Olimpiyat Oyunlarının Kökeni

Günümüzde hala düzenlenmekte olan modern olimpiyat oyunlarının kökeni çok daha eskiye dayanıyor.

Modern Olimpiyatların ilki 1896 yılında Atina’da düzenlenmişti. O günden itibaren hey dört yılda bir düzenlenen olimpiyatlarda, 13.000’den fazla sporcu, 400’den fazla alanda mücadele etmekte. Her alanda en iyi dereceyi yakalayan sporcuya altın madalya, ikinci sporcuya gümüş madalya, üçüncü sporcuya ise bronz madalya verilmekte.

Olimpiyat Oyunlarının Kökeni

Modern Olimpiyatların Başlangıcı

Yunanlıların oyunları geri getirmeye olan ilgisi, 1821’deki Yunan İsyanı ve Bağımsızlık Savaşı’yla başladı. Oyunların geri getirilmesi ilk olarak 1833’te şair ve gazete editörü Panagiotis Soutsos’un bir şiiirinde önerildi.

1856’da Kral Otto’yo yazarak, Olimpiyat oyunlarının kalıcı olarak geri getirilmesini parasal olarak desteklemeyi öne süren Evangelos Zappas, 1859’daki ilk Olimpiyat Oyunları’nın sponsoruydu.

Olimpiyat Oyunlarının Kökeni

1859’daki oyunlara Yunanistan ve Osmanlı İmparatorluğu’ndan sporcular katıldı. Bütün gelecek olimpiyatların yapılabilmesi için Zappas, Panathenaic Stadyumu’nun restorasyonunu da finanse etti.

1890’da İngiltere’de kendi içinde Olimpiyat benzeri yarışlar düzenleyen Wenlock Olimpik Cemiyeti’nin oyunlarına katılan ve buradan esinlenen Fransız Baron Pierre de Coubertin, Uluslararası Olimpiya Komitesi’ni (OIC) kurdu.

Olimpiyat Oyunlarının Kökeni

De Coubertin 1894’te gerçekleştirilen Olimiyat Kongresi’nde, 4 yılda bir yapılacak bir Olimpiyat ile ilgili düşüncelerini anlattı. Bu kongrenin son gününde, ilk uluslararası olimpiyatların 1896’da Atina’da gerçekleştirilmesi planlandı.

Panathenaic Stadyumu’nda gerçekleştirilen ilk oyunlara 14 ülkeden 241 sporcu katıldı ve 43 farklı kategoride yarıştı.

Antik Olimpiyat Oyunları

Dünyanın her yerinden sporcuların katıldığı Modern Olimpiyat Oyunlarının kökeni ise çok daha eskiye dayanıyor.

Olimpiyat Oyunlarının Kökeni

Antik Olimpiyat Oyunları, günümüzde olduğu gibi MÖ. 776 ve MÖ. 393 yılları arasında Yunanistan’daki Olympia’da düzenleniyordu. Zeus’u onurlandırmak adına düzenlenen oyunlara, Antik dünyanın dört bir yanından binlerce vatandaş katılıyordu. Her ne kadar tüm sporcular bireysel olarak yarışsalar da, kazandıkları zaferler kentlerine büyük bir onur ve ünvan getiriyordu. Uzun yıllar boyu düzenlenen bu Antik Olimpiyat Oyunlarında zafer kazanan çok sayıdaki atlet, heykelleri yapılarak ya da şarkılara konu edilerek ölümsüzleştirildi. Şampiyonlar, Zeus’un en eski kutsal alanı Olympia’da bir heykele sahip olmanın ayrıcalığını yaşıyordu.

İlk 13 olimpiyattaki tek etkinlik koşu yarışıydı. Daha sonra pentatlon, dövüş sporları ve at arabası yarışları gibi birçok etkinlik daha olimpiyatlara dahil edildi.

Olimpiyat Oyunlarının Kökeni

1896’daki ilk modern olimpiyat oyunları da antik olanı gibi dört yılda bir düzenlenmeye başladı. Fakat her seferinde farklı bir şehirde düzenlendi. Modern Olimpiyat Oyunlarının bir çoğu, antik olimpiyat oyunlarından ve sporlarından ilham aldı.

Her alandaki spor, Antik Yunan eğitiminin çok önemli bir parçasıydı. Atletik yarışmalar birçok festivaldeki en önemli etkinlik oluyordu. Fakat bu oyunların en ünlüleri Olympia’da oynanıyordu. Bu sporlardan biri de bir çeşit güreşti. Bu güreşte; tekmelemek, rakibi boğmaya çalışmak gibi şeylere de izin veriliyordu. Yasak olan şeyler arasında ise ısırmak, rakibin gözlerini oymaya çalışmak vardı.

Olimpiyat Oyunlarının Kökeni

Disk atan atlet figüründe de Antik Yunan dünyasının ideal sporcu vücudu öne çıkmakta. MÖ. 5. yüzyılda yaşamış Yunan Heykeltıraş Myron’un yaptığı bilinen fakat kaybolmuş olan bronz bir heykelin kopyası olan Discobolus heykeli, Antik Yunan sporunu en iyi yansıtan figürlerden biridir. Günümüze ulaşmış farklı materyalden ve farklı ağırlıklarda bir dizi disk bulunmaktadır. Fakat antik dünyada disk atma başarılarına dair çok az bilgimiz var. O dönemden kalma bir epigramda bir sporcunun 30 metreye disk atması kutlanmakta. Bugünün rekoru ise yaklaşık 70 metre. Yine de bunun nedeni antik dünyada disk atma yönteminin daha farklı olması olabilir. Disk atmadan önce sporcuların kaç tur döndüğü bilinemediği için bu iki zamnı karşılaştırmak bir hayli zor.

olimpiyat4

Antik Yunan’da zafer kazanan sporcular birçok ödülün sahibi oluyordu. Fakat en büyük ödül, Olympia’da zafer kazanmanın getirdiği prestijdi. Sporcular aynı zamanda zeytin yapraklarından yapılmış bir taç kazanıyordu, fakat bu sadece birinci olan sporcular için geçerliydi. Günümüzde ise birinciye, ikinciye ve üçüncüye madalya veriliyor. ayrıca birinci olanın ulusal marşı çalınıyor.


British Museum

Anadolu Üniversitesi Arkeoloji Bölümü mezunu. İstanbul Üniversitesi Prehistorya Bölümü’nde yüksek lisans yapıyor. İletişim: ermanbu@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login