Yeraltı Odasında, DMT Almak İçin Kullanılmış Kemikler Bulundu

Bu uyuşturucu, Peru’nun dağlık bölgelerindeki bir din adamı grubunun toplumu kontrol etmesine yardımcı olmuş olabilir.

Chavín de Huántar’da kemik uyuşturucu tüplerinin keşfedildiği odayı veya galeriyi gösteren bir çizim. C: Daniel Contreras

Şöyle bir sahne hayal edin: And Dağları’nın yükseklerinde, Colombus ve arkadaşlarının Amerika’ya varmasından binlerce yıl önce, insanlar yeraltındaki bir taş odada toplanıyor ve kısa, sert ve dönüştürücü etkileriyle bilinen güçlü bir psikedelik olan DMT almak için hayvan kemikleri kullanıyordu.

Arkeologlar, birkaç yıl önce günümüz Peru’sunun dağlarındaki Chavín de Huántar’ı kazarken bu pratiğe ait kanıtlarla karşılaştı. Yaklaşık MÖ 1.200’de inşa edilen alan, bir zamanlar tarihöncesi bir tören kompleksi olarak işlev gördüğüne inanılan taş kalıntılardan oluşuyor.

Alan, bir yüzyılı aşkın süre önce keşfedildiğinden bu yana görece iyi incelendi. Ancak bu araştırmacılar geyik, kuş ve muhtemelen lama ve vikunya gibi devegillerin oyulmuş kemiklerinden yapılmış tüplerle dolu bir yeraltı galerisine özellikle dikkat ettti. Kimyasal analizler, kemiklerin hâlâ tütünün yabani akrabalarından gelen nikotin izleri ve DMT’nin birçok doğal kaynağından biri olan vilca fasulyesi kalıntısı içerdiğini ortaya koydu.

(İlgili: Peru’da 4.000 Yıllık Çok Renkli Duvar Resmi Keşfedildi)

Bilimsel adıyla N,N-Dimetiltriptamin olan bu zihin değiştirici molekül, çoğunlukla diğer dünyadan varlıklarla karşılaşmaları kapsayan halüsinasyonlar üretmesiyle biliniyor. Gezintiler genellikle bir saatten kısa sürüyor. Ancak deneyimleyenlerin büyük bölümü tarafından son derece derin ve güçlü olarak nitelendiriliyor.

Tütün ve DMT günümüzde genellikle içilerek kullanılıyor fakat kemikler üzerinde yanık izine rastlanmaması, Chavín de Huántar’ın eski sakinlerinin uyuşturucularını koklama ve diğer inhalasyon yöntemleriyle aldığını düşündürüyor.

Bu alanın psikedelik bir tören alanı olduğuna dair bulgularını güçlendiren ekip, yankı odalarında, hayranlık uyandıran müzik performanslarını güçlendirmek için tasarlanmış gibi görünen, deniz kabuklarından yapılmış trompetler de keşfetti.

Bu uyuşturucuların, en azından modern anlamda eğlence amaçlı kullanılmadığını varsaymak mantıklı. Aksine, bunlar maneviyatın geliştirilmesi ve evrenin anlaşılması için önemli birer araç niteliğindeydi.

Bununla birlikte araştırmacılar, uyuşturucuların tarihöncesi bir kitle afyonu misali sosyal denetimi güçlendirmek için de kullanıldığını savunuyor. Chavín kültürünün, rahiplerden oluşan diktatör bir grup tarafından yönetildiği ve bu gücü pekiştirmenin en iyi yolunun, bilinmeyene açılan, bazen korkutucu, aşkın pencerelere erişimi kontrol etmek olduğu tahmin ediliyor.

Florida Üniversitesi’nden antropolojik arkeolog ve çalışmanın ortak yazarı Daniel Contreras, “Psikoaktif maddelerin kullanımı sadece halüsinasyonlar görmekle ilgili değildi. Bu, muhtemelen sadece belirli bir azınlığa özgü, sıkı bir şekilde kontrol edilen ve sosyal hiyerarşiyi güçlendiren bir ritüelin parçasıydı” diyor.

“Doğaüstü dünya her zaman dostane değildir ama güçlüdür” diyor Contreras. “Bu ritüeller, çoğunlukla psikedeliklerle güçlendirilen, inanç sistemlerini ve sosyal yapıları pekiştiren etkileyici ve dönüştürücü deneyimlerdi.”

“Eşitsizliğin meşrulaştırılmasının ya da doğallaştırılmasının yollarından biri ideolojiyle, yani insanları tüm bu projenin iyi bir fikir olduğuna inandıran etkileyici törensel deneyimler yaratmakla oldu” diyor Contreras.


IFL Science. 12 Mayıs 2026.

Makale: J.W. Rick et al. (2025). Pre-Hispanic ritual use of psychoactive plants at Chavín de Huántar, Peru, Proc. Natl. Acad. Sci. U.S.A. 122 (19).

Arkeofili editöryel servisi. İletişim: arkeofili@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login