Kölelikten Kaçanların Kullandığı Yeraltı Demiryolu Keşfedildi

19. yüzyıla ait bu yeraltı kaçış ağı, özgürlük arayan insanların güney ABD’deki kölelikten kaçmasına yardımcı oluyordu.

“Underground Railroad: The Secret History” adlı belgesel dizisi, bilim insanlarının özgürlük arayanlar tarafından kullanılan gizli yerleri nasıl ortaya çıkardıklarını gösteriyor. C: Margot Daley’in fotoğrafı / Science Channel

Arkeologlar ve tarihçiler, Yeraltı Demiryolları ve 19. yüzyıl Amerika’sındaki kölecilerden kaçmak için hayatlarını tehlikeye atan insanlar hakkında yeni bilgiler ortaya çıkardılar. Termal drone’lar ve lazer titreşimleri gibi teknolojiler kullanan bilim insanları, aşırı büyümüş bitki örtüsünü ve yerin altını inceleyerek, özgürlüğe giden tehlikeli yolculuk boyunca soluklanma noktası sağlayan tüneller, mağaralar ve sığınaklar buldular.

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki kölelikten kaçan birçok özgürlük arayıcısı, Yeraltı Demiryolu olarak bilinen gizli yollar, güvenli evler ve gizli yol istasyonları sistemi aracılığıyla özgürlüğe giden zor kazanılmış bir yol bulmuştu. Bu kaçış ağı kabaca 1830’dan 1861’deki İç Savaş’ın patlak vermesine kadar sürdü. Bu da Güney eyaletlerindeki beyaz insanların, Afrika kökenli halkı ve Amerika kökenli torunlarını rutin olarak kaçırdığı, işkence ettiği ve köleleştirdiği ABD’deki acımasız döneme denk geliyor.

(İlgili: Köle Ticareti Amerika’daki İnsanların DNA’sında Nasıl İz Bıraktı?)

Gizlilik, özgürlük arayanların güvenliğini sağlamak ve güzergahları açık tutmak için kritik öneme sahip olduğu için, Yeraltı Demiryolunu çevreleyen ayrıntıların çoğunun kaybolduğu düşünülüyordu. Bununla birlikte, son arkeolojik keşifler ve tarihi arşivlerin yeni analizleri, gizli yolları oluşturan ve takip eden bireylere ışık tutuyor. Bu insanların hikayeleri, Ocak ayında yayınlanan ve dört bölümden oluşan “Yeraltı Demiryolu: Gizli Tarih (Underground Railroad: The Secret History)” adlı yeni belgesel dizisinde ortaya çıkıyor.

Yeraltı Demiryolları boyunca uzanan güzergahlar; sık sık doğal su yollarını, insan yapımı yolları ve patikaları takip etti ve Güneydeki köleleştirme yerlerinden köleliğin yasadışı olduğu Kuzey ve Batı eyaletlerine kadar uzandı. Ulusal Park Servisi’ne (NPS) göre, özgürlük arayanlar bu yolları Kanada, Meksika, Florida, Karayip adaları ve Avrupa’ya kaçmak için de kullandılar.

Nps’ye göre, Newton, Massachusetts’teki Jackson Homestead ve Greenwich Township, New Jersey’deki Bethel AME Kilisesi gibi bazı bilinen Yeraltı Demiryolu destinasyonları artık “tarihi yerler” olarak kabul ediliyor.

Science Channel temsilcilerine göre, Teksas’taki araştırmacılar, tarihi haritalardan elde edilen verileri modern topografya ile eşleştirmek ve özgürlük arayanların Meksika’ya kaçtığı gizli tekne iskelelerini bulmak için Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) haritalamasına yöneldiler. Temsilciler, arama alanının yüzyıllar boyunca çarpıcı biçimde değişen bir nehir yolunu içerdiğini, bu nedenle CBS’nin gizli noktaları bulmak için gerekli olduğunu söylüyor.

Özgürlük arayanların köleleştiricilerden kaçmak için izledikleri yolları gösteren bir ABD haritası. C: Milli Parklar Servisi.

Florida, Prospect Bluff’da, Yeraltı Demiryolunun güney kolunda önemli bir durak olan eski bir İspanyol kalesi, araştırmacılar, ışık algılama veya Lidar olarak bilinen bir teknik kullanarak kalenin dış hatlarını tespit edene kadar neredeyse unutulmuştu. Lidar tekniği, Kansas ve Ontario’da, artık var olmayan kasabalardaki eski Yeraltı Demiryolu bağlantılı sitelerde 1800’lerin yapılarının gömülü kalıntılarını ortaya çıkardı.

Ve Güney Carolina’da bilim insanları, özgürlük arayan Robert Smalls tarafından ünlü bir şekilde ele geçirilen batık bir Konfederasyon gemisi bulmak için manyetometri kullandılar. Bu teknik, belirli metalleri tanımlamak için Dünya’nın manyetik alanındaki küçük kaymaları ölçüyor.

Iowa Kültürel İşler Departmanına göre, Smalls, 1862’de CSS Planter’i komuta ederek Konfederasyon sularından bir Birlik ablukasına yelken açtığında kendisini ve ailesini kölelikten kurtarmıştı.

Yazılı kayıtlar

Eski kayıtlara olan yeni ilgi, Yeraltı Demiryolunun yerlerinin ve insanlarının yeniden yapılandırılmasında da rol oynuyor. Yeraltı Demiryolu tarihini korumaya adanmış kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan Menare Vakfı’nın başkanı tarihçi Anthony Cohen, “Ağın aktif olduğu döneme ait çok sayıda belge olmasına rağmen, hiç kimsenin böylesine gizli ve riskli bir operasyon hakkında kayıt tutmayacağı varsayımıyla, çoğu akademik topluluk tarafından gözden kaçırıldı.” diyor.

Yeni belgesel dizisi için danışman olan Cohen, son yıllarda araştırmacıların, insanların bu gizli kaçış yolunu nasıl inşa ettikleri, sürdürdükleri ve kullandıkları hakkında değerli bilgiler içeren birçok ilk elden kaynak belirlediklerini söylüyor.

Cohen, “Köle anlatıları, otobiyografiler, gazete haberleri, mahkeme kayıtları… İnsanlar suçüstü yakalandı ve yargılandı. Bu kayıtlar hikayeyi anlatmak için günümüze kadar kaldı.” diyor. İnternetin yükselişi ve müzelerin ve arşivlerin kayıtları dijitalleştirmeye ve dijital olarak kullanılabilir hale getirmeye yönelik girişimlerinin Yeraltı Demiryolundan gelen ayrıntılara erişimi de genişletti.

Cohen, “Bu kayıtlar daha geniş bir şekilde yayınlandığından ve daha derinlemesine anlaşıldığından, diğer bilgiler de takip edildi. Yeraltı Demiryolunun işlettiği her yerde olmasa da, nasıl çalıştığına dair çok net bir resmimiz var ve sürekli daha fazlasını keşfediyoruz.” diyor.


Live Science. 21 Şubat 2022.

Bilkent Üniversitesi Arkeoloji Bölümü mezunu.

You must be logged in to post a comment Login