Antalya’daki Aspendos Antik Kenti’nde kazı yapan arkeologlar, üzerinde güreşçi betimleri olan sikkelerle birlikte gömülmüş bir iskelet buldu.

MÖ 425 ile 300 arasına tarihlenen sandık tipi mezardaki bulgular, buraya gömülen kişinin bir sporcu, hatta bir güreşçi olabileceğini düşündürüyor.
Aspendos Antik Kenti’nde Doç. Dr. Mustafa Bilgin başkanlığında kazı yapan arkeologlar, iki bin yılı aşkın süre önce profesyonel bir sporcu olabilecek bir kişinin mezarını buldu.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, mezarda bulunan güreşçi betimli sikkelerin ve diğer eserlerin, buraya gömülen kişinin sporla ilgilenmiş, hatta belki güreşçi olabileceğine işaret ettiğini belirtiyor.
(İlgili: Aspendos’ta Asklepios ve Telesphoros Heykeli Bulundu)
Ersoy, yaptığı açıklamada “Kent içinde varlığı ilk kez tespit edilen Doğu Nekropolisi’nde, MÖ 5. yüzyılın son çeyreği ile MÖ 4. yüzyıl arasına tarihlenen bir sandık tipi mezarı gün yüzüne çıkardık” diyor.

Arkeologlar, iskeleti ve eserleri, Aspendos’un dışındaki mezarlıklardan birinde kazı yaparken taş levhalardan yapılmış sandık tipi bir lahdin içinde buldu. Açıklamaya göre mezar, büyük olasılıkla kentin Klasik Dönem’ine, MÖ 425 ile 300 arasına tarihleniyor.
Aspendos, Akdeniz kıyısından yaklaşık 16 kilometre içeride yer alan bir Greko-Roma kentiydi. MÖ 5. yüzyılda kurulan kent, tuz, zeytinyağı, kereste ve at ticaretinin merkezi olarak hızla öne çıktı. Aspendos’ta büyük bir gymnasionun yanı sıra, MS 2. yüzyılda inşa edilen ve koşu yarışlarını, cirit atma müsabakalarını ve güreş izleyen 8.000 seyirciye kadar ev sahipliği yapabilen büyük bir stadion da bulunuyordu.
Antik güreş sporu, Aspendos’la öncelikle kentin sikkeleri üzerinden ilişkilendiriliyor. Aspendos, bir yüzünde iki çıplak güreşçinin betimlendiği kendi gümüş sikkelerini basmıştı.
Koç Üniversitesi’nden arkeolog Oğuz Tekin’in 2000 yılındaki bir çalışmasında öne sürdüğüne göre, stater adı verilen bu sikkeler bir yüzyılı aşkın süre boyunca basıldı. Bu da güreşin Aspendos’un kent kimliğinde önemli bir yeri olduğunu düşündürüyor.

Yeni kazılan mezarda güreşçi betimlemeli Aspendos sikkeleri bulunmuş olsa da, ölen kişinin bir güreşçi olup olmadığı belirsiz. Sikkeler tek başına bu kişinin güreşçi olduğunu gösteremez, çünkü bu sikkeler çok sayıda basılmıştı ve yalnızca güreşçiler tarafından değil, tüm halk tarafından ödeme aracı olarak kullanılıyordu.
Mezardaki bireyin bir güreşçi olarak kesin biçimde tanımlanabilmesi için çok daha fazla analiz yapılması gerekiyor. Örneğin, kırılıp iyileşmiş bir burun, kişinin bir sporcu olduğuna işaret edebilir.
Bu kazı sezonunda Aspendos’ta ayrıca 2,20 metrelik bir heykel grubu keşfedilmişti. Heykel, şifa tanrısı Asklepios’u iyileşmenin simgesi oğlu Telesphoros’la birlikte betimliyordu.
You must be logged in to post a comment Login