Kıta Avrupa ile Britanya’yı Birleştiren Kayıp Parça: Doggerland

Kıta Avrupa ile Britanya’yı birleştiren toprak parçası, sular altına gömülmeden önce insan yaşamı açısından oldukça zengindi.

Neandertaller, Doggerland’te avcılık ve toplayıcılık yapıyordu: C: Tom Björklund

Ünlü İngiliz yazar HG Wells 19. yüzyılın sonlarında, Kuzey Denizi’nin altında bulunan batık bir toprak parçasının bir zamanlar Kıta Avrupa ile Britanya’yı kara yoluyla bağladığını tahmin etmişti. 1931 yılında trol teknesi Colinda’nın deniz tabanından çıkardığı turbadan çıkan mızrak ucu ise bu “Kayıp Atlantis’in” varlığına delil teşkil ediyordu.

Britanya, Belçika, Hollanda ve Güney İskandinavya’yı bir zamanlar birbirine bağlayan, 8.000 yıl önce oluşan bir tsunami ile batmış olan Doggerland’ın gizemleri ise sonunda aydınlanıyor, çünkü onlarca yıl süren gönüllü araştırma ve insanların Hollanda sahillerini karış karış arayarak buldukları olağanüstü arkeolojik kalıntılar sergiye dönüşüyor.

(Kuzey Denizi Altında ‘Kayıp’ Mezolitik Yerleşmeler Bulunabilir)

Doggerland: Kuzey Denizi’nin Kayıp Dünyası adlı sergi, Güney Hollanda’nın Leiden şehrindeki Ulusal Eski Eserler müzesinde sergileniyor. Sergilenen 200’den fazla nesne arasında ucuna temren takılmış bir geyik kemiği, taşlaşmış sırtlan dışkısı ya da mamut dişi gibi çeşitli fosiller ve genç bir Neandertal erkeğinin alın kemiği bulunuyor. 2001 yılında Zeeland sahilinde denizden çıkarılan Neandertal alın kemiği, sahibinin etle beslendiğini gösteriyor. Kaş sırtının arkasındaki küçük boşluğun ise gözün üzerinde yumruya benzer bir çıkıntı oluşmasına sebep olmuş zararsız bir derialtı tümörünün izi olduğu düşünülüyor.

Yapılan yüksek bütçeli bilimsel araştırmaların sayısı son on yılda artış gösterdi, bunlara Bradford ve Ghent üniversitelerinin Doggerland’ın batışıyla ilgili detaylı bilgi elde ettiği yakın tarihli araştırma da dahil. Yine de Ulusal Eski Eserler Müzesi’nin tarihöncesi bölümünün yardımcı küratörü Dr. Sasja van der Vaart-Verschoof’a göre en etkileyici keşiflere imza atıp Doggerland’ın hikayesini yazmamıza olanak verenler “sivil bilim insanları” yani sıradan vatandaşlardı.

Doggerland’ın kapladığı tahmini alan. C: Max Naylor – CC BY-SA 4.0

Denizden çıkarılan materyaller kullanılarak modern sahil şeridini iklim değişikliğinin etkilerinden korumak için yapılan insan yapımı plajlar, milyonlarca yıl boyunca modern insanlara, Neandertallere, hatta Homo antecessor gibi daha eski insansılara ev sahipliği yapmış bir dünyanın vaktinde erişilemez olan hazinelerini barındırıyor.

“Harika bir gönüllü topluluğumuz var, her gün bu plajlarda yürüyüşe çıkıp fosil ve tarihi eser arıyorlar, kalıntıların incelenmesinde de onlarla birlikte çalışıyoruz.” diye belirtiyor Van der Vaart-Verschoof. “Küçük bir baltaya rast gelmek herkesin başına gelebilecek bir şey mesela. Zaten aletlerin neredeyse tamamı gönüllüler tarafından bulundu.”

Örneğin 2016 yılında Willy van Wingerden isimli bir hemşire 50.000 yıllık bir alet buldu. Sapı huş ziftiyle yapılmış çakmaktaşı alet, Neandertalleri daha iyi anlamamızı sağladı. Bir zamanlar kaba ve ilkel bellediğimiz bu insan türünün aslında ince ve çok aşamalı karmaşık işler ortaya koyabilme yetisine sahip olduğunu gördük. Sergideki bir çizim bu keskin aletin, jilet gibi, saç kazımada kullanıldığını gösteriyor. 

Buluntular arasında üzerinde kesik izleri olan insan kafatası parçaları da var, bu izlerin defin ritüeli sırasında derinin yüzülmesi sonucu oluşmuş olabileceği düşünüyor. Bunun yanında çeşitli hayvan kalıntılarına da rastlanıyor, örneğin, altı yıl önce Van Wingerden Rotterdam yakınlarında yürüyüşe çıktığında deniz suları bir sırtlanın çene kemiğini kıyıya sürükleyip önüne bırakıvermişti. Doggerland’ın geniş ovaları büyük sürüler halinde dolaşan hayvanlara, mesela ren geyiklerine, ideal bir yaşam alanı sunuyordu, elbette bu hayvanları avlayan mağara aslanları, hançer dişli kediler, mağara sırtlanları ve kurtlar da Doggerland’da yaşayan hayvan türleri arasındaydı.

Hollanda’daki De Zandmotor sahilinde bir kişi. C: Frans De Winter

Bölgeye Doggerland ismi 1990’larda, Kuzey Denizi’ndeki Dogger Körfezi adlı sığlıktan esinlenen arkeolog Bryony Coles tarafından verildi. Dogger Körfezi’de adını 17. yüzyılda bölgede seyreden “Dogger” balıkçı botlarından almaktaydı.

Doggerland’ın 8.200 yıl önce gerçekleşen devasa bir tsunami sonucu battığı düşünülüyor. Son buz çağındaki su seviyesi günümüze kıyasla çok daha düşük olsa da Norveç açıklarında oluşan bir sualtı heyelanı devasa bir dalganın oluşmasına sebep olmuş olabilir.

“Doggerland bir zamanlar avcı toplayıcılara olağanüstü zenginlikler sunan cennet gibi bir diyardı.” diye söylüyor Van der Vaart-Verschoof. “Önemsiz bir toprak parçası ya da Britanya ile Avrupa arasında yer alan sıradan bir köprü değildi, aksine, Avrupa’nın kalbiydi. Bu trajik hikâyeden çıkarmamız gereken dersler var elbette. Doggerland bize iklim değişikliğinin ne kadar yıkıcı sonuçları olabileceğini gösteriyor. Günümüzde gerçekleşen iklim değişikliğinde insan faktörünün rol oynadığı bir gerçek olsa da etkileri en az binlerce yıl önceki kadar yıkıcı olabilir.”

Doggerland: Kuzey Denizi’nin Kayıp Dünyası adlı sergi 31 Ekim’e kadar açık olacak. Serginin sanal turuna Ulusal Eski Eserler Müzesi’nin (Rijksmuseum van Oudheden) YouTube kanalından ya da buradan ulaşabilirsiniz.


The Guardian. 1 Ağustos 2021.

Ege Üniversitesi İngilizce Mütercim ve Tercümanlık bölümü öğrencisi.

You must be logged in to post a comment Login