Midyat’ta MS 722 Yılına Tarihlenen Süryanice Yazıt Bulundu

Mardin, Midyat’taki yol çalışmalarında ortaya çıkarılan taş blokların üzerinde, MS 8. yüzyıldan 14. yüzyıla uzanan Süryanice yazıtlar var.

Midyat’ta bulunan Süryanice yazıtlardan biri.

Buluntular arasındaki en eski yazıt MS 722’ye tarihleniyor ve Mor Aday Kilisesi’nin o yıl tahrip olduğunu, ardından papazların ortak çabasıyla yeniden inşa edildiğini anlatıyor.

Buluntu, Midyat Belediyesi’nin kırsal Ortaca Mahallesi’nde yürüttüğü parke taşı döşeme çalışması sırasında, iş makinesiyle zemin düzeltme yapılırken gün yüzüne çıktı. İlk aşamada 11, yakın çevrede yapılan incelemelerde ise 2 tane daha olmak üzere toplam 13 taş blok belgelendi.

(İlgili: Huneyn ibn İshak Batı Tıbbını Nasıl Şekillendirdi?)

Mardin Müze Müdürlüğü başkanlığında uzman ekiplerce yürütülen titiz çalışmanın ardından taş bloklar Mardin Müzesi’ne taşındı ve alan koruma altına alındı.

Mor Aday Kilisesi’nin izinde

Midyat Belediyesi Koruma, Uygulama ve Denetim Büroları Sorumlusu, sanat tarihçisi Mervan Yavuz, blokların büyük olasılıkla bölgedeki Mor Aday Kilisesi’nin bahçesinden geldiğini söylüyor. Yavuz, blokların bir bölümünün mezar taşı olarak kullanılmış örnekleri de içerdiğini vurguluyor.

Midyat Belediyesi Telkari Müzesi Müdürü ve Turabdin Enstitüsü Koordinatörü, Uzman Süryolog Adem Coşkun ise taş blokların MS 4. veya 5. yüzyılda inşa edilmiş olan Süryani Mor Aday Kilisesi’ne ait olma olasılığının yüksek olduğunu belirtiyor. Coşkun yazıtların değerlendirmesini şöyle yapıyor:

“Taşların üzerindeki Süryanice, Estarngoelo formuyla yazılmış olan kitabelerdir. Genelde 8. ile 14. yüzyıla ait farklı aralıklarla ve formlarla yazılmış kitabeler olduğunu tespit ettik. Süryani kiliselerindeki ölen din adamları genelde kiliselerin içerisinde bir yerde muhafaza ediliyordu. Orada defnediliyordu. Taşların bir bölümü mezar taşları. Vefat eden din adamlarının isimleri geçiyor. Mesela Gabriel, Daniel, Şimuel, Saliba gibi din adamlarının isimleri geçiyor. Bir de bu yazıtları işleyen kişi ‘Muşe’ isminde bir kişi.”

En eski yazıt: MS 722

Yazıtların en eskisi, Süryani kaynaklarında yaygın biçimde kullanılan “Yunan yılı” sistemine göre 1083’e tarihleniyor. Bu tarih miladi takvime çevrildiğinde MS 722’ye denk geliyor. Coşkun’a göre bu, bölgede bugüne dek belirlenmiş en eski Süryanice yazıt niteliğinde.

Yazıt, kilisenin yapım tarihi açısından kritik bir bilgi sunuyor. Coşkun, “Bu kitabe, 722 yılında kilisenin tahrip olduğunu ve buradaki papazların el birliğiyle kiliseyi ayağa kaldırdığını belirten bir kitabedir” diyor.

MS 722, Emevi Halifeliği döneminin ortalarına denk geliyor. Anadolu’nun güneydoğusu, bu dönemde İslam ve Bizans dünyaları arasında sınır bölgesinde bulunuyordu. Bölgedeki Süryani Hıristiyan cemaatleri ise yeni siyasi düzene uyum sağlayarak dini ve kültürel kimliklerini sürdürmeye çalışıyordu. Mor Aday Kilisesi’nin tahrip olup yeniden inşa edildiğine dair yazıt, bu cemaatin gündelik direnişine somut bir tanıklık niteliği taşıyor.

Yazıtlar, yol yapım çalışmaları sırasında ortaya çıktı.

Estrangelo: Süryani yazısının en eski biçimi

Yazıtların yazıldığı Estrangelo (ya da Estrangela), Süryanicenin yazıldığı temel yazı biçimlerinin en eskisi. Daha sonra geliştirilen Batı Süryani (Serto) ve Doğu Süryani (Madnhaya) yazılarından önce, MS ilk yüzyıllarda kullanılmaya başlanan bu biçim; anıtsal yazıtlar ve kutsal el yazmaları için tercih edilen, görsel olarak köşeli ve dengeli bir yazı tipi olarak öne çıkıyor.

Midyat, “Hizmetkarların Dağı” anlamına gelen Tur Abdin bölgesinin kültürel merkezi olarak biliniyor. Tur Abdin tarih boyunca Süryani Ortodoks Hristiyan kültürünün en önemli odaklarından biri olmuş; bölgede MS 4. yüzyıldan itibaren kurulmaya başlanan manastırlar, kiliseler ve azizlere adanmış yapılar yoğun bir dini topoğrafya oluşturmuştu.

Mor Aday Kilisesi de bu topoğrafyanın parçalarından biri. MS 4. ya da 5. yüzyıla tarihlendirilen yapı, tarih boyunca büyük olasılıkla birden fazla tahrip ve yeniden inşa evresi geçirmişti; 722 yazıtı bu evrelerden birini doğrudan belgeliyor.

Coşkun, kiliseye ait izlerin yakın tarihe kadar takip edilebildiğini de belirtiyor. 1911’de İngiliz gezgin, arkeolog ve diplomat Gertrude Bell’in arşivinde kiliseye ait fotoğrafların yer aldığı biliniyor. Sözlü tarih çalışmalarına göre ise kilisenin harabeleri ile bazı yazıtlar 1960’lı yıllara kadar görülebiliyordu.

Sonraki adımlar

Taş blokların Mardin Müzesi’ne taşınmasının ardından, yazıtlar üzerinde yapılacak detaylı çalışmalarla din adamlarının isimleri, yazıtların kronolojisi ve kilisenin tarihçesine dair yeni bilgilerin gün yüzüne çıkması bekleniyor. Yazıtlar; bölgenin geç antik ve Orta Çağ Süryani topluluklarının dini yaşamı, dilsel pratikleri ve kilise mimarisine dair değerli birer kaynak niteliğinde.

Arkeofili editöryel servisi. İletişim: arkeofili@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login