Güney Afrika’daki bir mağarada bulunan Homo naledi iskeletlerinin dişlerine yapılan analizlerde, grup içinde hiç erkek bulunamadı. Uzmanlar bulguyu nasıl yorumlayacaklarından emin değil.

Arkeologlar ilk kez; modern insanların 300.000 yıllık gizemli bir akrabası olan ve Güney Afrika’daki bir mağara sisteminin derinliklerinde keşfedilen Homo naledi’nin genetik materyalini analiz etti. Buldukları şey, insan evrimi çalışmalarında benzersiz bir şeyi ortaya çıkardı: Türde bilinen her iskelet dişi.
Lee Berger, “Bizi şaşırttıklarını söylemek herhalde adil olur. Homo naledi her zaman gizemli bir keşif oldu” diyor.
Berger 2013’ten bu yana; Güney Afrika’nın İnsanlığın Beşiği bölgesindeki bir mağara sistemi içinde küçük beyinli, iki ayaklı yaratıklara ait yaklaşık iki düzine iskeleti keşfeden ve araştırma ekibinin Homo naledi adını verdiği Rising Star projesinin başında.
Son on yılda yapılan araştırmalar; Homo naledi’nin Lucy gibi daha eski australopithecus’lara benzer küçük bir beyne ve üst bedene, ama daha insansı bir yüze, ellere ve alt uzuvlara sahip olduğunu ortaya koydu. Rising Star ekibi 2023’te Homo naledi’nin mağarada ateş kullanmış olabileceğini öne sürdü; 2025’te ise bu denli küçük bir beyne sahip bir insan akrabası için beklenmedik karmaşık bir davranış olan, Homo naledi’nin ölülerini gömdüğüne dair tartışmalı iddialarını ileri sürdü.
Ancak Cell dergisinde yayımlanan Homo naledi dişleri üzerine yeni bir çalışma; ekibin Rising Star mağarasını bir gömme alanı olarak yorumlamasını destekleyebilir.
(İlgili: Homo naledi’nin Beyninde Dille İlgili Bir Bölge Genişlemiş)
Uluslararası bir uzman ekibi; antik proteinlerden genetik materyal dizileyen, minimum düzeyde zarar veren bir teknik olan proteomik analiz kullanarak 20 Homo naledi diş örneğini inceledi. Proteomik; bu proteinlerin DNA’dan daha uzun süre dayanabilmesi nedeniyle son dönemde gelişen bir alan. Ekip; diş minesindeki proteinleri kodlayan ve cinsiyete göre değişen amelogenin genlerine (AMEL) odaklandı. AMELX adı verilen gen varyantı hem erkeklerde hem de dişilerde bulunurken, AMELY adı verilen bir başkası yalnızca biyolojik erkeklerde bulunuyor.
Homo naledi dişlerini analiz eden ekip; hiç AMELY geni bulmadı fakat bol miktarda AMELX gen tespit etti. Bu da tüm iskeletlerin dişilere ait olduğuna işaret ediyor. Bunların arasında her ikisi de başlangıçta erkek olduğu varsayılan, türün ana temsilcisi DH1 ile Neo’nun neredeyse eksiksiz iskeleti de var.
Sonuçlar şaşırtıcıydı, çünkü bilinen hiçbir eski insan mezarlığında ya da insan dışı primat iskelet koleksiyonunda yalnızca dişi bulunmuyor.
Berger, “Bu sağlam sonuçların en olası nedeni, bence ölümden sonra gömme için cinsiyete, belki de toplumsal cinsiyete dayalı kültürel bir seçim” diyor.
Çalışmanın ortak yazarı John Hawks, “Cinsiyete özgü gömme uygulamaları olan pek çok eski insan toplumu var. Ancak Homo naledi iskeletleri bilinen herhangi bir Neandertal ya da modern insan gömme alanından daha eski ve hepsinin dişi olabilmesi dikkat çekici” diyor.
“Zaten tuhaf bir hominin”
Homo naledi hakkında bildiğimiz her şeyin dişi iskeletlerden geldiği keşfi paleoantropologları şaşırtıyor.
Çalışmaya dahil olmayan, Cleveland Doğa Tarihi Müzesi’nde insan evrimi küratörü Elizabeth Sawchuk, “Sonuç olarak bu, zaten tuhaf olan bir homininden tuhaf bir sonuç. Akılda tutulması gereken kilit nokta; AMELY kanıtının saptanamamasının örneklemde hiç erkek olmadığı anlamına gelmemesi, yalnızca hiçbirinin saptanamadığı anlamına geldiği” diyor.
Homo naledi iskeletlerinde bu genin yokluğunun olası bir nedeni; bazı modern insan popülasyonlarında çok nadiren görüldüğü bilinen ve bir Neandertal erkekte de bulunmuş olan bir AMELY gen silinmesi. Eğer AMELY geni bu Homo naledi grubunda bulunmuyorsa, erkeklerin protein profilleri dişilerin profilleriyle aynı görünürdü.
Ancak çalışmanın ortak yazarı Enrico Cappellini bu durumu şöyle anlatıyor: “Bu durumun incelediğimiz 20 bireyin yarısında veya tüm bir popülasyonda geçerli olması çok düşük bir ihtimal. Her iki senaryo da, yani Rising Star mağara sisteminde Homo naledi erkeklerinin bulunmaması ya da AMELY genlerinin sistematik silinmesi, büyüleyici ve bu türün biyolojisini ve evrimini daha iyi anlamak için derin sonuçlar doğuracaktır.”
Sawchuk’a göre tek bir alandan bilinen bir tür olan Homo naledi üzerine yapılan çalışmalar “yanıttan çok soru üretmeye devam ediyor. Yazarların da belirttiği gibi bu, daha fazla araştırma gerektiren şaşırtıcı bir sonuç.”

Güney Afrika’daki diğer homininler
Proteomik analizdeki ikinci şaşırtıcı sonuç; Homo naledi’nin Güney Afrika’da yaklaşık 1 ila 2 milyon yıl önce yaşamış, devasa bir yüze ve dişlere sahip bir insan akrabası olan Paranthropus robustus ile bir gen varyantını paylaşması.
2025’te dört Paranthropus robustus iskeleti üzerinde yapılan proteomik analiz, Afrika’daki eski insan akrabalarından kısıtlı miktarda genetik materyalin ele geçirilebileceğini kanıtlamıştı. Yeni çalışma; bu türün bazı üyeleri ile Homo naledi’nin, modern insanlar, Neandertaller ve Denisovalılarda bulunan genlerden farklı olarak kolajen üretimiyle ilgili bir gen varyantını paylaştığını ortaya koydu.
Homo naledi ve Paranthropus robustus aynı genel coğrafi alanda yaşamış olsa da aynı dönemde orada yaşayıp melezleştikleri ya da bir ata-soy ilişkisine sahip olup olmadıkları belirsiz.
Berger, “Fosil homininlerin antik proteinlerle örneklenmesi için henüz erken ve daha iyi, daha büyük bir örneklem oluşturana kadar paylaşılan genetik varyantın ne anlama geldiğini bilmiyoruz” diyor.
Australopithecus africanus ve Homo erectus gibi Afrika’da evrilen diğer insan akrabalarına ait antik proteinlerden oluşan daha büyük bir veri tabanı oluşturmak; Homo naledi’nin insan evrimi resmindeki yerini netleştirmeye yardımcı olabilir.
Sawchuk, “Bu kanıtı bağlama oturtmaya yardımcı olacak kilit veriler Homo erectus ve Australopithecus africanus’tan eksik. Şimdilik bu, daha fazla araştırma gerektiren bir başka merak uyandırıcı bulgu” diyor.
Cinsiyet neyi değiştirir?
Berger ve meslektaşları 2015’te yeni hominine Homo naledi adını verdi ve iskeletlerin boyutlarına dayanarak türün varsaydıkları erkek ve dişi varyantlarını tanımladı. Pek çok insan akrabası grupta ve modern insanlarda erkekler, ortalamada dişilerden fiziksel olarak daha büyük. Bu varsayım araştırmacıları mağaranın Dinaledi odasında keşfedilen ve erkek olduğu varsayılan DH1 bireyini yeni türün ana temsilcisi olarak sınıflandırmaya yöneltti.
Ancak 2024’te yapılan bir çalışma, Homo naledi iskeletlerinin iki cinsiyetten geldiği varsayımını ilk kez sorguladı. Araştırmacılar o çalışmada “Bir cinsiyetin örneklemde az ya da sıfır birey tarafından temsil edilme olasılığı dışlanamaz” yazmıştı.
Çalışmanın baş yazarı Palesa Madupe, “Çalışmamız, Homo naledi’nin neden önemli bir değişkenlikten yoksun olduğuna dair uzun süredir devam eden gizemi çözmeye yardımcı oluyor. Bunun nedeni büyük olasılıkla hepsinin tek bir cinsiyete ait olabilmesi” diyor.
Eğer proteomik cinsiyet analizi doğruysa ve Homo naledi’de AMELY silinmesi sorunu yoksa, bu türle ilgili bildiğimiz her şeyin dişilerden geldiği anlamına geliyor. Ancak bu, türe ilişkin yorumların yanlış olduğu anlamına gelmiyor.
Berger, “Değişen tek şey, hiç erkek görmemiş olmamız! Bir erkek gördüğümüzde ve eğer görürsek, tanımı erkek cinsiyet özelliklerini ve belirli değişkenlik yönlerinin olası uzantısını içerecek biçimde genişletmek zorunda kalacağız” diyor.
Araştırmacılar çalışmalarının, gelecekte insan akrabaları üzerinde daha fazla proteomik analiz yapılmasının yolunu açacağını umuyor.
Madupe; yeni analizin, Pleistosen dönemine (2,58 milyon yıl önce ile 11.700 yıl önce arasına) ait fosillerin protein analizinin minimum düzeyde zarar verici biçimde yapılabileceğini kanıtladığını söylüyor. “Bu, değerli fosillere görünür hasar vermeden, soyu tükenmiş hominin gruplarındaki ve diğer hayvanlardaki cinsiyetler arasındaki farklılıkları sürdürülebilir biçimde araştırmanın tamamen yeni bir yoluna kapı açma potansiyeli anlamına geliyor.”
Live Science. 24 Haziran 2026.
Makale: Madupe, P.P., Taurozzi, A.J., Koenig, C., et al. (2026). Proteomic analysis of dental enamel from 20 Homo naledi individuals shows no male markers. Cell.
You must be logged in to post a comment Login