştırmacıların daha önce bulunan en eski stegosauru keşfettiği yerde yapıldı.

NHM’de araştırmacı olan Dr. Susannah Maidment, yeni türü tanımladı ve ona Spicomellus afer adını verdi: Spicomellus ‘sivri uçlar yakası’ ve afer ‘Afrika’ anlamına geliyor.

Maidment, “Önceden, onları aynı yerde bulduğumuz için muhtemelen bir stegosaur’un parçası olabileceğini düşündük. Ancak daha yakından incelendiğinde, fosilin şimdiye kadar gördüğümüz hiçbir şeye benzemediğini fark ettik.” diyor.

(Kanada’da Bulunan Mükemmel Derecede Korunmuş Bir Dinozor)

Örnek o kadar sıradışı ki, araştırmacılar ilk başta bunun sahte olup olmadığını merak ettiler. Bilgisayarlı Tomografi taraması bunun gerçek bir fosil olduğunu kanıtladı ve örneğin tabanından alınan enine kesit, ankylosaurlara özgü kemikte kimliğini ortaya çıkaran bir çapraz tarama modeli gösterdi.

Dr. Maidment şöyle devam ediyor: “Ankylosaurların genellikle derilerine gömülü olan ve kemiğe kaynaşmayan zırhlı sivri uçları vardı. Bu örnekte, keratin gibi bir tabaka ile kaplanmış derinin üzerinde çıkıntı yapmış olması gereken kaburgaya bağlı bir dizi sivri uç görüyoruz.”

“Tamamen emsalsiz ve hayvanlar aleminde başka hiçbir şeye benzemiyor.”

Ankylosaurlar, daha iyi bilinen stegosaurlarla ilgili çeşitli zırhlı dinozorlar grubundandı. Kretase dönemi boyunca mevcuttular, ancak o zamandan önce onlara dair çok az kanıt var. Bu yeni fosil, yalnızca Afrika’da bulunan ilk değil, aynı zamanda şimdiye kadar keşfedilen grubun en eski örneği olma özelliğini taşıyor.

Yeni keşif, yaklaşık 168 milyon yıl önce Orta Jura döneminden kalma. Dinozor evrimine dair bilgimizdeki önemli bir boşluğu doldurmaya yardımcı oldu ve ankylosaurların küresel bir dağılıma sahip olabileceğini öne sürüyor.

Keşif ayrıca, ankylosaurların stegosaurları geride bıraktığı ve yok olmalarına yol açtığına dair önceki bir teoriyi de sorguluyor. Ancak bu yeni bulgu, iki grubun 20 milyon yıldan fazla bir süredir birlikte var olduğu anlamına geliyor ve stegosaurların yok olmasının başka nedenlerle olmuş olabileceğini ima ediyor.

Bu yeni türün tanımlanmasına yol açan fosil, artık Doğa Tarihi Müzesi koleksiyonlarının bir parçası ve devam eden bir çalışmanın konusu olacak.

Dr. Maidment şu sonuca varıyor: “Fas, dinozor keşifleri açısından bazı gerçek mücevherler barındırıyor gibi görünüyor. Sadece bu sitede hem en eski stegosauru hem de şimdiye kadar bulunan en eski ankylosauru tanımladık. Koşullar izin verdiğinde, geri dönmeyi ve Fez Üniversitesi’ndeki meslektaşlarımızla birlikte çalışarak, Fas’ta daha fazla bulgunun çalışılabilmesi için bir omurgalı paleontoloji laboratuvarı kurmalarına yardımcı olmayı umuyoruz.”


University of Birmingham. 24 Eylül 2021.

Makale: Susannah C. R. Maidment et al. (2021). Bizarre dermal armour suggests the first African ankylosaur. Nature Ecology & Evolution.

Yorumlar
Anadolu Üniversitesi Arkeoloji Bölümü mezunu. İstanbul Üniversitesi Prehistorya Bölümü Yüksek Lisans mezunu. Aynı üniversitede Doktora programında devam ediyor. İletişim: ermanbu@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login