Neden Druidler Hakkında Bu Kadar Az Şey Biliyoruz?


Yerini Hristiyanlığa bırakmadan önce varlıkları Roma’yı tehdit eden bu antik Kelt sosyal sınıfının kökleri bizim için hala bir gizem olmayı sürdürüyor.

Kimdi Druidler? Barışçıl rahipler mi, yoksa tehlikeli kahinler mi? Doğaya mı tapıyorlardı yoksa halkı isyana mı teşvik ediyorlardı? Haklarında çok az bilgi bulunması, Druidler olarak bilinen bu antik sosyal sınıf hakkında farklı iddiaların ortaya atılmasının önüne geçemedi.

Druidlerle ilgili detaylı en eski kayıtlar MÖ 1. yüzyıla tarihleniyor, ancak bu sosyal sınıfın, günümüz Britanya, İrlanda ve Fransa’sında yaşamış eski toplumlardaki ayrıcalıklı rolü muhtemelen çok daha eski zamanlara dayanmaktaydı. Druid ismi, antik Keltler arasında kehanet ve ritüellerle ilgilenen bir sosyal sınıfa verilen Keltçe ismin Latin transkripsiyonundan geliyor.

(Geniş Bir Coğrafyada Yaşamış Gizemli Kültür: Keltler Kimdi?)

Antik Keltler yazılı eser bırakmadıkları için Druidler hakkında sahip olduğumuz bilgilerin çoğunu yabancı kaynaklardan özellikle Romalılardan öğreniyoruz. MÖ 50 yılında, Galya’nın Romalılarca işgalinden sonra Iulius Caesar, Druidler hakkında şunları söylüyor: “Druidler kutsal şeylerle ilgilenirler, halka açık veya gizli, tüm kurbanları bunlar yönetirler ve dini konularda yorumda bulunurlar.” İmparator, bu insanların astronomi, eğitim ve kahramanlığa meraklı olduklarını, Galyalı soydaşlarını “hasır adamın” (Hasırdan yapılma devasa bir insan heykeli) içine koyup, tanrılarını memnun etmek için ateşe verdiklerini kaydediyor.

Iulius Caesar’ın aktardığına göre Druidler “Hasır Adam” isimli heykellerin içine insanları doldurup, sonrasında tüm heykeli ateşe vererek tanrılara kurban ediyorlardı. C: National Library of Wales

Diğer Romalı yazarlar da Druidlerin kan ve vahşet sevgisinden sık sık bahsettiler. Yaşlı Plinius, ökseotu ve insan kurbanının Druidler için çok önemli olduğunu yazdı. “Bir insanı öldürmek en büyük dindarlık alametiydi.” diyor Plinius, “ve kurban edilen kişinin etini yemek ise sağlık nimetinin en yücesi ile kutsanmak demekti.” Tacitus ise Druidlerin Galler’deki bir savaş sırasında yaptıklarından şöyle bahsediyor: “Sunaklarını esirlerin kanına boyadılar, insan iç organları ile tanrılarından kehanet istediler.”

Druidlerin Roma tarafından fethedilmiş topraklarda yaşayan Keltler üzerindeki gücünden korkan Romalılar, bu pagan rahiplerini büyük bir tehdit olarak görüyorlardı. Klasik edebiyat uzmanı Jane Webster, Augustus’un MÖ 27 yılında başlayan yönetimi sırasında, Druidlerin vahiysel görüleri ile ritüellerinin Romalı fatihlere karşı bir direniş hareketi olarak algılandığını belirtiyor.

MS 1. yüzyılda Fransa ve Britanya’yı etkisi altına almaya başlayan Hristiyanlık, yüzyıllar geçtikçe Kelt geleneklerinin yerini almaya başladı. Druidlerin Orta Çağ edebiyatında görülmeye devam etmesi ise bu pagan rahiplerinin sonraki yüzyıllarda şifacı veya büyücü rollerini üstlendiklerini gösteriyor. Hristiyanlık öncesi Keltlerden hiçbir yazılı kayıt kalmadığı için, Druidler hakkındaki tarihi iddiaların doğrulanması da neredeyse imkânsız. Buna rağmen Druidler, tarih boyunca birkaç kere yeniden canlandılar; bunlardan biri Romantik dönemdeki dirilme, diğeri ise 21. yüzyılda Modern Druidizm’in doğuşuydu.

Stonehenge’de gündönümünü kutlayan modern “Druidler”

Druidlerin vahşet dolu sözde ritüelleri hakkında Romalılarca ortaya atılan iddialar tarihçiler tarafından abartılı kabul edilse de, 1984 yılında vahşet dolu ritüellerin varlığı tekrar tartışma konusu oldu. Bir torf kesici, İngiltere, Cheshire’da insan kalıntılarına rastlamıştı. Bulgular hiç de sıradan değildi, Lindow adamı olarak bilinen ceset kafasına darbeler almış, bıçaklanmış, boğulmuş ve bataklığa atılıp neredeyse 2.000 yıl burada kalarak doğal şartlarla korunup mumyalandı. Midesinde ökseotu poleni bulunması bu adamın ya Druidler tarafından bir ritüel gereği kurban edildiği ya da bir Druid prensi olduğu tahminlerini beraberinde getirdi.

Druidler hakkında tahminler yürütmek ilgi çekici olsa da, bu antik sosyal sınıf hakkında bilinenlerin çoğu ikincil kaynaklardan geldiği için iddiaların büyük bir kısmının doğrulanması mümkün değil. Druid terimi bile doğa, adalet ve sihir ile ilgilenen akademisyenleri, felsefecileri, öğretmenleri ve din adamlarını ifade etmek için kullanılan bir genel terim gibi görünüyor. Arkeoloji de bu konuda soruları cevaplayamıyor.

“Arkeologlar arasında, aynı ülkede ortaya çıkarılan kalıntıların bile Druidlerle nasıl ilişkilendirileceği konusunda hâkim bir görüş yok.” diye belirtiyor History Today’den Ronald Hutton. “Şimdiye kadar tüm uzmanların kesinlikle Druidlere ait olduğunu kabul ettiği tek bir tarihi eser bulanamadı.”


National Geographic. 15 Kasım 2019.

Yorumlar
Ege Üniversitesi İngilizce Mütercim ve Tercümanlık bölümü öğrencisi.

You must be logged in to post a comment Login