Yanardağlar, 14. yüzyıl Avrupa’sını kasıp kavuran veba pandemisi Kara Ölüm’de kritik bir rol oynamış olabilir.

Kara Ölüm, 1347 ile 1353 yılları arasında Avrupa’da, ayrıca Asya ve Kuzey Afrika’nın bazı bölgelerinde büyük yıkıma yol açtı. Veba bakterisi Yersinia pestis’in neden olduğu bu yıkıcı pandemi, bazı bölgelerde nüfusun yüzde 60’ına varan oranlarda ölüme neden olarak derin bir toplumsal ve ekonomik dönüşüm başlattı.
Salgının, Orta Asya’daki yabani kemirgenlerin üzerindeki pirelerden çıktığı ve Karadeniz bölgesi üzerinden Avrupa’ya ulaştığı düşünülüyor. Ancak salgının tam olarak neden 14. yüzyılda patlak verdiği tam anlamıyla anlaşılmış değil. Veba, insanları en az 5.000 yıldır enfekte ediyor; peki neden 14. yüzyıl Avrupa’sında birdenbire yangın gibi yayıldı?
(İlgili: Yeni Kanıtlara Göre Kara Ölüm’ü Fareler Yaymadı)
Yanardağlar, bu sorunun yanıtlarının bir kısmını barındırıyor olabilir. Cambridge Üniversitesi ile Leibniz Doğu Avrupa Tarih ve Kültür Enstitüsü’nden bilim insanlarının yürüttüğü yeni bir çalışmada, Kara Ölüm patlak vermeden hemen önce, yaklaşık 1345 civarında, tropikal bölgelerde olağanüstü bir volkanik etkinlik artışı olduğuna dair güçlü kanıtlar bulundu.
Araştırmacılar bu sonuca; Avrupa ağaç halkalarını analiz ederek, Antarktika ve Grönland buz çekirdeklerinden volkanik kükürt seviyelerini tahmin ederek ve dönemin yazılı kaynaklarını inceleyerek ulaştı.

Söz konusu patlama, atmosfere o kadar çok volkanik gaz ve kül saçtı ki, küresel iklimi geçici olarak altüst etti. Araştırma ekibi, bu olayın 1345, 1346 ve 1347 yıllarında Güney Avrupa’nın büyük bölümünde sıra dışı derecede soğuk ve yağışlı yazlara yol açtığına inanıyor.
Kötü hava koşulları kötü hasatlara ve açlığa neden oldu. Tam ölçekli bir kıtlığı önlemek isteyen İtalya’nın güçlü Venedik ve Ceneviz gibi denizci şehir devletleri Altın Orda’nın Moğolları ile barış yapmak zorunda kaldı ve MÖ 1347 yılında Karadeniz bölgesinden büyük miktarlarda tahıl ithal etti.
Tahılla dolu gemilerdeki bu artış, kıtlığı önlemek için hayati önem taşısa da, veba taşıyan pirelerin ve sıçanların ticaret yolları üzerinden Avrupa’ya taşınmasına istemeden de olsa zemin hazırlamış olabilir. Bu durum hastalığın yayılma riskini büyük ölçüde artırdı.
Orta Çağ iklimi ve epidemiyolojisi uzmanı, Leibniz Enstitüsü’nden Dr. Martin Bauch, “Yüzyıldan uzun bir süredir bu güçlü İtalyan şehir devletleri, Akdeniz ve Karadeniz boyunca uzun mesafeli ticaret yolları kurmuştu. Bu sayede kıtlığı önlemek için son derece verimli bir sistemi devreye sokabildiler. Ancak sonunda bu sistem çok daha büyük bir felakete yol açacaktı” diyor.
Çalışma, Kara Veba’nın Avrupa’yı kasıp kavurmasının, birbirine eklenen faktörlerin kusursuz bir fırtınası nedeniyle gerçekleştiğini öne sürüyor. Son derece ölümcül bir Yersinia pestis türü, kötü sanitasyona sahip yoğun nüfuslu şehirler ve küreselleşen dünyayı birbirine bağlayan geniş ticaret ağları. Bilinmeyen bir volkan patladığında ise bir domino etkisi yarattı ve vebanın yayılması için ideal koşulları olağanüstü ölçüde güçlendirdi.
Cambridge Üniversitesi Coğrafya Bölümü’nden Profesör Ulf Büntgen, “Her ne kadar Kara Veba’ya katkıda bulunan faktörlerin bir araya gelmesi nadir görülen bir durum olsa da, iklim değişikliği altında hayvanlardan insanlara geçen hastalıkların ortaya çıkma olasılığı ve bunların küreselleşmiş bir dünyada pandemilere dönüşmesi muhtemelen artacaktır. Bu durum, özellikle COVID/19 ile yaşadığımız yakın dönem deneyimlerimizi düşününce daha da önem kazanıyor” diyor.
IFL Science. 4 Aralık 2025.
Makale: Bauch, M., Büntgen, U. (2025). Climate-driven changes in Mediterranean grain trade mitigated famine but introduced the Black Death to medieval Europe. Commun Earth Environ 6, 986.
You must be logged in to post a comment Login