Amphipolis’te Büyük İskender’in Arkadaşı Hephaesteion’un Baş Harfleri Bulundu

Yunanistan’da geçen sene keşfedilen Amphipolis mezarının kazı başkanı Peristeri, mezarın Büyük İskender’in en yakın arkadaşı ve komutanı Hephaesteion için yapılan sembolik bir mezar olduğunu, fakat Hephaesteion’un kendisinin burada yatmadığını iddia etti.

Peristeri Hephaestion’un gerçekten Amphipolis’te gömülü olduğuna dair bir kanıt olmadığını, fakat mezarı Hephaestion’un monogramını (baş harflerinden oluşturulan desen) keşfettiklerini söyledi. Hephaesteion’un monogramı, 3 yazıda ve anıtın inşası için yapılan proje sözleşmelerinde bulundu.

Yunanistan aylardır Amphipolis anıtının gizemiyle büyülenmiş durumda.

Görsel: Greek Reporter

Peristeri ayrıca yeni bulguların, anıtın o dönemde çok güçlü biri tarafından yaptırıldığına işaret ettiğini, ve bu kişinin İskender’in kendisi bile olabileceğini söyledi.

Hephaesteion Makedonyalı İskender’den bir sene önce öldü. Antik tarihçi Plutarkhos’a göre, Hephaesteion İran’da aniden öldüğünde “İskender, mimar Deinokrates’ten ülkenin her yerinde mabetler inşa etmesini istedi” diyor Peristeri.

Peristeri’nin ekibi Amphipolis’in mimar Dinokrates ya da mimar Stesikrates tarafından tasarlandığını, ve İskender’in komutanlarından biri olan Antigonus tarafından inşa edildiğini düşünüyor.

Hephaesteion, İskender’in en yakın arkadaşı ve sırdaşı olarak biliniyordu ve arkadaşlıkları gençken başlamıştı.  Yazar Paul Cartledge’a göre İskender, Hephaesteion’un kendisinin altbenliği olduğunu bile söylemişti.  Modern araştırmacılar sıklıkla öne sürse de, Sinop’lu Diyojen’in sözde bir mektubu dışında İskender ve Hephaesteion’un sevgili olduğunu öne süren bir antik kaynak yok.

Kazı Başkanının Açıklamaları İkna Edici Değil

Fakat herkes Peristeri’nina açıklamalarını ikna edici bulmuyor. Aristoteles Selanik Üniversitesi’nden Profesör Panayiotis Faklaris, Yunan radyosunda yaptığı açıklamalarda, mezarın Hephaestion’la herhangi bir ilişkisi olduğuna, ya da İskender’in bu anıtın yapılmasını emrettiğine dair hiç bir gösterge olmadığını söyledi.

Amphipolis kazıları en başından beri çok tartışmalı oldu. Başka uzmanlar da Peristeri’yi çok hızlı kazdığı ya da mezarla ilgili gerekçesiz beklentiler yarattığı için eleştirmişti.

Yeni açıklamasında da Peristeri,  Amphipolis’in en tuhaf özelliklerinden olan, içeride birden fazla iskelet bulunmasına da hiç değinmedi. Mezarda yaşlı bir kadın, yeni doğmuş bir bebek ve iki erkek de dahil olmak üzere en az 5 farklı bireye ait kalıntılar bulumnuştu.

 

Amphipolis’te 550 kemik parçası dışında, iki büyük mermer sfenks heykelinin arkasında, üç kubbeli olda ortaya çıkarıldı. Bu odalarda iki karyatid heykeli ve Hades’in Persephone’yi kaçırmasını betimleyen bir yer mozaiği de keşfedilmişti.

Amphipolis kazıları ilk başladığında, mezarın Büyük İskender’in annesi Olympias ya da karısı Roxana’ya ait olabileceği de teoriler arasındaydı. İskender’in kendisi ise, tam konumu bilinmese de Mısır’da gömülü. İskender’in ölümünden sonra komutanları mirası için savaşırken, annesi, karısı, oğlu ve üvey kardeşi, Amphipolis’e yakın yerlerde öldürülmüştü.

BBC, Greek Reporter, AFP
Cartledge, Paul (2004) Alexander the Great: The Hunt for a New Past. London: Macmillan

Robert Kolej'de okuduktan sonra, Kanada-McGill Üniversitesi'nde Antropoloji ve Klasik Tarih bölümlerini bitirdi. Halen Koç Üniversitesi'nde Tarihöncesi Arkeoloji alanında yüksek lisansına devam ediyor ve İstanbul'daki Pera Müzesi'nde koleksiyon sorumlusu olarak çalışıyor. İletişim: ayse.bursali@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login