Afrika’daki Mağarada Homo naledi’ye Ait Yeni İskeletler Bulundu

Geçtiğimiz yıl Homo naledi insan türüne ait birçok kemiğin keşfedildiği Rising Star Mağarası’nın derinlerinde sürdürülen çalışmalarda bu türe ait yeni iskeletler bulundu.

Neo adı verilen Homo naledi insanına ait kafatası. F: John Hawks

Yeni bulunan İnsan türüne dair yeni buluntular

ELlife dergisinde yayımlanan ve kamuoyuna duyurulan keşfe göre bilim insanları, modern insanın direkt atası Sapiens ve diğer homo türleri ile aynı peyzajı paylaşmış bir insan türü olan Homo naledi (335.000 – 226.000 yıl önce) türünün bütünüyle anlaşılması adına çok önemli bir keşif yaptıklarını duyurdu.

Daha önce yapılan keşifte Homo naledi türünün tanımlanmasına yardımcı olan kısmi kafatasları keşfedilmişti. Araştırmacılardan biri olan antropolog John Hawks, yeni yapılan keşifte mağaranın derinliklerinde en az 1 çocuk ve 2 erişkin iskeleti ile beraber neredeyse tümü ile korunmuş bir kafatası da keşfedildiğini söylüyor. Beş yaşından daha küçük olduğu tahmin edilen çocuk iskeleti, kafa ve beden kemiklerinden oluşuyor. Yetişkinlerden biriyse sadece çene ve bacak kemiklerinden tanımlanıyor. Ayrıca kazılar devam ettikçe yenilerinin bulunacağına kesin gözüyle bakılıyor.

Homo naledi kafatasının diğer hominid türlerinin bazılarının kafataslarıyla karşılaştırılması. F: eLife, 2015, Public Domain

Rising Star Mağarası’ndaki araştırma ekibinin başında bulunan makalenin baş yazarı Hawks, yeni keşfin Homo naledi’nin tanımlanmasına yardımcı olan buluntulardan biraz daha uzakta, mağaranın iç bölgelerinde bulunduğunu söylüyor. Hawks, bir mağara sistemi içerisinde bu yoğunlukta bulunan iskeletlerin birlikte yaşama güdüsü ve kültür oluşturma becerisi gelişkin bir türe işaret ediyor olabileceğini belirtiyor.

Ölü gömme uygulamasına sahip olabilirler

Hawks, son bulunan iskeletlerin Homo naledi’nin ölülerini saklamak veya korumak için uzak karanlık alanları seçtiği hipotezine önemli bir katkıda bulunduğunu söylüyor. Hawks, hemen hemen aynı şekilde ve aynı alanda bir keşif daha yapılmış olmasının bilinçli bir davranışa işaret ediyor olabileceğini ve tesadüf olamayacağını vurguluyor.

Rising Star mağara sistemi ve buluntu odaları F: Marina Elliott/Wits University)

Mağaranın derinliklerinde bulundu

Yeni keşfedilen ve Lesedi odası olarak adlandırılan buluntu alanı, Dinaledi odası olarak tanımlanan ve yaklaşık 15 bireye ait kemiklerin bulunduğu ana buluntu yerinden yaklaşık 100 metre uzaklıkta. Araştırmacılar yaklaşık 130’a yakın fosil kalıntı çıkartılan odanın adının “Setswana” dillerinde ışık anlamına gelen bir kelimeden geldiğini söylüyor.

Yeni buluntu alanı, mağaranın zorlu bölgelerinde yer alıyor ve buraya ölülerini getirmek için tırmanışlar ve karanlık alanda uzun yürüyüşler yapılması gerekiyor.

İlk araştırmaları 2013 yılında başlayan Dinaledi alanında kazı çalışmaları sürdüğü sırada Lesedi buluntu alanı keşfedildi. Yapılan kısmi kazı çalışmasında 3 insan fosili ortaya çıkarıldı. Araştırmacılar kazılar sürdükçe bu sayının artabileceğini söylüyor.

1 çocuk ve 2 yetişkin iskeletinden oluşan buluntu topluluğunda, 5 yaşından küçük olduğu düşünülen çocuğa ait kafatası parçaları ve beden kemikleri bulundu. Yetişkin bireylerden birini temsil eden buluntular ise sadece bir çene ve bacak kemiğinden oluşmakta.

Homo naledi, aynı zamanlarda yaşayan arkaik insanlardan çok farklıydı. Solda: Eski bir insan türü Zambiya’dan Kabwe kafatası. Sağda: Homo naledi “Neo” kafatası. F: John Hawks/University of Wisconsin-Madison

Bilinen en tüm halde Homo naledi: Neo

Üçüncü iskelete ise Sesotho dilinde hediye anlamına gelen “Neo” ismi verildi. Yetişkin bir bireye ait olduğu düşünülen iskeletin oldukça tüm bir şekilde günümüze ulaşması, ona bu ismin layık görülmesine neden oldu. Oldukça bütün halde ele geçen kafatası, Homo naledi hakkında önemli bir bilgi boşluğuna dolduruyor. Kafatasının tekrar canlandırması için yüzlerce saat harcayan Peter Schmid, çalışmaların nihayetinde Homo naledi’nin eksiksiz bir portresini oluşturabilmeyi başardıklarını belirtiyor.

Çalışmaların içinde buluna isimlerden biri olan Lee Berger, “Neo” iskeletinin teknik olarak düşünüldüğünde ve korunma verileri ile ele alındığında ünlü Lucy iskeletine oranla daha eksiksiz olduğunu söylüyor.

Araştırmacılar, Neo’nun iç göz bölgesi ve burnun hassas kemikleri gibi bir kafatasını oluşturan detaylar dahil olmak üzere büyük ölçüde tümüne dair bir görüntü sunduğunu söylüyor.

Bulunan yeni kemikler, daha öncesinde bilinenlere dair yeni bilgiler sağladı. Öncelikle yeni keşif ile birlikte Homo naledi’nin büyüklüğü ve boyu hakkında yapılar tahminler teyit edilebildi. Bununla birlikte bütünüyle bulunan köprücük kemiği ve femur kemikleri ile beraber Homo naledi’nin etkili bir yürüyüşçü ve tırmanışçı olduğu anlaşıldı. Bulunan yeni fosiller arasında oldukça iyi korunmuş omurilikler de var. Bu denli iyi korunma, hominid fosiller arasında, yalnızca ölülerini gömme alışkanlığına sahip Neandertallerde görülen bir özellik.

Homo naledi’nin iskeleti yapısı canlandırıldığında bilim insanları bu iskeletlerin modern insanlardan, onun öncüllerinden ve Neandertallerden farklı bir insan türüne ait olduğunu anladı.

Solda Australopithecus Afarensis fosili “Lucy” (3.2 milyon yıl önce) sağda Homo Naledi fosili “Neo” ( 335.000 ila 226,000 yıl önce) F: John Hawks/University of Wits

Neandertallerden sonra en çok buluntuya sahip insan türü

Hawks, Lesedi ve Dinaledi buluntu alanları birleştiğinde, Homo naledi türünün 18 bireyle temsil edilen yaklaşık 2000 fosil kalıntı ile beraber Neandertaller dışında diğer tüm soyu tükenmiş insan türlerine oranla daha geniş bir fosil buluntu repertuvarına sahip olduğunu söylüyor.

Araştırmacılar Homo naledi’nin de tıpkı Neandertaller gibi ölülerine saygı duyduğu ve onların dinsel pratikleri ile paralellik gösteren bir anlayışa sahip olabileceklerini düşünüyor.

Homo naledi hakkında kışkırtıcı olan bir diğer konu ise, bizimkinin üçte biri büyüklüğünde bir beyne sahip olmalarına rağmen ölüm ve yaşam hakkında olasılıkla derin algı kapasitesine sahip olduklarına dair görüntüler veriyor olmaları. Homo naledi’nin insanın kültürel uygulamalarının derin kökleri hakkında söyleyeceği daha çok şey var gibi görünüyor.

Yeni İnsan Türü Homo naledi 250.000 Yaşında Çıktı

Homo naledi Küçük Ama Gelişmiş Bir Beyne Sahipti


Makale: eLife 2017;6:e24232

 

Anadolu Üniversitesi'nde Arkeoloji bölümü okuduktan sonra İstanbul Üniversitesi'nde Tarih öncesi bölümünde yüksek lisans yaptı. Şimdi İstanbul Üniversitesi Tarih öncesi bölümünde doktora yapıyor. İletişim: bayramtolunay@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login