Beşiktaş’ta 5.500 Yıllık İki Figürin Bulundu

İstanbul’un Beşiktaş semtinde bir süredir devam eden metro kazılarında, iki adet 5500 yıllık figürin bulundu.

Hürriyet’ten Ömer Erbil’in haberine göre, Beşiktaş Meydanı’nda devam eden metro istasyon kazıları sırasında çok sayıda kurgan tipi mezar bulundu. Mezarlıkta cenin pozisyonunda ölü gömme şeklinin yanı sıra yakılarak kremasyon tipi gömüler de tespit edildi.

İlk başlarda ilk demir çağı MÖ 1200-1100’lü yıllar olduğu sanılan mezarların, daha da eski dönemlere ait olduğu ortaya çıktı.

(Beşiktaş Metro Kazısında 6000 Yıllık Mezarlar Bulundu)

İlk tunç çağı başlangıcına (MÖ 3500-3000) ait olduğu düşünülen mezarlar, İstanbul tarihi için yepyeni bilgiler sunuyor. Orta Asya step kültürünün Beşiktaş kıyılarına nasıl geldiği, Balkanlar üzerinden mi bu kültürün indiği yoksa Anadolu üstünden mi Balkanlara geçtiği üzerinde de yoğun bir çalışma sürüyor. Karbon-14 analizleri ve mezar iskeletleri üzerindeki DNA testleri bu tezleri daha da güçlü hale getirecek.

İki figürin bulundu

5500 yıl öncesine ait Beşiktaş’taki Tunç çağı mezarlığında yürütülen kazı çalışmalarında, geçtiğimiz günlerde 25 numaralı kurgan mezarın içindeki yanmış kemiklerin arasında iki adet figürin bulundu.

Biri büyük diğeri ise daha küçük boyutlu figürinler, mezarın içine ters şekilde konmuş ve ayakları uç uca gelecek şekilde özenli bir şekilde yerleştirilmişti. Figürinlerin ön yüzü stilize insan formunda olup, baş kısımları oval formlu, üzerinde kazınarak yapılmış iki yana açılan dal ya da yaprak betimlemesi olabilecek semboller bulunuyor.

Anadolu’da ele geçmiş olan diğer antropomorfik figürinler stilize de olsa, göz, ağız gibi bölgeler net olarak görülüyor. Beşiktaş’ta bulunan figürinlerde ise göz, ağız belli değil, ayak kısımları tek parça halinde, uç kısmı kazıma çizgileri ile parmaklar betimlenmiş.

(Beşiktaş Metro Kazısında 6.000 Yıllık Yuvarlak Yapılar Bulundu)

Gövde kısmında ise üst köşeler omuz çıkıntısına denk gelecek şekilde stilize edilmiş, gövdenin ön yüzünde üst ve yanlarda kazıma nokta bezemeler ile bir çerçeve yapılmış.

Bezemeler iki dikey sıra halinde olup, çerçevenin içinde kalan alanda ise çizgisel bir insan figürü bulunuyor. Kazıma çizgi ile yapılmış bu figürün baş kısmı V şeklinde olup kol ve bacakları iki yana açık. Bu çizgi insan betimlemesi çeşitli materyaller üzerinde Moldovya, Ukrayna ve Romanya’nın kuzeyinde görülen Tripoli-Cucuteni kültürü ile benzerlik taşıyor.

Asya kurgan kültürü araştırmacıları bu gibi işaretleri “Tamga” olarak adlandırıyor. Figürinin arka kısmı ise baş ve gövdeyi kapsayacak şekilde kazıma çizgi ile yapılmış semboller bulunuyor.

Anne ve çocuğu temsil ediyor olabilir

Bulunan iki figürin gerek form ve bezeme benzerlikleri gerekse mezardaki yer alma pozisyonları açısından iki kişi arasındaki duygusal bağ olabileceğini düşündürüyor. Bu bağlamda benzer özellikler göstermeleri, birinin büyük diğerinin küçük olması, figürinlerin bir anne ve çocuğu tanımladığı fikrini veriyor. Bugüne kadar kazılan 69 adet mezar içerisinde tek bir mezarda figürinlerin bulunmuş olması, bu mezarda bulunan iki bireyin toplum içerisinde dinsel veya toplumsal statü açısından farklı bir konuma sahip kişilere ait olabileceği ihtimalini düşündürüyor.

Birebir benzeri bulunamadı

İstanbul Arkeoloji Müzesi Müdürü Rahmi Asal, konuya ilişkin olarak şunları söylüyor:

“İki figürin kazıda ilk kez ortaya çıktı. Mezar buluntuları arasında çanak çömlek kaplar çıkıyordu. İki kurgan mezar arasında pişmiş topraktan yapılmışlar. İlginç olanı örneğine daha önce hiç rastlamadık. Araştırmalarımızda bire bir benzerini de bulamadık. Benzeri Tripoli-Cucuteni kültürü olarak karşımıza çıkıyor. Moldovya, Ukrayna ve Romanya’da benzer formlar var. Üzerindeki semboller oldukça ilginç. Konusunda uzman bilim insanları ile çalışıyoruz. İki figürin üzerinde de benzer semboller var. Sembolleri uzmanlarımız çalışıyor. Onları çözdüğümüz de asıl soruları cevaplayabileceğiz.”


Hürriyet. Ömer Erbil.

Yorumlar
Arkeofili editöryel servisi. İletişim: arkeofili@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login