Dinozor ‘Mumyaları’ Sanıldığı Kadar Nadir Olmayabilir

Yapılan bir araştırmaya göre, kuruma ve sönme süreci, dinozor mumyalarının neden tahmin edildiği kadar nadir olmadığını açıklıyor.

Edmontosaurus’un canlandırması. C: Natee Puttapipat tarafından yapılan renkli Edmontosaurus canlandırması, CC-BY 4.0

Dinozor “mumyası” terimi genellikle nispeten nadir görülen fosilleşmiş deriye sahip dinozor fosillerini tanımlamak için kullanılıyor. Bu tür fosillerin yalnızca istisnai koşullar altında oluştuğu ve derinin fosilleşmesi için leşin hızlı bir şekilde gömülerek ve/veya kuruyarak, parçalanmasının ve ayrışmasının önüne geçilmesi gerektiği yaygın olarak kabul görüyor.

Bu çalışmada Drumheller ve meslektaşları, bu tür “mumyaların” nasıl oluştuğuna yeni bir açıklama getirmek için fosil kalıntılarını ve modern hayvan leşleri üzerine yapılan gözlemleri birleştirdi.

(İlgili: Boğa Benzeri Etçil Dinozora Ait Fosilleşmiş Deri Bulundu)

Araştırmacılar, uzuvlarından ve kuyruğundan kurumuş ve sönmüş büyük deri parçaları bulunan Kuzey Dakota’daki Edmontosaurus adındaki bir dinozorun fosilini inceledi. Dinozorun derisinde etoburların bıraktığı ısırık izleri tespit edildi. Bunlar, fosil dinozor derisinde iyileşmemiş etobur yaralarının ilk örnekleri. Ayrıca bu, dinozorun ölü bedeninin leş yiyicilerden korunmadığının ancak yine de mumya haline geldiğinin kanıtı.

Modern hayvan leşleri genellikle leş yiyiciler ve ayrıştırıcılar tarafından iç dokuları hedef alınarak, geriye sadece deri ve kemik kalana kadar parçalanıyor. Araştırmacılar, bu tamamen parçalanmamış dinozor derisine verilen hasarın, iç organları açığa çıkardığını ve benzer bir sürecin gerçekleşmesine neden olduğunu daha sonra da derinin ve kemiklerin yavaşça sönüp, toprağın altında kaldığını söylüyor.

Soldaki resimler, tamamen avlanılmamış ve/veya parçalanmamış leşin vücut duvarında sıvı ve gazların çıkabileceği açıklıklar oluşturduğunu gösteriyor. Omurgasızlar ve mikroplar bu açıklıkları iç dokulara erişmek için kullanıyor. Yumuşak iç dokuların parçalanması ve ayrışma ile ilişkili sıvıların ve gazların çıkması, derinin ve diğer deri dokularının sönmesine ve alttaki kemiklerin etrafının sarılmasını sağlıyor. Bu süreç, derinin ve diğer dirençli yumuşak dokuların toprak altında kalması ve fosilleşmesi gerçekleşene kadar daha uzun süreli olmasını kolaylaştırıyor. Çizimler Becky Barnes tarafından yapıldı, CC-BY 4.0

Araştırmacıların “kuruma ve sönme” dediği bu süreç, modern leşlerde yaygın bir durum ve dinozor mumyalarının nispeten sıradan koşullar altında nasıl oluşabileceğini gösteriyor. Araştırmacılar, dinozor mumyasının oluşabileceği çok sayıda yol olduğunun altını çiziyor. Bu mekanizmaları anlamak, paleontologların bu tür nadir ve bilgilendirici fosilleri nasıl toplayıp yorumladıklarına rehberlik edecek.

North Dakota Geological Survey‘in kıdemli paleontologu Clint Boyd, “Dakota bize sadece deri gibi dayanıklı yumuşak dokuların tamamen parçalanmamış leşlerde korunabileceğini göstermekle kalmıyor aynı zamanda ölümden sonra bir leşle etkileşime giren diğer hayvanlar hakkında da benzersiz bir bilgi kaynağı sunuyor.” diyor.


Public Library of Science. 12 Ekim 2022.

Makale: Drumheller, S. K., Boyd, C. A., Barnes, B. M., & Householder, M. L. (2022). Biostratinomic alterations of an Edmontosaurus “mummy” reveal a pathway for soft tissue preservation without invoking “exceptional conditions”. Plos one, 17(10), e0275240.

Dokuz Eylül Üniversitesi Mütercim-Tercümanlık bölümü lisans öğrencisi. Arkeolojiyle, sanat tarihiyle ve grafik tasarımla ilgili.

You must be logged in to post a comment Login