İnsan Sosyal Yaşamı Nasıl Evrildi?

Çiftler arası veya grup içi fark etmeksizin, primat sosyal sistemindeki başarı, insan sosyal yaşamının düzenlenişine ışık tutabilir.

Texas Üniversitesi’nden bir antropoloğun, bir meslektaşı ile yaptığı araştırmada, grup veya çiftler halinde olması fark etmeksizin, primatlardaki sosyal sistemin insan sosyal yaşamının oluşumu ve düzenlenmesine ışık tutabileceğini gösterdi.

Texas Üniversitesi Antropoloji Bölümü’nden Doçent Luca Pozzi ve Almanya Leibniz Primat Araştırma Merkezin’nden Peter Kappeler, farklı primat topluluklarının nasıl evrildiğini ve aralarındaki geçişten hangi etmenlerin sorumlu olduğunu inceledi.

Yaptıkları modelleme tek başına yaşamdan grup yaşamına evrilmenin genellikle çiftler halinde yaşamla başladığını gösterdi. Araştırmada, çiftler halinde yaşamın grup yaşamına geçişte bir tür basamak görevi gördüğü bu nedenle sosyal sistemlerin evriminde anahtar bir rol oynadığı ortaya konuldu.

Pozzi’nin belirttiğine göre evrim sırasında türler, değişen çevre koşullarına adapte olmak zorundaydı. Bu süreçte kritik önem taşıyan bir adaptasyon da sosyal davranışların değişimiydi.  Tüm primat türlerinin yaklaşık yarısı gruplar halinde, neredeyse üçte biri çiftler halinde gerisi ise tek başına yaşamakta.

(Sosyal Beceri İhtiyacımız Yüzümüzü Şekillendirmiş)

Bu farklı sosyal karmaşıklıklarının neden evrildiği, aralarında ne kadar geçiş yaşandığı ve hangi etmenlerin bu geçişlere yol açtığı 362 primat türüne ait genetik veri ve davranış gözlemlerine dayanılarak analiz edildi.

Pozzi, “Çiftler halinde yaşamak, memeli sosyal sisteminin evriminde bir bilmeceyi temsil ediyor, çünkü erkek bireyler tek bir dişiye bağlı kalmadıklarında daha yüksek üreme oranlarına ulaşıyor” diyor.  

Araştırmanın baş yazarlarından Peter Kappeler’e göre evrimsel biyologlar, çiftler halinde yaşamanın erkek bireyler için avantajlarını kavramaya çalışıyor.

Çiftler halinde yaşamanın gelişimi üzerine ortaya atılmış iki güncel teori olan dişi yayılımı teorisi ve baba bakımı teorisinin ilk bakışta birbirine zıt olduğu görülüyor.

Ancak bu araştırmadan elde edilen sonuçlar iki etmenin de birbirlerini tamamlayıcı olabileceğini gösteriyor. Başlangıçta, habitattaki ekolojik bir değişimin dişinin uzamsal olarak ayrılışına ve daha önce çevresinde birkaç dişinin yaşadığı erkeğin artık yalnızca tek bir dişiye erişim sağlayabildiği bir sisteme yol açtığına inanılıyordu. Çiftlerin oluşumundan kaynaklanan baba bakımı yavruların hayatta kalma olasılığını artırmış böylelikle çiftler halinde yaşamayı güçlendirmişti.

Grup halinde yaşamaya geçiş ise ekolojik sistemde, birbirileriyle bağı olan dişilerin çok yakın çevrede yaşamasına olanak tanıyan bir gelişmeyle mümkün olmuştu.  Bu dişiler daha sonra bir veya daha fazla erkeğe bağlanabiliyordu.

Kappeler’e göre yakin tarihli atalarımızdan hiçbiri yalnız yaşamadığından daha geniş sosyal birimler içerisinde insanlara özgü çift ilişkisi bu araştırmadan elde edilen sonuçlarla açıklanamıyor. Yine de baba bakımının insanlarda çiftler halinde yaşamı sağlamlaştırdığı söylenebiliyor.

Pozzi, “Memelilerde, özellikle de primatlarda, karmaşık sosyal sistemlerin evrimi oldukça zorlayıcı ve heyecan verici bir araştırma alanı. Araştırmamız çiftler halinde yaşamın, nadir olsa da, bu sisteminde oluşmasında kritik bir rol oynadığını gösteriyor” diyor.


Phys. 3 Şubat 2020.

Makale: Kappeler, P. M., & Pozzi, L. (2019). Evolutionary transitions toward pair living in nonhuman primates as stepping stones toward more complex societies. Science Advances, 5(12), eaay1276.

Ege Üniversitesi Mütercim Tercümanlık bölümü mezunu. Arkeoloji ve özellikle sanat tarihini çok seviyor.

You must be logged in to post a comment Login