Eskişehir’deki Han Yeraltı Şehri Tahrip Oluyor

Eskişehir’in Han ilçesinde bulunan arkeolojik yeraltı şehri, bakımsızlık, doğal nedenler ve kasıtlı tahribat yüzünden kötü durumda.

C: Fatma Karaoğlan

Han’da Eskişehir Müze Müdürlüğü başkanlığında 2004-2009 yılları arasında altı yıl arkeolojik kazı çalışmaları yapıldı. Yürütülen kazıların bilimsel danışmanlığını ise Anadolu Üniversitesi’nden Doç. Dr. A. Oğuz Alp üstlendi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2009 yılından sonra buradaki kazıların müzenin sorumluluğundan çıkartılmasını ve üniversite öncülüğünde yapılmasını istedi. Bunun üzerine yerleşimde Kültür Bakanlığı tarafından ilçe merkezinde kamulaştırılan parsellerde arkeolojik çalışmalara devam etmek isteyen Doç. Dr. Oğuz Alp, kazıları devralmak için bakanlığa başvuruda bulundu. Ancak olumlu sonuç alamadı.

(Kars’taki 7.000 Yıllık Kaya Resimleri Yok Ediliyor)

Alp, “Tespit edilen yeraltı galerilerinde gezi güzergahı hazırlayarak ziyaretçiler için gezilmesini daha uygun bir hale getirilmesi planlanmıştık. Bilgilendirme levhaları koyacaktık. Fakat bakanlık tarafından kazıların devamına yönelik taleplerimiz kabul edilmedi, Müzenin kendisi de çalışmalara devam etmedi. Ne yazık ki buradaki çalışmalar yarım kaldı.” diyor.

Bugüne kadar Han’da yapılan kazılarda, sadece yeraltı değil, kasaba ölçeğinde bir antik yerleşim olduğu anlaşıldı. Yerleşimin güneybatısında 150’den fazla mezarın tespit edildiği, İç Anadolu’nun en büyük Roma-Bizans nekropollerinden biri ortaya çıkartıldı. Söz konusu nekropolün Hellenistik Dönemden 6. yüzyıla kadar kesintisiz kullanıldığı düşünülüyor.

Doç. Dr. Alp, yeraltı şehri olarak anılan alanda galerilerden oluşan bir ağ olduğunu ve yaklaşık olarak 7. ila 9. yüzyıllar arasında Arap akınlarına karşı yapılmış olabileceğini söylüyor.

Alp, “Bu galerilerin yakınlarında kayaya oyulmuş devasa ambarlar var. Yaklaşık 300 metreküplük tahıl ambarları. Bunları Bizans askeri stratejisinin bir parçası olarak düşünebiliriz.” diyor.

C: Fatma Karaoğlan

Tahrip oluyor

Ancak uzun süredir yapılmayan kazılar, alan etrafında güvenlik önlemi alınmaması ve doğal etkenler, Han yeraltı şehrinin zaman içinde tahrip olmasına neden oldu. Alanı ziyaret eden bazı kişiler, her yere isimlerini kazıdı ve sprey boyalar ile yeraltı şehrinin galerilerini karaladı.

Yeraltı şehrinde hiçbir bakım çalışması da yapılmayınca ortaya korkunç görüntüler çıktı.

Yakın zaman içinde Han Yeraltı Şehrini ziyaret eden Fatma Karaoğlan, heyecanla gittikleri antik yerleşimde hayal kırıklığına uğradıklarını söylüyor.

“Ailemle Eskişehir Han ilçesinde olan Han yeraltı kentini heyecanla görmeye gittik ancak hayal kırıklığına uğradık. Bakımsız, halkın bilinçsizliği yüzünden çok kötü durumdaydı. Üstelik kazı alanı olarak çevrili bile değildi ve çalışmalara devam etmiyorlar.”

C: Fatma Karaoğlan

Yıllardır kazı yapılmıyor

Han Belediye Başkanı Erdal Şanlı, burada yıllardır kazı çalışması yapılmadığını belirterek, başkanlığı süresince sürekli İl Kültür Turizm Müdürlüğü ve Turizm Bakanlığı ile görüşme halinde olmasına karşılık hiçbir adım atılmadığını söylüyor.

1993 yılından bu yana Han’daki yeraltı şehri kazı alanının açık olduğunu belirten Şanlı, “Kazı yapıldıktan sonra gün yüzüne çıkan alan tahrip oldu. Yazılar ve şekiller yok oldu. Bir önlem alınmasını ve kazı çalışmalarını başlamasını istiyoruz. Biz elimizden geldiği kadarıyla korumaya çalışıyoruz.” diyor.

Ancak günümüzde Han Yeraltı Yerleşimi’nin durumu içler acısı. Galerilerin duvarları sprey boyalar ile tamamen boyanmış durumda ve her yerde kazınmış isimler görülüyor.

C: Fatma Karaoğlan

Han Yeraltı Yerleşimi

Han yeraltı yerleşimi olarak adlandırılan alan, doğal kayalıklarda, yeraltına oyularak yapılmış galerilerden oluşuyor. Yeraltına yapılan kat kat mekânlar ile mekânları birbirine bağlayan koridorlar, en alt seviyede, kuzeyden gelen bir temiz su kanalına bağlanıyor.

Mezar odasının girişi ise güneydoğuda yer alıyor ve yeraltına oyularak yapılmış üç odadan oluşuyor. Odalarda arcosoliumlu mezarlar bulunuyor. Oda duvarının özellikle üst seviyesinde ve tavanda rozet, baklava dilimi, düğümler, yaprak ve çarkı felek motifleri bulunuyor. Bu bölgede bilinen tek örnek olması nedeniyle önemli.

Kayaya oyulmuş karmaşık bir yapı sergileyen yeraltı galerilerinin ve çok sayıdaki tahıl ambarının, Anadolu genelinde Bizans Döneminde etkileri uzun bir devam eden Arap Akınlarına (7-9. yüzyıl) karşı savunma ve korumaya yönelik olarak yapılmış olabileceği tahmin ediliyor.

Anadolu Üniversitesi Arkeoloji Bölümü mezunu. İstanbul Üniversitesi Prehistorya Bölümü Yüksek Lisans mezunu. Aynı üniversitede Doktora programında devam ediyor. İletişim: ermanbu@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login