Türkiye’de Arkeolog ve Sanat Tarihçisi Olmak

Yeni Hatay Müzesi’nde henüz yaşanan restorasyon skandalından sonra Türkiye’de arkeoloji ve sanat tarihi mezunu insanların istihdam edilememesi sorunu tekrar gündeme geldi. Restorasyon gibi tarihi eserler için oldukça önem arz eden bir dalda, işin uzmanlarca yapılmaması çok büyük felaketlere yol açabiliyor. Türkiye’de arkeoloji ve sanat tarihi gibi dalların mezun oranı, istihdam oranı ve bazı diğer sorunlarına detaylıca eğilen zete.com’un haberinde yer alan bilgiler oldukça üzücü gözüküyor.

Kültür Sanat Emekçileri Derneği Genel Başkanı Hızır İnan’ın verdiği bilgilere göre, Türkiye genelinde; 12.280 arkeolojik sit alanı, 266 kentsel sit alanı, 32 kentsel arkeolojik sit alanı, 159 adet tarihi sit alanı, 438’i diğer sit alanları olmak üzere toplam 13.175 sit alanı ve 97.142 korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı bulunuyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde 194, özel sektör tarafından açılan 197 müze var.

Bu sayıya karşın, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde; arkeolog, müze araştırmacısı, sanat tarihçisi, hititolog, antropolog dahil 1003 personel bu işleri yürütüyor.

Dernek Başkanı İnan, arkeolog ve sanat tarihçilerinin kendi alanlarında çalışma ortamı bulamadıklarını söylüyor. Türkiye’deki 100’e yakın ‘Arkeoloji ve Sanat Tarihi’ bölümüne yılda yaklaşık 5000 öğrenci alınıyor, yaklaşık 4000 mezun veriliyor. İş bulan mezunların sayısı ise, yılda 10-20 kişi arasında değişiyor.

Bu alanda işsizliği azaltacak olan Kültür ve Turizm Bakanlığı, son 10 yılda 227 arkeolog, 100 müze araştırmacısı ve 57 sanat tarihçisi istihdam etti.

Kültür Sanat Emekçileri, Müzeciler, Arkeologlar, Sanat Tarihçiler, Restoratörler ve Görsel Sanatçılar Derneği Genel Başkanı Hızır İnan’ın açıklaması şöyle:

234 Sözleşmeli Müze Araştırmacısı Atama Bekliyor

“Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ihtiyaç olduğunu belirttiği Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü / Sanat Tarihi Anabilim Dalı mezunu 234 adet sözleşmeli teknik hizmetler sınıfındaki müze araştırmacısının zaman kaybedilmeden, hakkaniyet ölçüsü çerçevesinde atanmasının sağlanmasını tekrar vurgulayarak tarihî eserlerimizin uzman ellere teslim edilmesini talep etmekteyiz.

97.142 Taşınmaz Mirası 1003 Kişi Koruyor

Ülkemiz genelinde; 12.280 arkeolojik sit alanı, 266 kentsel sit alanı, 32 kentsel arkeolojik sit alanı, 159 adet tarihi sit alanı, 438’i diğer olmak üzere toplam 13.175 sit alanı ve 97.142 korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı bulunmaktadır. Bakanlık bünyesinde faaliyet gösteren 194 adet müze ve özel sektör tarafından açılan 197 müze bulunmaktadır.

Uzman/Teknik eleman olarak Kültür ve Turizm Bakanlığında Arkeolog, Müze Araştırmacısı, Sanat Tarihçisi, Hititolog, Antropolog toplamda 1003 kişi ile bu işler yürütülmektedir. İş yoğunluğunun artmasına rağmen bu kadar az sayıda personelle bu işlerin yapılması mümkün görülmemektedir.

Yılda 4000 Arkeolog ve Sanat Tarihçi Mezun Oluyor

Kültür ve Turizm Bakanlığı, son 10 yılda 227 arkeolog, 100 Müze Araştırmacısı ve 57 Sanat Tarihçisi istihdam etmiştir. Ülkemizin dört bir yanı diğer kadim medeniyetlerin yanı sıra Türk-İslâm eserleri ile nakışlanmış haldeyken, konunun uzmanları olan Arkeolog ve Sanat Tarihçiler kendi alanlarında çalışma ortamı bulamamaktadır. Ülkemizde 100’ e yakın Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümlerine yaklaşık 5000 öğrenci alınmakta, yılda yaklaşık 4000 mezun vermektedir. Oysa kendi mesleğinde iş bulanların sayısı yılda 10-20 kişi arasında değişmektedir! Müzelerde yeterince istihdam edilmeyen ve öğretmenlik hakkı neredeyse elinden tamamen alınmış Sanat Tarihçiler için bu durum ciddi bir sorundur.

Müze Araştırmacısı Değil Sanat Tarihçisi Diye Tanımlanmalı

Müze Araştırmacısı kadrosunda çalışan Sanat Tarihçilerinin ve Arkeolog kadrosundaki arkeologların ek göstergelerinin 3600’e çıkarılması konusunda gerekli çalışmanın Bakanlık tarafından yapılması bu konudaki haksızlıkları giderecektir.

Sanat Tarihçilerinin Devlet Personel Başkanlığı’nda meslekî tanımı yoktur. Bizler, “Müze Araştırmacısı” olarak kabul edilmekteyiz. Dünyanın birçok ülkesinde saygın bir meslek olarak kabul edilen Sanat Tarihçiliği, çalıştığı kurumun adına bakılmadan,

Müze Araştırmacısı değil Sanat Tarihçisi olarak tanımlanmalıdırlar. Meslek ve iş gruplarının tanımlandığı Devlet Personel Başkanlığı listesinde bulunmayan “Sanat Tarihçisi” unvanının, gerekli yazışma ve protokollerle çözülerek ilgili listede yer almasının sağlanmasını istiyoruz. Kadro ihdas taleplerinin de bu şekilde yapılması durumunda “Sanat Tarihçisi” kimliği evrensel ölçekte olduğu gibi, ülkemizde de hak ettiği değeri kazanacaktır.

Müze Girişlerinin Özelleştirilmesine Son Verilmeli

Müzelere girişlerde özelleştirme uygulamalarına son verilmeli, arkeolog,sanat tarihçisi ve benzeri bölüm mezunları ile öğrencileri ülkemizdeki müzelere ücretsiz girebilme imkanına kavuşturulmalıdır.

Yetkililerle yaptığımız şifahi görüşmelerde Haziran Merkezi Ataması için söz verilen 62 Arkeolog alımının olamayacağı, sayının bizleri tatmin etmeyecek kadar düşük olacağı tarafımıza bildirildi. Oysa; Bu konudaki yetkililer tarafından verilen sözler ivedilikle gerçekleştirmelidir. Hem merkezi atama hem de sözleşmeli atamalar bir an önce, 7 Haziran 2015 seçimlerinden önce yapılmalıdır.

 

Yorumlar
Anadolu Üniversitesi Arkeoloji Bölümü mezunu. İstanbul Üniversitesi Prehistorya Bölümü Yüksek Lisans mezunu. Aynı üniversitede Doktora programında devam ediyor. İletişim: ermanbu@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login