Atalarımızın Yediği Sert Bitkiler Dişlerinde İz Bırakmıyordu

Sert bitkisel gıdalar, muhtemelen erken insan atalarının diyetinin tahmin edilenden daha büyük bir bölümünü oluşturuyordu.

C: The Natural History Museum

Bilim insanları genellikle bir hayvanın ne yediğini anlamak için dişlerindeki mikroskobik izlere bakarlar. Gıda parçacıkları ve diş minesi arasındaki mikroskobik etkileşimlere bakan deneyleri kullanan yeni araştırma, en sert bitki dokularının bile primat dişlerini neredeyse hiç yıpratmadığını gösteriyor. Araştırmacılar, sonuçların, diyetin yeniden yapılandırılması ve potansiyel olarak insan evriminin fosil kayıtlarını yorumlamamız üzerinde etkileri olduğunu söylüyor.

Araştırmanın baş yazarı Adam van Casteren, “Sert kabuklu yemişler ve tohum kabukları gibi sert bitki dokularının diş üzerindeki mikro dokuları çok az etkilediğini bulduk.” diyor.

Geleneksel olarak, sert yiyecekler yemenin mikroskobik çukurlar yaratarak dişlere zarar verdiği düşünülüyor. “Ancak dişlerde çukurlar ve yara izleri yoksa, bu durum sert gıda maddelerinin tüketildiği gerçeğini ortadan kaldırmıyor.”

(En Eski Pişirilmiş Bitki Kalıntıları Afrika’da Bulundu)

İnsanlar yaklaşık yedi milyon yıl önce Afrika’da insan olmayan maymunlardan ayrıldı. Yeni çalışma, bazı erken insan atalarının (australopithlerin) ne yediklerini inceleyen tartışmalara değiniyor. Bu hominin türlerinin çok büyük dişleri, çeneleri ve muhtemelen büyük çiğneme kasları vardı.

Tüm bu morfolojik özellikler, büyük ısırık kuvvetleri üretme kabiliyetine sahip olduklarını ve muhtemelen fındık, tohum ya da yumrular gibi sert veya büyük gıda maddelerinden oluşan bir diyete sahip olduklarını gösteriyor.

Ancak çoğu fosil australopith dişleri, bu senaryoda beklenen mikroskobik aşınmaları taşımıyor. Araştırmacılar bunu test etmeye karar verdiler.

Önceki mekanik deneyler, kumtaşlarının dişler üzerindeki mikroskobik etkileşimlerini taklit eden bir cihaz kullanarak düz diş yüzeylerinde nasıl derin çizikler ürettiğini göstermişti. Ancak gerçek odunsu bitki materyali ile temas ettiğinde diş minesine ne olduğu hakkında deneysel veri yoktu veya çok azdı.

Bu çalışma için araştırmacılar, bir Borneo orangutan azı dişinin minesine sürttükleri bir alete küçük tohum kabukları eklediler.

Diş minesi ve modern primat diyetlerinin bir parçası olan odunsu bitkilerden üç farklı tohum kabuğu arasındaki temasları temsil eden 16 “slayt” hazırladılar. Araştırmacılar, herhangi bir çiğneme eylemiyle karşılaştırılabilir kuvvetlerde tohumları diş minesine sürttü.

Araştırmacılar, tohum parçalarının mine içinde büyük çukurlar, çizikler veya kırıklar yapmadığını buldular. Sadece birkaç sığ oluk vardı, ancak sert bitki dokularının diş mikroküresine anlamlı bir hasar bırakabileceğini gösteren hiçbir şey görülmedi. Bununla birlikte, tohum parçalarının kendileri, mineye sürtünmekten kaynaklanan bozulma belirtileri gösterdi.

Bu bilgi, sadece fosil bulgularla uğraşan antropologlar için eski diyetleri yeniden yapılandırmaya çalışmak için oldukça yararlıydı.

Casteren, “Yaklaşımımız, dişlerdeki mikroskobik iz tipleri ile yenen yiyecekler arasındaki korelasyonları aramak değil, bunun yerine diş yüzeyindeki bu yara izlerinin nasıl oluştuğunun altında yatan mekaniği anlamak. Bu temel kavramları kavrayabilirsek, fosil homininlerin ne yediği hakkında daha doğru fikirler üretebiliriz.” diyor.

Böylece bu büyük australopith çeneleri, dişlerde iz bırakmadan büyük miktarlarda tohum çiğnemek için kullanılmış olabilir.

Araştırmanın eş yazarı Peter Lucas, “Ve bu, dişlerinin şekli açısından mükemmel bir anlam ifade ediyor. Çünkü azı dişlerinin körleşmiş sivri formu bu amaç için ideal.” diyor.

Van Casteren, “Çok küçük sert tohumları tüketirken, tüm tahılları öğütebilmek için büyük ısırık kuvvetlerinin gerekli olmalıydı. Yeni bulgularımız ışığında, çim tohumu veya sazlı fındık gibi küçük, sert nesnelerin erken homininler için bir diyet kaynağı olması akla yatkın.” diyor.


Makale: Adam van Casteren, David S. Strait et al. 2020. Hard plant tissues do not contribute meaningfully to dental microwear: evolutionary implications. Scientific Reports.

Anadolu Üniversitesi Arkeoloji Bölümü mezunu. İstanbul Üniversitesi Prehistorya Bölümü Yüksek Lisans mezunu. Aynı üniversitede Doktora programında devam ediyor. İletişim: ermanbu@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login