Dev Pterozorlar Güçlü Boyunları Sayesinde Hayatta Kaldılar

Yaklaşık 100 milyon yıl önce, boyunları zürafaların boynundan daha uzun olan uçan devasa sürüngenler, günümüz Fas’ının göklerinde geziniyordu.

Bir sanatçının azhdarchids pterosaur’u canlandırması. C: Davide Bonadonna.

Bilim insanları, geniş çenesi ve ince boynu ile bu tür pterozorların (pterosaur), balık, küçük memeliler ve hatta yavru dinozorları avlayıp yediğini düşünüyorlar. Ama avlarını taşırken boyunlarının nasıl dayandığı uzun zamandır gizemini koruyordu. Şimdi yeni bir çalışma, boyunlarının içindeki kemiklerin onları güçlü ve dengeli; ancak uçuş için yeterince hafif yapan ve bir bisiklet tekerleği telini andıran karmaşık bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor. 

Fas’taki azhdarchid pterosaur‘lar (Adını Pers mitolojisinde ejderha benzeri bir yaratıktan almıştır) şimdiye kadar yaşamış uçan en büyük hayvanlardan biri. Bilim insanları bu türün, 8 metreye varan kanat açıklıkları ve 1,5 metreye varan boyunları ile olağandışı vücutlarının avlanmalarına, yürümelerine ve uçmalarına nasıl izin verdiğini her zaman merak etmişlerdi. 

(Pterozorların Gizemli Kökeni Keşfediliyor)

Portsmouth Üniversitesi’nde anatomist, paleontolog  ve çalışmanın yazarlarından biri olan Nizar İbrahim, “Vücutlarının boyutu her türlü karmaşık ve biyolojik problemi ortaya çıkarıyor. Devasa bir uçan canlı için uygun iskelet nasıl inşa edilebilirdi?” diyor.

Araştırmacılar, kemik yapısı hakkında daha fazla bilgi edinmek için iyi korunmuş bir azhdarchid pterosaur omurunun iç yapısını incelediler. Bu örnek yaklaşık 100 milyon yaşındaydı ve Fas, Cezayir sınırına yakın ve fosil bakımından zengin bir bölge olan Kem Kem yataklarında bulundu.

Görsel: Bir azhdarchid pterosaur boyun kemiğinin bilgisayarlı tomografi taraması, uzun boyunlarını desteklemelerine ve avlarını kaldırmalarına izin vermiş olabilecek birkaç omur teli gösteriliyor. C: Williams / Iscience

Bilgisayarlı tomografi ve 3B modelleme kullanarak omurun iç yapısının enine kesitte bir bisiklet tekerleğinin telleri gibi birbirini kesen ve kemik boyunca bir sarmal oluşturan trabekül adı verilen 1 mm kalınlığında düzinelerce sivri uç ile dolu olduğunu buldular.

Bu teller, hayvanın omuriliği olduğu düşünülen merkezi bir tüpü çevreliyordu. Taramalara ilk kez bakan Urbana-Champaign’deki Illions Üniversitesi’nden paleontolog Cariod Williams “Buna inanamadık; daha önce böyle bir şey hiç görmedik, gerçekten etkileyici.” diyor.

Araştırmacılar, tellerin kemiklere ekstra destek sağlayıp sağlamadığını test etmek için bazı matematiksel modellemeler geliştirdiler. 50 kadar az sayıdaki trabekülün bile omurun ağırlık taşıma kabiliyetini neredeyse iki katına çıkardığını keşfettiler. Ayrıca bu örneğin boynunun, kabaca büyük bir hindi büyüklüğünde olan 9 ila 11 kg arasındaki bir avı kaldırabilecegini hesapladılar.

İbrahim, “Bu, biyolojik mühendisliğin gerçek bir başarısı.” diyor. 

Araştırmacılar ayrıca, boyunlarının pterozor’lara avlarını yakalarken ve kaldırırken kolaylık sağlanmasının yanısıra, karmaşık yapısı ile uçarken de büyük kafataslarını savuran güçlü rüzgarlara ve hemcinsleri ile yaptıkları rekabet dövüşlerinde şiddetli darbelere karşı dayanmalarına yardımcı olabileceğini belirtiyorlar. 

Azhdarchid pterosaurlar zamanlarının büyük bir bölümünü karada küçük memelileri, yavru dinozorları ve balıkları avlayarak geçirdiler. C: Davi̇de Bonadonna

Sao Bernardo Federal Universitesi’nden paleontolog Rodrigo Pegas, “Birçok bilim insanı, azhdarchid pterosaur’ların büyük avları yediklerinden şüpheleniyordu. Ancak araştırmacılar bu hipotezi, iç kemik yapısı hakkındaki bilgileri kullanarak ilk kez test ettiler.” diyor.

Pegas ekibin, omurların dış kuvvetlere nasıl tepki vereceğini göstermek için kullandığı analizin işlevsel olduğunu söylüyor. “Hayvanın böyle bir avı kaldırabileceğini nicel olarak gösterebilmeleri ilginç.” diyor.

Ancak Pegas, ekibin diğer pterozor’ların omurlarını taramış olmasını ve bu kemiklerin azhdarchidlere özgü olup olmadığını öğrenmesini istiyor. Paleontolog ve Rio de Janerio Federal Universitesi Ulusal Müze Müdürü Alexander Kellmer de aynı fikirde olduğunu ve gerçekten bir iddiada bulunmak için daha fazla örneğinin olması gerektiğini düşündüğünü, araştırmasında az ya da çok trabeküllü pterosaur omurlarını fark ettiğini söylüyor.

İbrahim, “Ancak uygun omurgaları bulmak zor olabilir; çünkü 3 boyutlu yapılarını koruyan fosilleşmiş pterozor kemikleri nadir bulunuyor. Mevcut çalışmadaki omur oldukça iyi korunmuş.” diyor.  Öyle olsa da araştırmacılar, iyi korunmuş pterosaur omurlarını bulabilecekleri birkaç yeri düşünüyorlar. “Salgından sonra bu alanları değerlendireceğiz.” diyor.

İbrahim, “Yeni çalışmanın ortaya çıkardığı kadarı ile hala öğrenecek çok şey var. Çünkü azhdarchhid biyolojisinin ortalama ağırlıklarının hala bilinmiyor olması gibi birçok temel bilgi eksik. Çünkü bu uçan sürüngenler ile karşılaştırılabilecek hiçbir canlı yok. Bu araştırma sayesinde konu ile ilgili sadece yüzeysel olarak bilgi sahibi olduk.” diyor. 


Science Magazine. 14 Nisan 2021.

Makale: Williams, C. J., Pani, M., Bucchi, A., Smith, R. E., Kao, A., Keeble, W., … & Martill, D. M. (2021). Helically arranged cross struts in azhdarchid pterosaur cervical vertebrae and their biomechanical implications. Iscience, 24(4), 102338.

Yorumlar
Celal Bayar Üniversitesi Tarih Bölümü mezunu. Tarih Öğretmeni. Tarih Felsefesine ilgi duyuyor. Bu alanda akademik bir kariyer hedefliyor.

You must be logged in to post a comment Login