Mısır Mumyalarının Genleri Anadolu ve Doğu Akdeniz İnsanlarına Yakın Çıktı

Mumyalara yapılan DNA analizleri, Antik Mısır halkının genetik olarak Sahra altı Afrikalılara oranla, günümüz Türkiye’sinde ve Irak’ında yaşamış insanlarla daha çok benzediğini ortaya koydu.

Antik Mısır nüfusu, Doğu Akdeniz ve Anadolu ile ortak bir genetiği paylaşıyor.

Yapılan çalışma düşünülenin aksine antik Mısır nüfusunun yoğunlukla Afrikalı bireylerden oluşmadığını gösterdi. Soy olarak modern Mısırlılar Sahra altı Afrikalılar ile soydaş olsa da, Antik Mısır için bu durum biraz daha kompleks bir konu.

Mısır’da bulunan mumyalara yapılan genetik testler, mumyaların Sahra Altı Afrika bölgesiyle genetik paylaşımlarının çok az olduğunu ortaya koydu. Araştırmanın sonuçlarına göre Antik Mısırlılar, Anadolu ve Avrupa’dan gelen Neolitik nüfuslarla ve Levant bölgesindeki nüfuslarla en yakından ilişkiliydi.

Mumyalara DNA analizi

Genelikle Antik Mısır mumyalarından DNA sonuçları elde etmek pek mümkün olmuyor. Araştırmacılar bu duruma neden olarak metodolojik problemleri ve genetik kirlenmeleri gösteriyor. Bilim insanlarının bu düşüncesi yumuşak dokular için doğru çıksa da, mumyaların dişleri ve kemiklerinde çok sayıda genetik materyale rastlandı.

Uluslararası bir bilim ekibi, Antik Mısır mumyalarının MÖ 1400 ila 400 yılları arasına tarihlenen bir kısmından DNA’ları kurtarmayı başardı. Bu süreçte Mısır, Roma İmparatorluğu’na yenilmiş ve Roma’nın kontrolü altına girmişti.

Araştırmacılar bu çalışmaları Nil Nehri kıyısında bulunan Antik Abusir el-Malek arkeolojik alanında ortaya çıkarılan 151 adet mumyalanmış bireyi örnek alarak yaptılar. Mısır’ın başkenti Kahire’nin 115 kilometre güneyindeki Abusir el-Malek bölgesinde bulunan 90 mumya üzerinde yapılan bugüne kadarki en büyük mumya genetiği araştırması gerçekleştirildi.

Araştırmacılar bu 151 bireyin 90’ından mitokondriyal genomları, 3 bireyden ise veri kümeleri elde etmeyi başardı.

Genetik bir süreklilik var

Tübingen Üniversitesi’nden araştırmacı Alexander Peltzer Abusir bireyleri üzerine yaptıkları incelemelerde, özellikle yerleşim sakinlerinin genetik yapısındaki değişiklikler ve süreklilikler üzerine yoğunlaştıklarını belirtti.

Araştırmanın sonuçlarına göre, Antik Mısırlıların en fazla genetik paylaşımda bulunduğu topluluklar günümüz Türkiye’sinde ve Irak’ında yaşamış olan eski çağ insanları. Bu iki ülkeyi İsrail, Ürdün, Suriye ve Lübnan’da yaşamış topluluklar izliyor.

Çalışma, Antik Mısır nüfusunun genetik olarak günümüz Levant, Suriye, Ürdün, Filistin halkları ile yakından bağlantılı olduğunu ve buna ek olarak Neolitik dönem Anadolu yarımadası ve Avrupa nüfusları ile de bir yakınlık gösterdiğini ortaya koydu.

Bilim insanlarına göre mumyalar yalnızca bu bölgedeki eski çağ insanlarıyla değil, günümüzde yaşayan insanlarla da genetik benzerlikler taşıyor. Mısır, eski çağlarda bu bölgelerdeki devletlerle çok sayıda savaş yapmanın yanı sıra güçlü ticaret bağları da kurmuştu.

Bu yakınlık dışında Antik ve modern Mısır nüfusu arasında bir kıyaslama yapıldığında ise modern Mısırlıların antik atalarına oranla nükleer seviyede Sahra Altı Afrikalılara %8 oranında daha çok benzediği sonucunu verdi.

Araştırmacılar 1300 yıllık bir zaman aralığında Abusir halkının genetik olarak önemli bir kayba uğramadığını tespit ettiklerini, yani dış etkenlerin nüfusun genetiği üzerinde bir baskı uygulamadığını belirtti.

Anadolu’dan Göçen İlk Çiftçiler Romanya’daki Avcı Toplayıcılarla Birbirine Karıştı

Suriye’de Bulunan 40.000 Yıllık Obsidyen Alet Orta Anadolu’dan Getirilmiş


Home BT. BBC. 30 Mayıs 2017.

Anadolu Üniversitesi’nde Arkeoloji bölümü okuduktan sonra eğitimine İstanbul Üniversitesi’nde Tarihöncesi bölümünde yüksek lisans programında devam ediyor. İletişim: bayramtolunay@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply