Bilinen en eski meyve yiyen kuş, 120 milyon yıl önce yaşamış Jeholornis adlı bir kuştu ve bu hayvanlar bugün dünyadaki bitkilerin yayılmasına katkıda bulunmuş olabilir.
Araştırmacılar, Nihohae matakoi adlı bu yaratığın yatay dişlerini avını yutmadan önce parçalamak için kullandığına inanıyor.
La Brea Katran Çukurlarında bulunan nesli tükenmiş iki yırtıcı türün kemikleri, vahşi hayvanlarda normalde bulunmayan kemik hastalığı belirtileri taşıyor.
Bu zamana kadar yaşamış en büyük hayvanlardan bazılarının eski akrabaları, belki de kimi insanlardan daha hafifti.
Kretase dönemine ait bu kadar kehribar bulunmasının nedeni ne? Yeni araştırma, bu dönemdeki yoğun reçine üretiminin gizemini araştırıyor.
İngiltere'nin doğusundaki kayalık bir taş ocağında, 400.000 yıldan daha eski olduğuna inanılan devasa bir mamut dişi keşfedildi.
Fosiller, eski kuşların nasıl tüy döktüğünü ortaya koyuyor ve diğer dinozorlar ölürken modern kuşların neden hayatta kaldığını açıklayabilir.
Wyoming’deki paleontologlar, günümüz timsahlarıyla akrabalığa sahip otçul bir sürüngen olan rhynchosaur'un yeni cins ve türünü keşfetti.
Şimdiye kadar yaşamış en büyük deniz yırtıcısı soğukkanlı bir katil değildi. Diş minareli analizi megalodon'un sıcakkanlı olduğunu doğruladı.
Brachiosaurus ve Apatosaurus gibi ikonik uzun boyunlu dinozorlar da dahil olduğu Sauropodlar, dünya üzerinde yaşamış en büyük hayvanlardı.
Yünlü mamutlar, Sibirya bozkırlarında dolaştıkları 700.000 yıl boyunca daha küçük kulaklar ve daha yünlü kürkler evrimleştirdiler.
Sibirya'daki mağarada, ayı, tilki, kurt, mamut, gergedan, sığır, geyik, ceylan, bizon, at, kemirgenler, kuşlar, balıklar ve kurbağalar bulundu.
Araştırmacılar, X ışınlarının gücü sayesinde dinozorlar döneminde yaşamış bir yaratığın beslenme alışkanlıklarına dair yeni bilgiler öğrendi.
Tanystropheus hydroides adlı canavardaki ısırık izlerinin analizi, başka bir yırtıcının yukarıdan saldırdığını ve boynunu ikiye böldüğünü gösterdi.
Milyonlarca yıl önce yok olmalarına rağmen, bu devasa köpekbalıklarının hala hayatta olduklarına dair söylentiler devam ediyor.
Kambriyen dönemi fosilleri, günümüzde yaşayan başlıca hayvan gruplarının kökeni ve evrimine ilişkin bir boşluğu doldurmaya yardımcı oluyor.
Yapılan bir araştırma, 107 milyon yıllık teruzor kemiklerinin, Avustralya'da bilinen en eski teruzora ait olduğunu ortaya çıkardı.
Bilim insanları Fas'ta nadir bir mosasaur türü keşfettiler. Bu keşif, deniz sürüngenlerinin 66 milyon yıl önceki çeşitliliğini vurguluyor.
Yaklaşık 90 milyon yıl önce, 30 metre uzunluğunda devasa bir dinozor, günümüzde Arjantin'in Patagonya bölgesi olan yerden geçiyordu.
Svalbard takımadalarında keşfedilen ihtiyozor kalıntıları eski deniz sürüngenlerinin evrimine yeni bir ışık tutuyor.