Kıbrıs’ta Gizemli bir Muska Bulundu

Kıbrıs’ta üstünde Yunanca tersten ve düzden aynı şekilde okunan bir yazı bulunan bir muska bulundu. İki taraflı olan muskanın bir tarafında resimler, diğer tarafında ise 59 harften oluşan bir yazı bulunuyor. Yaklaşık 1500 yıllık olan Muska, Kıbrıs’taki Nea Paphos kazısında bulundu.

Tersten ve düzden aynı şekilde okulan, “palindrom” adı verilen yazının en son üç harfı yer darlığı nedeniyle sıkıştırılarak yazılmış ve zor okunuyor. Yunanca yazının Türkçe tercümesi şöyle: “Iahweh gizli ismin taşıyıcısıdır, Re’nin aslanı tapınağında güvende duruyor”. Iahweh bir tanrının ismi.

Muskanın üstündeki yazının Yunanca yazımı ise şöyle:

ΙΑΕW
ΒΑΦΡΕΝΕΜ
ΟΥΝΟΘΙΛΑΡΙ
ΚΝΙΦΙΑΕΥΕ
ΑΙΦΙΝΚΙΡΑΛ
ΙΘΟΝΥΟΜΕ
ΝΕΡΦΑΒW
ΕΑΙ

 Profesör Joachim Śliwa, yakın zamandaki bir makalesinde benzer palindromların antik dünyada başka yerlerde de bulunudğunu kaydetti. Śliwa kâtiplerin muskaya yazarken iki küçük hata yaptıklarını ve iki kere “v” harfi yerine “ρ” yazdıklarını söyledi.

Muskadaki Mısır Tanrıları

Muskanın diğer tarafında ise birkaç resim var. Bir resimde teknede yatan sargılı bir mumya görülüyor ve bu büyük ihtimalle Mısır tanrısı Osiris’i simgeliyor. Diğer bir resimde, taburede oturmuş ve sağ elini dudaklarının üstüne götürmüş sessizlik tanrısı Harpokrates görülüyor. Sol elinde ise bir asa var. İlginç olarak Harpokrates’in sağında da köpek başlı efsanevi bir yaratık (cynocephalus), sanki Harpokrates’i taklit eder gibi, patisini dudaklarına götürmüş olarak görülüyor.

Köpek başlı yaratık ve Harpokrates arasında, yüzü Harpokrates’e dönük bir yılan görülüyor. Muskada ayrıca altta bir timsah, solda bir kuş (büyük ihtimalle bir horoz), yarım ay ve yıldız betimlemeleri var.

Muska 2011 yazında Paphos Agora Projesi kapsamında Nea Paphos’taki antik agora kazılarında bulundu. Antik dünyada agoralar, birçok insanın ve kalabalıkların toplanma alanıydı. Kazı başkanı Papuci-Wladyka, burda bulunana benzer muskaların takan insanı tehlike ve kötülükten korumak için yapıldığını ve kullanıldığını kaydetti.

Hrıstiyanlık ve Paganlık

5. ve 6. yüzyıllarda Kıbrıs, Doğu Roma İmparatorluğu’nun yani Bizans’ın bir parçasıydı. 5. yüzyıla gelindiğinde Hristiyanlık Bizans’ın devlet dini yani resmi dini olmuştu, ve çok dinli yani pagan öğeler gittikçe daha sıkı kısıtlamalar ve yasaklar altına alındı. Bu kısıtlamalara rağmen birçok insan eski inançlarına ve geleneksel tanrılara tapmaya devam etti.

Bulunan muska, geleneksel pagan inançlara Kıbrıs’ta uzunca bir süre daha inanıldığının yeni bir kanıtı oluyor, deidi Papuci-Wladyka. Theseus villası isminde bir binada da 7.yüzyıla kadar pagan betimli bir mozaik onarılmaya devam edilmiş. Papuci-Wladyka “öyle görünüyor ki Paphos’ta Hristiyan ve pagan ögeler bu muskanın kullanıldığı zamanlarda bir arada varolmuşlar” diye ekledi.

Muskanın Resimlerinde Gariplikler

Geleneksel Harpokrates betimlemesi

 

Farklı inanışların birlikte varolmasına karşın, muskanın bazı özellikleri, onu yapan kişinin aslında betimlediği Mısır kaynaklarına dayalı mitolojik karakterleri pek anlamadığını düşündürtüyor. Śliwa resimlerin acemice ve şematik olarak yapıldığını söyledi.

“Örneğin Harpokrates bir taburede değil, bağdaş kurmuş şekilde bir Lotus çiçeğinin üstünde oturuyor olmalıydı. Ayrıca köpek başlı “cynocephalus” da Harpokrates’i taklit ediyor değil, geleneksel betimlemelere göre bir hayranlık göstergesi olarak Harpokrates’e dönüp patilerini kaldırmış olmalıydı. Köpek başlı yaratığın Harpokrates’in yaptığı gibi patisini dudağına götürmesinin hiçbir açıklamasını bulamıyoruz” diye yazıyor Śliwa.

Daha da garip olan bir nokta da Harpokrates ve köpek başlının bedenlerinde mumyalama göstergesi olarak çapraz çizgilerin olması. Muskayı yapan kişi onların da Osiris’le birlikte mumyalanması gerektiğini düşünmüş olmalı. Fakat köpek başlı bazen gerçekten mumya sargılı olarak görülse de, Harpokrates’in mumyalanmamış olması gerekiyor. Śliwa Harpokrates’in sargılı olması için de hiçbir açıklama olmadığını belirtti.

Yorumlar
Robert Kolej’de okuduktan sonra, Kanada-McGill Üniversitesi’nde Antropoloji ve Klasik Tarih bölümlerini bitirdi. Koç Üniversitesi’nde Tarihöncesi Arkeoloji alanında yüksek lisans yaptı. 2015-2017 yılları arasında İstanbul’daki Pera Müzesi’nde koleksiyon sorumlusu olarak görev yaptı. Şu anda A.B.D.’deki Notre Dame Üniversitesi’nde doktora yapıyor.

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply