Lübnan’da Öldürülen Haçlı Askerlerinin Toplu Mezarı Bulundu

Çalışma, Lübnan’daki Sidon Kalesi’nin hendeği içinde keşfedilen iki toplu mezarda 25 askerin kalıntılarını ortaya koyuyor. İskelet kalıntıları, kılıç, topuz ve oklardan kaynaklanan çok sayıda silah yaralanmasını gösteriyor.

İki toplu mezar, en az 25 erkeğin kalıntılarını içeriyor. C: Claude Doumet-Serhal

Orta Doğu’daki bir kalenin yakınında kazı yapan arkeologlar, Orta Çağ Haçlı Seferleri sırasında mağlup edilen Hıristiyan askerlerin tüyler ürpertici kalıntılarını içeren iki toplu mezar ortaya çıkardılar ve bunların bazıları bir kral tarafından şahsen gömülmüş olabilir.

Lübnan’ın Sidon kentindeki St. Louis Kalesi kalıntılarının hendeği içinde en az 25 genç v ergen erkek çocuğunun koparılmış ve kömürleşmiş kemikleri bulundu. Radyokarbon tarihleme, onların, 11. ve 13. yüzyıllar arasında, rahipler ve hükümdarlar tarafından silaha sarılmaya ve kutsal toprakları tekrar ele geçirmeye teşvik edilen birçok Avrupalı arasında olduklarını gösteriyor.

(Haçlı Kralı Richard’ın Selahaddin’i Yendiği Yer Belirleniyor)

Kendilerinden önce savaşmaya ve yağmalamaya gelen pek çok kişi gibi, askerlerin de uzun ve zorlu yolculukları, savaşta aldıkları yaraların sonucu olarak ölümleriyle sona erdi. Ancak büyük ölüm sayılarına rağmen, tarihin bu kanlı dönemine ait toplu mezarları bulmak inanılmaz derecede zor.

Kalıntıları kazıp analiz eden Bournemouth Üniversitesi arkeologlarından Richard Mikulski yaptığı açıklamada, “Kazarken kemiklerde çok sayıda silah yarası bulduğumuzda, özel bir keşif yaptığımızı biliyordum.” diyor.

Arkeologlar, bu insanların Avrupa’da doğduğunu doğrulamak için insanların dişlerinde doğal olarak oluşan radyoaktif izotopların yanı sıra DNA’yı da analiz etti ve kemiklerindeki karbonun farklı versiyonlarının veya izotoplarının analizi, 13. yüzyılda bir ara öldüklerini gösteriyor.

Sidon Haçlı Seferi dönemi toplu mezarından delici güç lezyonlarına örnekler.

Haçlılar ilk olarak 1110’da Birinci Haçlı Seferi’nden hemen sonra St. Louis Kalesi’ni ele geçirdiler. İşgalciler, önemli bir stratejik liman olan Sidon’u bir yüzyıldan fazla bir süre tuttular, ancak tarihi kayıtlar, kalenin iki kez saldırıya uğradıktan ve yıkıldıktan sonra düştüğünü gösteriyor – ilk önce kısmen Memlükler tarafından 1253’te ve daha sonra 1260’ta Moğollar tarafından.

Araştırmacılar, askerlerin bu savaşlardan biri sırasında ve acımasız yollarla can verme olasılığının yüksek olduğunu söylüyor: Kemiklerin tümü, kılıç ve baltalardan kaynaklanan bıçak yaralarının yanı sıra künt travmanın kanıtlarını taşıyor.

Askerlerin sırtlarında önlerinden daha fazla yaraları vardı, bu da birçoğunun muhtemelen bir bozgun sırasında kaçarken arkadan saldırıya uğradığını gösteriyor ve bu darbelerin dağılımı, saldırganların onları at sırtında indirdiğini gösteriyor. Bazı erkek kalıntılarının boyunlarının arkasında da bıçak yaraları var – bu, kafaları kesilmeden önce canlı olarak yakalandıklarının bir işareti.

Bir kişi o kadar çok yara almıştı ki (en az 16 iskelet elemanı içeren en az 12 yarala), gerçekten üstesinden gelmek veya öldürmek için gerekenden çok daha şiddetli darbelerin uygulandığı bir aşırı öldürme olayını temsil ediyor olabilir.

Bazı kemiklerin kömürleşmesi, acımasız ölümlerinin ardından birisinin cesetleri yakmaya çalıştığını ve ardından cesetlerin savaş alanında çürümeye bırakıldığını gösteriyor.

Fransa’da 1244–1254’te üretilen Maciejowski İncilinden detay.

Ancak cesetler daha sonra, muhtemelen kraliyet müdahalesinden sonra, toplu bir mezara gömüldü. Kemikler arasında bulunan bir kemer tokası, askerlerin Frank olduğunu ve günümüz Belçika ve Fransa’sını kapsayan bir bölgeden geldiklerini gösteriyor. Kökenleri ve öldürüldükleri tarih, askerlerin Fransa Kralı IX. Louis tarafından gömülmüş olabileceğini gösteriyor.

Projenin Haçlı Seferleri uzmanı olan Cambridge Üniversitesi’nden antropolog Piers Mitchell, “Haçlı kayıtları bize, 1253’te Sidon saldırısı sırasında Fransa Kralı IX. Louis’nin Kutsal Topraklarda haçlı seferinde olduğunu söylüyor.” diyor. “Kral Louis IX, savaştan sonra şehre gitti ve çürüyen cesetlerin bu gibi toplu mezarlara gömülmesine bizzat yardım etti. Bu cesetlerin gömülmesine bizzat Kral Louis’in yardım etmiş olması şaşırtıcı olmaz mıydı?”

Zamanının en ünlü hükümdarlarından biri olan ve daha sonra bir aziz olarak kutsallaştırılan Fransız kralı, sıtmadan kurtulması için ilahi yardım verilirse bölgeyi geri alacağına Tanrı’ya yemin ettikten sonra Kutsal Topraklara iki istila – Yedinci ve Sekiz Haçlı Seferleri – başlattı. Efsane, dindar kralın daha sonra 1270’de Sekizinci Haçlı Seferi’ne liderlik ederken vebadan öldüğü idi, ancak daha yeni bir analiz, yabancı yiyecekleri yemeyi reddetmesinin neden olduğu iskorbütten öldüğüne işaret ediyor.

(Haçlı Seferleri Sırasında Ölen Kralın Çenesinde İskorbüt Bulundu)

Arkeologlar, Sidon’daki askerleri kimin öldürdüğünü ve daha sonra gömdüğünü asla bilemeyebilirler; ancak mezarları, genellikle sadece yazılı kayıtlarda anlatılan acımasız bir döneme dair nadir bir fikir veriyor.

Mitchell, “Haçlı seferleri sırasında her taraftan binlerce insan öldü, ancak arkeologların bu ünlü savaşlarda öldürülen askerleri bulması inanılmaz derecede nadir bir durum. Vücutlarını kaplayan yaralar, Orta çağ savaşının korkunç gerçekliğini anlamaya başlamamıza izin veriyor.”


Live Science. 18 Eylül 2021.

Makale: Mikulski, R. N., Schutkowski, H., Smith, M. J., Doumet-Serhal, C., & Mitchell, P. D. (2021). Weapon injuries in the crusader mass graves from a 13th century attack on the port city of Sidon (Lebanon). Plos one, 16(8), e0256517.

Yorumlar
Anadolu Üniversitesi Arkeoloji Bölümü mezunu. İstanbul Üniversitesi Prehistorya Bölümü Yüksek Lisans mezunu. Aynı üniversitede Doktora programında devam ediyor. İletişim: ermanbu@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login