Kaçak Eser Toplayan Milyarder, Tüm Eserleri İade Ediyor

Aralarında Türkiye’den kaçırılan eserlerin de olduğu iş insanına ait koleksiyonda bulunan eserler, ait oldukları ülkelere iade ediliyor.

Geyik Başı Rhyton’un geçmişi MÖ 400 yılına kadar uzanıyor ve Milas, Türkiye’den yağmalanmış. C: New York District Attorneys Office

Koruma fonu yöneticisi olan bir milyarder, 180 çalıntı eseri iade etti ve Manhattan bölge savcılığı ile yapılan bir anlaşmanın parçası olarak daha fazla eser elde etmesi ömür boyu yasaklandı.

Manhattan Bölge Savcısı (DA) Cyrus Vance, Jr. yaptığı açıklamada, Steinhardt Partners’ın 81 yaşındaki kurucusu ve WisdomTree Investments’ın eski yönetim kurulu başkanı Michael Steinhardt’ın, “eylemlerinin yasallığı, satın aldığı ve sattığı parçaların meşruluğu ya da dünya çapında verdiği ağır kültürel zarar ile ilgilenmeksizin, yağmalanmış eserler için açgözlü bir tutum sergiledi.” diyor.

(İngiltere, Hattilere Ait Gaga Ağızlı Testiyi Türkiye’ye İade Etti)

Savcılık, Steinhardt’ın İsrail’den gelen taş ölüm maskeleri, Girit’ten insan kalıntıları için bir sandık ve eski bir Roma villasının duvarlarından sökülmüş bir fresk içeren geniş koleksiyonunun 11 ülkeden geldiğini ve en azından 171 kalıntının, satın almadan önce kaçak ağlarından geçtiğini söyledi.

11 ülkeden çalındığı tespit edilen toplam 180 kültür varlığına Manhattan Bölge Savcılığı tarafından el konuldu. El konulan eserlerin fotoğrafları üzerinden yapılan detaylı incelemede, 14’ünün Anadolu kökenli olduğu saptandı. Geyik tipi rhyton, altın elbise aparatları, ana tanrıça idolü, dağ keçisi figürünü, kuş idolleri olmak üzere 14 eserin 2022 yılının ilk çeyreğinde Türkiye’ye iade edileceği belirtildi.

Girit’ten yağmalanan bir Larnax. MÖ 1400-1200. C: New York District Attorneys Office

Soruşturmayı özetleyen Gerçekler Bildirgesi’ne göre, ele geçirilen parçalar 11 ülkeden yağmalandı ve yasa dışı bir şekilde kaçırıldı, 12 kaçakçılık şebekesi tarafından ticareti yapıldı ve uluslararası sanat pazarında görünmeden önce doğrulanabilir bir menşei yoktu.

Anlaşma, 2017’de başlayan ve Başsavcılığın Irak, Suriye, Libya, Mısır, Lübnan, Ürdün Yunanistan, Bulgaristan, İsrail, İtalya ve Türkiye’deki kolluk kuvvetleriyle işbirliği yaptığı uluslararası büyük jüri soruşturmasının sonucunu işaret ediyor.

Savcılık, 1990’da sona eren 15 yıllık iç savaş sırasında ülkeden çalındığına inanılan 2.300 yıllık mermer boğa kafasını Lübnan’dan aldıktan sonra 2010 yılında Steinhardt’ı soruşturmaya başladı.

“Savcılık, Lübnan heykellerini ortaya çıkarma sürecinde, Steinhardt’ın dairesinde ve ofisinde başka yağmalanmış eserlere sahip olduğunu öğrendi. Ve kısa bir süre sonra, en az 1987’den bu yana 1000’den fazla eski eseri edinmesi, bulundurması ve satmasıyla ilgili büyük bir jüri cezai soruşturması başlattı.”

Ercolano Freski, Napoli yakınlarındaki Herculaneum’daki bir Roma villasından yağmalandı. C: New York District Attorneys Office

Anlaşmanın bir parçası olarak Steinhardt, evlerini ve ofislerini dekore etmek için kullandığı ve ayrıca müzelere ödünç verdiği çok sayıda paha biçilmez eseri teslim edecek. Bunlar arasında MÖ 400’e tarihlenen Geyik Başı Rhyton, Milas, Türkiye’den yağmalanan geyik kafası şeklinde güzel bir tören kabı; MÖ 6000’e tarihlenen üç taş ölüm maskesi; MÖ 1400 ila 1200 yılları arasına tarihlenen Girit’ten alınan, insan kalıntıları için larnax adı verilen bir süs sandığı ve Herculaneum’dan yağmalanan Hera’nın kendisini öldürmek için gönderdiği yılanı boğan bebek Hercules’i betimleyen Ercolano Freski yer alıyor.

Çok değerli kalıntıların şimdi gerçek sahiplerine iade edileceğini belirten bölge savcısı Vance yaptığı açıklamada, “Steinhardt’ın sergilemek ve satmak için ‘yeni’ eserler arayışı, koleksiyonunu genişletmek için güvendiği antika tacirleri, suç patronları, kara para aklayıcıları ve mezar yağmacılarının genişleyen yeraltı dünyasında yansıtıldığı gibi, hiçbir coğrafi veya ahlaki sınır tanımıyordu.” diyor.

Steinhardt’ın avukatları yaptığı açıklamada, bölge savcısının yıllarca süren soruşturmasının herhangi bir suçlama olmaksızın sonuçlanmasından ve başkaları tarafından haksız yere alınan eşyaların kendi ülkelerine iade edilmesinden memnun olduğunu söylüyor.

Bu, Steinhardt’ın eski eser alışkanlığının onu kanunla başını belaya soktuğu ilk sefer değil. 1997’de bir Federal yargıç, Steinhardt’ın Sicilya’dan ithal ettiği MÖ 4500’e tarihlenen altın kasenin yasadışı yollardan ve sahte iddialarla elde edildiğine karar verdi. 2018 yılında, müfettişlerin Steinhardt’ın ofisine ve Manhattan’daki evine yaptığı baskın, Yunanistan ve İtalya’dan çalınan birkaç antik esere el konmasıyla sonuçlandı.

Ve 2019’da The New York Times, finanse ettiği kar amacı gütmeyen kuruluşlar için çalışan birkaç kadının Steinhardt’ı cinsel tacizle suçladığını bildirdi. Steinhardt suçlamaları reddediyor.


Live Science. 10 Aralık 2021.

Yorumlar
Arkeofili editöryel servisi. İletişim: arkeofili@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login