Ürdün Vadisi’nde 1.5 Milyon Yıllık İnsan Omuru Bulundu

İsrail’in Ürdün Vadisi’nde keşfedilen 1,5 milyon yıllık bir insan omuru, Afrika’dan insan yayılımına dair yeni bilgiler veriyor.

Ubeidiya’da bulunan omurun üstten (a), arkadan (b), alttan (c) ve önden (d) görünüşü. C: Dr. Alon Barash, Bar-Ilan Üniversitesi

Scientific Reports dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, Afrika’dan Avrasya’ya eski insan göçü tek seferlik bir olay değil, dalgalar halinde gerçekleşti.

İlk dalga yaklaşık 1.8 milyon yıl önce Kafkasya’da Gürcistan’a ulaştı. İkincisi, yaklaşık 1,5 milyon yıl önce, Celile Denizi’nin güneyinde, Ürdün Vadisi’ndeki Ubeidiya’da belgelendi.

Fosil kanıtlarına ve DNA araştırmalarına göre, insanın evrimi yaklaşık 6 milyon yıl önce Afrika’da başladı. Yaklaşık 2 milyon yıl önce, eski insanlar (henüz modern biçimde değil) Afrika’dan göç etmeye ve Avrasya’ya yayılmaya başladı. Kibbutz Beit Zera yakınlarındaki Ürdün Vadisi’nde bulunan Ubeidiya, araştırmacıların bu yayılım için arkeolojik kanıtlar buldukları yerlerden biri.

(İlgili: Arabistan, Afrika’dan Erken İnsan Göçlerinde Kilit Taşıydı)

Tarih öncesi Ubeidiya bölgesi, arkeolojik ve evrimsel çalışmalar için oldukça önemli, çünkü Afrika’dan erken insan göçünün korunmuş kalıntılarının bulunduğu birkaç yerden biri. Alan, Afrika dışındaki en eski ikinci arkeolojik sit alanı ve 1960 ve 1999 yılları arasında Profesör M. Stekelis, Profesör O. Bar-Yosef ve Profesör E. Tchernov tarafından yürütülen projelerde birkaç kez kazıldı.

Alandaki buluntular arasında soyu tükenmiş hayvan kemikleri ve taş eserlerden oluşan zengin ve nadir bir koleksiyon yer alıyor. Fosil türleri arasında kılıç dişli kaplan, mamutlar ve dev bir bufalo ile bugün İsrail’de bulunmayan babun, yaban domuzu, su aygırı, zürafa ve jaguar gibi hayvanlar var. Eski insanlar tarafından burada yapılan ve kullanılan taş ve çakmaktaşı objeler, Doğu Afrika’daki yerleşim yerlerinde keşfedilenlere benzerlik gösteriyor.

‘Ubeidiya’daki arkeolojik alan. C: Dr. Omry Barzilai, İsrail Eski Eserler Kurumu

Son zamanlarda, Ubeidiya’daki kazılar Belmaker ve Barzilai tarafından yeniden başlatıldı. Proje, bölgenin tarihlemesini iyileştirmek ve bölgenin paleoekolojisini ve paleoiklimini incelemek için yeni mutlak tarihleme yöntemleri kullanıyor.

Tulsa Üniversitesi Antropoloji Bölümü’nden bir paleoantropolog olan Belmaker, şu anda İbrani Üniversitesi’nin Ulusal Doğa Tarihi Koleksiyonlarında yer alan Ubeidiya fosillerine bakarken bir insan omuruyla karşılaştı. İlk olarak 1966’da ortaya çıkarılan kemik, Barash ve Profesör Ella Been tarafından incelenmişti. Araştırmacılar, onu bir insan bel omuru olarak tanımladılar, İsrail’de keşfedilen eski insan kalıntılarının en eski fosil kanıtı olan bu omur yaklaşık 1,5 milyon yaşında.

İnsan anatomisi ve evrimi araştırmacısı Barash’a göre, literatürde göçün tek seferlik bir olay mı yoksa birkaç dalga halinde mi gerçekleştiği konusunda devam eden bir tartışma var. Ubeidiya’dan gelen yeni bulgu bu soruya ışık tutuyor. “Ubeidiya’daki ve Gürcistan Cumhuriyeti’nde bulunan omurların büyüklük ve şekillerindeki farklılık nedeniyle, şimdi iki farklı dağılma dalgasının varlığına dair kesin kanıta sahibiz.”

İsrail Eski Eserler Kurumu Arkeolojik Araştırma Departmanı başkanı Barzilai’ye göre, “Ubeidiya’daki taş ve çakmaktaşı eserler, Bazalttan yapılmış el baltaları, doğrama aletleri ve çakmaktaşından yapılmış yongalar, Erken Acheulean (Aşölyen) kültürüyle ilişkili.”

Ubeidiya’da 1,5 milyon yıllık çakmaktaşı kesici alet bulundu. C: Dafna Gazit, İsrail Eski Eserler Kurumu

“Daha önce, Ubeidiya ve Dmanisi’de bulunan taş aletlerin farklı kültürlerle -Ubeidiya’da Erken Aşölyen ve Dmanisi’de Oldowan- ilişkili olduğu kabul edildi. Bu yeni çalışmadan sonra, iki endüstriyi farklı insan türlerinin ürettiği sonucuna varıyoruz.”

Belmaker, “Afrika’dan insan yayılımına ilişkin ana sorulardan biri, yayılımı kolaylaştırmış olabilecek ekolojik koşullardı. Önceki teoriler, erken insanların bir Afrika savanasını mı yoksa yeni, daha nemli ormanlık habitatı mı tercih ettiğini tartışıyordu. Dmanisi ve Ubeidiya’daki farklı insan türlerine ilişkin yeni bulgumuz, iki bölge arasında iklimlerin de farklılık gösterdiği bulgumuzla tutarlı.” diyor.

“Ubeidiya daha nemli ve Akdeniz iklimiyle uyumluyken, Dmanisi savan habitatıyla daha kuru. Her biri farklı bir taş alet kültürü üreten iki türü gösteren bu çalışma, her popülasyonun farklı bir ortamı tercih etmesi gerçeğiyle destekleniyor.”

Paleoantropolog ve omurga evrimi konusunda uzman olan Been, “Yaptığımız analiz, Ubeidiya’daki omurun, yaşına göre uzun boylu, 6-12 yaşlarında genç bir bireye ait olduğunu gösteriyor. Bu çocuk yetişkinliğe ulaşmış olsaydı, 180 cm’den fazla bir yüksekliğe ulaşacaktı. Bu eski insan, Doğu Afrika’da bulunan diğer büyük homininlere boyut olarak benzer ve Gürcistan’da yaşayan kısa boylu homininlerden farklı.” diyor.

Barash, “Öyle görünüyor ki, Erken Pleistosen olarak bilinen dönemde, Afrika dışında en az iki erken insan türü tanımlayabiliriz. Her göç dalgası, görünüş ve biçim, taş alet yapma tekniği ve geleneği ve içinde yaşadıkları ekolojik niş bakımından farklı türden insanlara aitti.” diyor.


Bar-Ilan University. 2 Şubat 2022.

Makale: Barash, A., Belmaker, M., Bastir, M. et al. (2022). The earliest Pleistocene record of a large-bodied hominin from the Levant supports two out-of-Africa dispersal events. Sci Rep 12, 1721.

Yorumlar
Arkeofili editöryel servisi. İletişim: arkeofili@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login