Güçlü Tunç Çağı Kadınına Yüz Rekonstrüksiyonu Yapıldı

Tunç Çağı İspanya’sında gümüş bir diadem ve değerli objelerle gömülen güçlü bir kadının yüzü yeniden canlandırıldı.

Diademi takan Tunç Çağı kadınının dijital yüz rekonstrüksiyonu. C: Joana Bruno/ASOME/Universitat Autònoma de Barcelona

Bu yılın başlarında araştırmacılar, muhtemelen eski bir sarayda gömülü olan büyük bir seramik kabın içinde bir kadın ve bir erkeğin kalıntılarını keşfettiklerini açıkladılar. Adam, kadından birkaç yıl önce ölmüştü; daha sonraki bir tarihte kadın öldükten sonra, biri kabı yeniden açtı ve cesedini onunkinin yanına yerleştirdi.

Şimdi ise bilimsel bir illüstratör, cenazeden alınan kısmi kafatası ve takıları kullanarak, kadının yüzünü ve aynı zamanda La Almoloya olarak bilinen bölgede gömülü olan diğer kişilerin yüzlerini dijital olarak yeniden yarattı.

Dijital rekonstrüksiyonları yaratan bilimsel illüstratör ve Barselona Üniversitesi’ndeki La Almoloya arkeologlarıyla bir işbirliği yapan Joana Bruno, “Bu yüz rekonstrüksiyonuyla ilgili en büyük zorluk, kafatasının üst kısmının binlerce yıl boyunca hayatta kalamamasıydı. Şans eseri, diadem yerinde bulundu ve başının etrafında duruyordu. Bu bize başının ölçüsünü veriyor, ama yine de zordu.” diyor.

Diademli kadın (sağda) ve bir erkeğin (solda) kalıntıları, Tunç Çağı’nda La Almoloya’da birlikte gömülmüştü. C: ASOME-UAB

Arkeologların 2014 yılında mezarı ortaya çıkarmalarından bu yana, diadem takan kadının kimliği bilim insanlarının ilgisini çekti. Diadem, boncuklu kolyeler, gümüş işlemeli yüzükler, bilezikler, spiral saç aksesuarları ve spiralli kulak tıkaçlarının yanı sıra gümüş çerçeveli bir çömlek ve gümüş kulplu bız, tekstil kesmek için kullanılan bir alet de dahil olmak üzere cömert mezar eşyaları oldukça kaliteliydi ve erkekle birlikte gömülen mallardan daha değerlilerdi.

Belki de bu zengin objeler, özellikle eşinden daha uzun yaşadığı ve hala değerli eşyalarla gömüldüğü göz önüne alındığında, kadının cenaze partnerinden daha fazla güce sahip olduğunu gösteriyor.

(4.000 Yıllık Mezar, Kadınların Hükümdar Olduğunu Gösteriyor)

Bruno, sitenin orijinal sakinlerinin çoğunun günümüze kadar etkileyici bir şekilde korunmasından dolayı kadının yüzünü dijital olarak yeniden yaratmaya karar verdi. “La Almoloya büyüleyici bir zaman kapsülü. Ve DNA bize akrabalıkları hakkında daha fazla bilgi verebileceğinden, bu yüzlerin bir şekilde bu ortak ilişkilere işaret edebilecek benzer özellikler taşıyıp taşımadığını görmek için bir fırsat.”

Herhangi bir sanal rekonstrüksiyondan önce, antropologlar kişinin cinsiyetini, ölüm yaşını, genel sağlık durumunu ve diğer özelliklerini belirlemek için ölen kişinin iskeletini temizler, stabilize eder ve inceler. Bruno, “Yüz rekonstrüksiyonu yapılırken bu bilgi her zaman dikkate alınır.” diyor. Bu Tunç Çağı kadını, 25 ila 30 yaşları arasında ölmüştü ve eksik boyun omurları ve kaburgaları da dahil olmak üzere doğuştan gelen çeşitli rahatsızlıkları vardı.

La Almoloya ve La Bastida’dan dijital olarak yeniden oluşturulmuş on iki yüz. C: Joana Bruno/ASOME/Universitat Autònoma de Barcelona

Daha sonra Bruno, kafatasının belirli ölçümlerini aldı ve kafatası ile alt çenenin lazer taramasını yaptı. “Lazer taraması, orijinalin dijital bir kopyasıyla çalışmama ve kırılgan nesneler olan kemiklerin manipülasyonunu en aza indirmeme izin veriyor.”

Daha sonra, Bruno, yüzü “etlemek” için gözler, burun ve ağız gibi yüz özelliklerinin konumunu tahmin etmeye ve dokuların kalınlığını belirlemeye yönelik spekülatif süreç için yayınlanmış tekniklere güvendiğini söylüyor. “Bunu yaparak, cildin yüzeyinin ‘haritasını çıkarmaya’ başlıyorum ve katman katman bir yüz ortaya çıkmaya başlıyor.”

Ancak, bazı tahminlerde bulunmak zorundaydı. Hangi kemiklerin hayatta kalmadığını netleştirmek için Bruno, yeniden yapılanma sürecini gösteren bir videoda onları gri ve şeffaf hale getirdi.

“Kulak memeleri daha basit bir karardı. Yüz rekonstrüksiyonunda gördüğünüz kulak tıkaçları, kafatasının her iki yanında birer tane olmak üzere mezarında bulundu. Yüz rekonstrüksiyonunda kulak tıkaçlarının ve diademin lazer taramalarını kullandım.”

İşlemleri devam eden yüz rekonstrüksiyonlarından birinin dijital görüntüsü. C: Joana Bruno/ASOME/Universitat Autònoma de Barcelona

2021 çalışmasının ortak araştırmacısı Cristina Rihuete Herrada, “Tüm süreç ve Bruno’nun antropologlarla işbirliği, eksik iskelet bölümlerini mümkün olan en yüksek doğrulukla ve orijinaline zarar vermeden tahmin etme ve ‘yeniden oluşturma’ yeteneğini vurguluyor. Takıların 3B lazer taraması sayesinde, bize o kadının göz alıcı ışıltılı görünümünü göstermeyi başardı.” diyor.

“Bruno şu anda La Almoloya’daki diğer El Argar halkının kafataslarından yeniden oluşturduğum yüzleri kullanarak ve arkeolojik ve genetik araştırmalardan elde edilen bilgiler de dahil olmak üzere arkeolojik rekonstrüksiyonlarını yaratıyor.”

“Şu anda gördüğümüz bu kemiklerin, biri fıkra anlattığında gülen, sevdiklerine değer veren ve bizimkinden çok farklı bir dünyada yaşayan, kendi yerel dramalarıyla gerçek insanlar olduğunun farkında olmak önemli.”


Live Science. 30 Kasım 2021.

Yorumlar
Anadolu Üniversitesi Arkeoloji Bölümü mezunu. İstanbul Üniversitesi Prehistorya Bölümü Yüksek Lisans mezunu. Aynı üniversitede Doktora programında devam ediyor. İletişim: ermanbu@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login