Mısır’da Roma dönemine ait bir mumyanın sargılarının içinde Homeros’un İlyada destanına ait bir papirüs parçası bulundu.

Orta Mısır’da çalışan arkeologlar, antik dönemde Oxyrhynchus olarak bilinen Minya’nın El Bahnasa bölgesinde Roma dönemine ait bir mezarlık ortaya çıkardı. Bu keşif, söz konusu kentteki ölü gömme geleneklerine yeni ayrıntılar katıyor.
Barselona Üniversitesi ve Antik Yakın Doğu Enstitüsü’nden bir ekip tarafından yürütülen kazılarda mumyalar, yakarak gömülen insan kalıntıları ve öteki dünyaya ilişkin inançlarla bağlantılı ritüel nesnelerden oluşan çok çeşitli kalıntılar gün yüzüne çıkarıldı.
(İlgili: Antik Yazar Homeros’un Mermer Büstü)
Birkaç mumya, bir kısmı hâlâ geometrik desenlerle süslü tekstillerle sarılı halde ahşap tabutların içinde bulundu. En çarpıcı buluntular arasında, altından yapılmış küçük diller yer alıyordu. Ancak bunların yanı sıra bakırdan yapılmış bir dil de mevcuttu. Tüm bu nesneler, ölülerin ağızlarına yerleştirilmişti.

Arkeologlar bu nesneleri, yazılı kaynaklarda tanımlanan fakat bu denli belirgin fiziksel biçimde nadiren korunan bir pratik olan ölümden sonraki konuşma inancıyla ilişkilendiriyor. Bazı mumyalar üzerinde altın varak izleri de tespit edildi. Bu durum, cesedin özenle hazırlandığına işaret ediyor.
Bir mezarda ise mumyanın sargılarının arasına yerleştirilmiş bir papirüs bulundu. Metin, Homeros’un İlyada’sının Gemi Kataloğu olarak bilinen ve Troya Savaşı’ndaki Yunan kuvvetlerini listeleyen İkinci Kitabı’ndan dizeler içeriyor. Bu metnin bir Mısır mezarında yer alması, Yunan edebiyatının Roma döneminde bölgedeki kültürel yaşamın bir parçası olmayı sürdürdüğünü gözler önüne seriyor.

2024 yılında ilk kez kayıt altına alınan bir yapının yakınındaki kazı, üç odalı kireçtaşından bir kompleksi ortaya çıkardı. Bir odada büyük bir küp, bez içine sarılmış yetişkin yakma kalıntıları, bebek kemikleri ve bir hayvan başı barındırıyordu. Başka bir odada ise benzer türde hayvan kemikleriyle karışık, iki bireye ait yakılmış kalıntılar bulunuyordu. Bu bulgular, alanda hem mumyalama hem de yakma dahil çeşitli gömme yöntemlerinin uygulandığına işaret ediyor.
Ana mezarların güneyindeki alanlarda ek nesneler de gün yüzüne çıktı. Küçük pişmiş toprak ve bronz figürler arasında zaman zaman atlı olarak betimlenen Harpokrates tasvirleri ve Cupid’i andıran bir figür yer alıyor. Bu nesneler, bölgedeki cenaze pratiklerini biçimlendiren Mısır ile Yunan-Roma dini geleneklerinin iç içe geçmesini yansıtıyor.

Mezarlığın bazı bölümleri, önceki yağmacılık faaliyetlerinden kaynaklanan belirgin tahribat izleri taşıyor. Tabutlar ve mezar odaları hasar görmüş; pek çok kalıntı kötü koşullarda günümüze ulaşmış. Bu kayıplara karşın alan, daha önce yalnızca metinlerden bilinen ritüellere dair doğrudan kanıtlar sunmayı sürdürüyor. Mumyaların, yakılmış gömütlerinin ve sembolik nesnelerin bir arada bulunması, bu antik kentin insanlarının ölüme ve öteki dünyaya nasıl hazırlandığına dair ayrıntılı bir tablo ortaya koyuyor.
Ministry of Tourism and Antiquities. 18 Nisan 2026.
You must be logged in to post a comment Login