Sanal Gerçeklik, Caracalla Hamamının İhtişamını Gösteriyor

Vizigotlar tarafından yağmalandı ve Ortaçağ bazilikalarının yapılması için parçaları talan edildi. Ancak Roma İmparatorluğunun en büyük hamam kompleksinin orijinal ihtişamı, sanal gerçeklik teknolojisi sayesinde bir kez daha gözler önüne serildi.

Roma’ya giden ziyaretçiler, bugün itibariyle, MS 3. yüzyılın başlarında başkentin kalbinde kurulmuş anıtsal Caracalla Hamamı’nın sırlarını çözmek için sofistike sanal gerçeklik gözlükleri kullanabilecekler.



Bu gözlüklerin ardından, hamam alanından yükselen tuğla kalıntılar; renkli mozaik zeminlerle süslü tonozlu odalara, yükselen mermer sütunlara, kaslı tanrı heykellerine ve nimflere kadar birçok şey görülebilecek.

(Pompeii’li Bankerin Evi Dijital Ortamda Tekrar Canlandırıldı)

Bölgede dolaşırken, 3 boyutlu görüntü sürekli olarak değişiyor ve Herakles heykellerini, dev mermer banyoları ve parıldayan yüzme havuzlarını açığa çıkarıyor.

Yedi Euro’luk giriş ücretiyle gelen gözlükler, bir zamanlar “frigidarium”un soğuk suyunda durulmadan ve “caldarium”un sıcak suyunda rahatlamadan önce çıplak Romalıların güreş, boks ve koşu yarışlarına katıldıkları “atriumları” ve diğer odaların zengin bir şekilde dekore edilmiş iç mekanlarını ortaya koyuyor.

Tabii bu komplekslerin tamamı terli çarpışmalar, yarışlar ve yorucu ağırlık kaldırmalardan ibaret değildi; iki büyük kütüphane vardı, biri Yunanca metinlerle, diğeri ise Latince metinlerle doluydu. Sanal gerçeklik görüntülerine, günlük yaşamın büyüleyici özelliklerine ışık tutan sesli yorumlar da eşlik ediyor.

(Laos’taki Arkeolojik Yerleşim Sanal Gerçeklik Ortamına Aktarıldı)

Anlaşılana göre, modern bir spor salonunda olduğu gibi kıyafetleri ve eşyaları bırakacak dolaplar olsa da, zengin Romalılar eşyalarını çaldırmaktan korkuyorlardı ve onları korumak için köle getirmişlerdi.

Ayrıca, bir zamanlar yüzme havuzunu kaplayan muazzam mermer döşeme, sonraları oyuncuların mermerleri veya kemik mafsalarını bir delikten diğerine fırlattığı popüler oyunun zeminini oluşturmuştu.

Oyun Latince “tropa” olarak biliniyordu ve alanın direktörü Marina Piranomonte’nin söylediğine göre mini golf gibi sadece kemik ya da cam toplarla doluydu.

Hamam kompleksinin, heykellerin nişleri ve ayrıntılı mozaikler gibi ince detaylara indirgenmesi, 30 yıllık ciddi bir çalışmaya dayanıyor.

Yazılımı ve gözlükleri geliştiren şirket olan Coop Culture’un başkanı Giovanna Barni, “Arkeologlarla birlikte, geçmişi aynen olduğu gibi değiştirmeden yaratabilmek için çok uğraştık.” diyor.

(Arkeolojide Devrim Yaratan 6 Araç)

“Bu alan, bu türden sanal gerçeklik teknolojisi ile canlanacak olan İtalya’daki ve muhtemelen dünyadaki ilk arkeolojik alan. Umarız insanların ziyaretlerini zenginleştirir.”

Bu binalar inşa edildiği zamanda, Roma İmparatorluğu’nun en büyük banyolarına sahip oldukları halde bir yüzyıl sonra MÖ 4. yüzyılın başında inşa edilen Roma Diocletian Hamamı tarafından rekorları geçersiz kılındı.

Kompleksin altında kilometreler uzunluğunda tüneller vardı, burada köleler yüzüp havuza kadar suyu pompalayan ve ısıtma sistemini eğiten dev tekerlekler üzerinde yürürlerdi.

Hamamlar 6. yüzyılda işgalci Vizigotların, Roma’yı işgal etmesi ve su kemerlerini yıkmasıyla kullanımdan tamamen kalktılar.

Ortaçağda, yeni kiliseler ve katedrallerin inşası için en iyi sütunları ve heykellerini yağmalayan papalar tarafından adeta taş ocağı gibi kullanıldılar.

Banyodaki görkemli iç mekanın dijital rekreasyonunda, tamamı yerinde olmasa da hala var olan heykeller ve mozaikler esas alındı.

(Arkeoloji Bilimi Neden Dijital Çağa Uyum Sağlamalı?)

Bölge 16. yüzyılda Papa III. Paul’un emirleri üzerine kazılmaya başlandığında, bu süslemeler keşfedildi ancak Vatikan, Napoli ve ötesinde koleksiyonlara taşındı. Ayrıca öncesinde, Roma’da Ortaçağ kilisesi olan Trastevere’deki Santa Maria Bazilikası’nın inşasında yükselen granit sütunlar kullanıldı.

Roma’nın kültürel miras departmanının direktörü Francesco Prosperetti, “Sanal yeniden yapılandırma sayesinde onları orijinal yerlerini geri getirebiliriz. Bu adeta zaman içinde bir yolculuk.”

 


Telegraph.co.uk. 30 Aralık 2017.

Yorumlar
Bilkent Üniversitesi Arkeoloji bölümü mezunu. Yine Bilkent Üniversitesi, Arkeoloji bölümünde yüksek lisans yapıyor. Klasik arkeoloji, müzeoloji ve dijital arkeolojiyle ilgileniyor.

You must be logged in to post a comment Login