Laos’taki Gizemli Arkeolojik Alanın Gerçek Tarihi İnceleniyor

Kuzey Laos’taki Plain of Jars (kumtaşından yontulmuş büyük taş kapları ile ünlü), yeni bir araştırmaya göre düşünülenden 2.000 yıl daha önce mezarlık olarak kullanılıyordu. 

Plain of Jars üzerine yapılan son araştırma, bazı taş kapların yaşları ile bazı mezarların yaşlarını birleştiriyor. Mezarların çoğunun taş kaplardan çok daha genç olduğu ortaya çıktı. C: Plain of Jars Arkeolojik Projesi

Yeni testler, gömmek için sadece kemikler kalana kadar ölüleri elementlere maruz bırakmak için kullanılan büyük taş kapların 3.000 yıldan daha eski olabileceğini gösteriyor.

Ancak araştırma aynı zamanda antik kapların yanında toprağa gömülü insan kalıntılarının çoğunun 700-1200 yıl önce oraya gömüldüğünü gösteriyor. 

(Ölüleri Yapılar ile İlişkilendirme 20.000 Yıl Önce Başladı)

Melbourne Üniversitesi’nde arkeolog Louise Shewan, ‘’Bunlardan yola çıkarak tahmin ettiğimiz şey, bu yerleşmelerin kalıcı olarak ritüel anlayışı açısından önemi. Bu yerleşmeler çok uzun zamandır önemini koruyor.’’ diyor.

Shewan ve meslektaşı Avustralya Ulusal Üniversitesi’nde arkeolog Dougald O’Reilly, Vientiane’deki Laos Miras Departmanı’nda arkeolog Thonglith Luangkoth ile birlikte 2016’dan beri antik taş kapların bulunduğu alanı inceliyorlar. 

Taş kapların, kemiklerin toplanıp gömülebilmesi için ölülerin bedenlerini bir süreliğine dış etkenlere maruz bırakmak için kullanılan kaplar olduğu düşünülüyor C: Plain of Jars Arkeolojik Projesi

Geçen yıl, yerleşmeye yaptıkları dördüncü keşif gezisiydi ve Covid-19 salgınının ardından seyahat kısıtlamalarından dolayı sona erdi. Bu keşif gezisindeki araştırmaların bir kısmı PLOS One dergisinde yayınlandı. 

Gizemli mezarlar

Arkeoloji ekibi şimdiye kadar, Laos’un kuzeyindeki sayısız megalitik kap bölgelerinden üçünü dikkatlice inceledi. Yeni çalışma için, Phonsavan’ın hemen batısında yer alan ve UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak listelenen 11 yerden biri olan, Site 1 olarak adlandırılan tüm yerleşmelerin en iyi bilinenlerine odaklandılar. 60 dönümden fazla alana dağılmış yaklaşık 400 taş kabı araştırdılar. 

Taş kapların tam olarak tarihlendirilmesi zor. Ünlü bir arkeolog olan Madeleine Colani, 1935’te bazılarında insan kalıntıları bulduğunu ancak modern arkeologların hiçbir taş kapta tarihlendirilebilir insan kemiği ya da diş bulamadıklarını bildirdi. 

Site 1’den birincil gömüt örneği. C: Plain of Jars Arkeolojik Projesi

Ancak kapların bulunduğu bölgelerde üç farklı tipte gömüt olduğuna dair kanıt buldular. Tam bir insan iskeletinin yerleştirildiği birincil gömütler, insan kemiği topluluklarının gömüldüğü ikincil gömütler ve daha sonra yüzeyde belirgin kuvars kayalarla işaretlenmiş küçük seramik kaplara gömülen mezarlar. Gömülü seramik kaplar, yer üstündeki masif taş kaplardan oldukça farklıydı. Bu tür taş kap mezarlar, farklı zamanlarda Asya’nın bazı bölgelerinde nispeten yaygın bir ritüeldi. 

Ancak seramik kaplardan ve diğer gömütlerden insan kalıntılarının radyokarbon tarihlemesi, bunların çoğunun 8. ve 13. yüzyıllar arasında (700-1200 yıl önce) gömüldüğünü gösterdi ve bu da onları taş kapların kendisinden çok daha genç hale getireceğini gösteriyor. 

Shewan ve O’Reily liderliğindeki ekip daha sonra tortular üzerinde optik olarak uyarılmış lüminesans (OSL) adı verilen bir teknik kullandı. Bu tortular Site 1 alanının birkaç km güneyinde Site 2 alanındaki taş kapların altında bulunan tortulardı ve oraya ne zaman yerleştirildikleri hakkında daha fazla bilgi edinmek için incelendiler. 

Alan bazıları 3 metre uzunluğuna kadar olan ve yaklaşık 3000 yaşında olduğu tahmin edilen oyma taş kaplarla kaplı. C: Plain of Jars Arkeolojik Projesi

Teknik, tortulardaki kuvars taneleri tarafından emilen iyonlaştırıcı radyasyon miktarını ölçer. Bu, tahılların en son ne zaman gün ışığına maruz kaldığını hesaplamak için kullanılabilecek bir yöntem. 

Shewan, ‘’Doğrudan bir taş kabın altında, MÖ 1350-730 arasında bir tarih aralığımız ortaya çıktı. Diğerinin altında ise MÖ 860-350 arasında bir tarihimiz vardı.’’ diyor, ‘’Analize devam ederken bir dizi tarih bulacağımızı düşünüyorum.’’ 

O’Reilly, bu tarihlerin taş kapları çevrelerindeki gömütlerin çoğundan çok daha eski hale getireceğini ancak kapların yaşlarının aynı yerlerdeki gömütlerle ilişkilendirmek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulacağını söylüyor.

Kapların altından alınan OSL örneklerinin konumu. C: Plain of Jars Arkeolojik Projesi

Arkeologlar, farklı insanların bu alanları farklı zamanlarda morg uygulamaları için kullanıp kullanmadıklarını henüz söyleyemiyorlar. ‘’Kapları yapan insanlarla kültürel olarak akraba olup olmadıkları henüz tanımlayamadığımız bir soru.’’ 

Ekip, Plain of Jars bölgesine yapılan son keşif gezisi için, kapların içindeki zirkon uranyumun farklı versiyonlarının veya izotoplarının oranlarını da inceledi. Bu izotoplar, çekirdekte farklı sayıda nötron bulunan elementlerin formları olarak kökenlerinin kimyasal imzasını çıkarabilir. 

Site 1 alanındaki taş kaplardan birinin 8 km uzaktaki bir kumtaşı ocağından getirildiğini belirlediler. Araştırmacılar, ‘’Tamamlanan kapların bir tür tahta merdane veya kızak üzerinde sürüklenip sürüklenmediğini bir muamma.’’ olarak belirtiyorlar. 


Live Science. 28 Nisan 2021.

Makale: Shewan, L., O’Reilly, D., Armstrong, R., Toms, P., Webb, J., Beavan, N., … & Chang, N. (2021). Dating the megalithic culture of laos: Radiocarbon, optically stimulated luminescence and U/Pb zircon results. PloS one, 16(3), e0247167.

Yorumlar
İstanbul Üniversitesi Tarihöncesi Arkeolojisi mezunu. Aynı okulda Tarihöncesi Arkeolojisi bölümünde yüksek lisans yapıyor.

You must be logged in to post a comment Login