Ayasofya’yı Müzeye Dönüştüren Karar İptal Edildi

Danıştay, Ayasofya’nın müzeye dönüştürülmesine dair 1934 tarihli kararı iptal etti ve yeniden camiye dönüştürülmesinin önü açıldı.

Anadolu Ajansı’nın duyurduğuna göre, Ayasofya’yı camiden müzeye dönüştüren Bakanlar Kurulu kararı iptal edildi.

Böylece onlarca yıl sonra Ayasofya yeniden camiye dönüştürülmüş oldu. Ayasofya Müzesi’ni 2019 yılında toplam 3.727.361 kişi ziyaret etmişti.

UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Ayasofya, İstanbul’un 1453 yılında Osmanlı Devleti tarafından fethedilişinden önce, 900 yıldan uzun bir süre boyunca Rum Ortodoks kilisesinin merkezi olarak hizmet vermişti.

Fetih sonrasında zaferin bir sembolü olarak camiye çevrilen Ayasofya, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun ardından 24 Kasım 1934’te Atatürk’ün emri ve Bakanlar Kurulu’nun aldığı kararla müzeye dönüştürüldü ve günümüze ulaşan tartışmaların odak noktası oldu.

Anadolu Ajansı bugün (10 Temmuz 2020) Twitter’dan yaptığı açıklamada, Ayasofya’yı camiden müzeye dönüştüren kararın iptal edildiğini duyurdu.

“Danıştayın gerekçesinde Ayasofya’nın tapu belgesinde cami vasfı ile tescilli olduğu, bunun değiştirilemeyeceği kaydedildi.”

Yine AA’ya göre Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün saat 20.53’te Millete Sesleniş konuşması yapacak.

Danıştay kararı:

Danıştay’ın kararı şöyle:

“Dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı, yukarıda yer verilen mevzuat, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ve AİHM kararları kapsamında değerlendirildiğinde; Ayasofya’nın, statüsü muhafaza edilerek hukuk düzenimizle güvence altına alınan, özel hukuk tüzel kişiliğini haiz mazbut vakıf niteliğindeki Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı’nın mülkiyetinde olduğu, Ayasofya’nın, vakfedenin iradesi gereği sürekli şekilde cami olarak kullanılması için toplumun hizmetine sunulduğu, bedelsiz olarak kamunun istifadesine terk edilmesi yönüyle hayrat taşınmaz niteliği taşıdığı, tapu belgesinde de cami vasfı ile tescilli bulunduğu, Vakıf senedinin, hukuk kuralı etki, değer ve gücünde olduğu, vakfedilen taşınmazın vakıf senedindeki niteliğinin ve kullanım amacının değiştirilemeyeceği, bu hususun tüm gerçek ve tüzel kişilerle birlikte davalı idare için de bağlayıcı olduğu, Devletin, vakıf varlığının, vakfedenin iradesine uygun olarak kullanılmasını sağlama yönünde pozitif yükümlülüğü, vakıf mal ve hakları ile ilgili olarak vakfedenin iradesini ortadan kaldıracak şekilde müdahalede bulunmama yönünde de negatif yükümlülüğünün bulunduğu, kuşkusuzdur.”

(İstanbul’daki Ayasofya’nın Ortaçağ’daki Görkemli Sesi Canlandırıldı)

Dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı, yukarıda yer verilen mevzuat, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ve AİHM kararları kapsamında değerlendirildiğinde; Ayasofya’nın, statüsü muhafaza edilerek hukuk düzenimizle güvence altına alınan, özel hukuk tüzel kişiliğini haiz mazbut vakıf niteliğindeki Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı’nın mülkiyetinde olduğu, Ayasofya’nın, vakfedenin iradesi gereği sürekli şekilde cami olarak kullanılması için toplumun hizmetine sunulduğu, bedelsiz olarak kamunun istifadesine terk edilmesi yönüyle hayrat taşınmaz niteliği taşıdığı, tapu belgesinde de cami vasfı ile tescilli bulunduğu, Vakıf senedinin, hukuk kuralı etki, değer ve gücünde olduğu, vakfedilen taşınmazın vakıf senedindeki niteliğinin ve kullanım amacının değiştirilemeyeceği, bu hususun tüm gerçek ve tüzel kişilerle birlikte davalı idare için de bağlayıcı olduğu, Devletin, vakıf varlığının, vakfedenin iradesine uygun olarak kullanılmasını sağlama yönünde pozitif yükümlülüğü, vakıf mal ve hakları ile ilgili olarak vakfedenin iradesini ortadan kaldıracak şekilde müdahalede bulunmama yönünde de negatif yükümlülüğünün bulunduğu, kuşkusuzdur.”

“Bu durumda, Türk hukuk sisteminde kadimden beri korunarak yaşatılan Vakfa ait taşınmaz ve hakların vakfiyesi doğrultusunda istifadesine bırakıldığı toplum tarafından kullanılmasına engel olunamayacağı, vakıf senedinde sürekli olarak tahsis edildiği cami vasfı dışında kullanımının ve başka bir amaca özgülenmesinin hukuken mümkün olmadığı sonucuna varıldığından, bu hususlar dikkate alınmaksızın Ayasofya’nın cami olarak kullanımının sonlandırılarak müzeye çevrilmesi yönünde tesis edilen dava konusu Bakanlar Kurulu Kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.”

İbadete açılmasına karar verildi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Twitter’da yaptığı açıklamada Ayasofya’nın ibadete açılmasına karar verildiğini duyurdu ve “Hayırlı olsun” notuyla birlikte aldığı karara dair görsel paylaştı.

Kararda Ayasofya’nın Diyanet İşleri Başkanlığı’na devredildiği ve ibadete açılmasına karar verildiği belirtildi.

UNESCO uyarmıştı

Karardan hemen önce, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), Ayasofya’nın statüsüyle ilgili yapılacak bir değişiklikle ilgili kendisine bilgi verilmesi gerektiğini ve bu değişikliklerin Dünya Kültür Mirası Komitesi’nin incelemesine tabi olabileceğini söylemişti.

UNESCO yaptığı açıklamada, Ayasofya’nın müze olarak Dünya Kültür Mirası listesinde yer aldığını ve bunun bazı yükümlülük ve hukuki müeyyideleri beraberinde getirdiğini belirtmişti.

UNESCO, konuyla ilgili kaygılarını Türkiye’ye mektup yazarak birkaç kez dile getirdiklerini, Türk makamlarına bu mekanın evrensel değerine zarar verebilecek bir karar alınmadan önce diyalog başlatma çağrısı yaptıklarını söylemişti.

Ayasofya

Dünyada en çok ziyaret edilen müzeler arasında yer alan Ayasofya; sanat ve mimarlık tarihi bakımından dünyanın en önde gelen anıtlardan biriydi.

6. yüzyılda Doğu Romalı Philon tarafından dünyanın 8. harikası olarak nitelendirilmişti. Bugünkü Ayasofya aynı yerde fakat öncekilerinden farklı bir mimari anlayışla yapılmış olan üçüncü yapı. Bu yapı, İmparator Justinianos tarafından (527-565) dönemin iki önemli Mimarı olan Tralles’li (Aydın) Anthemios ile Miletos’lu (Balat) İsidoros’a yaptırılmıştı. Yapım çalışmaları sırasında iki baş mimar ile birlikte 100 mimar ve her mimarın emrinde 100 işçi çalıştığı kaynaklarda geçiyor.

Yapımına 23 Şubat 532’de başlanmış, 5 yıl 10 ay gibi kısa bir sürede tamamlanarak büyük bir törenle, 27 Aralık 537’de ibadete açılmıştı. 916 yıl kilise olan yapı, 1453 Yılında Fatih Sultan Mehmed tarafından İstanbul’un fethiyle camiye çevrilerek, 482 yıl cami olarak kullanıldı. Atatürk’ün emri ve Bakanlar Kurulu’nun Kararı ile 1935 yılında ise müze olarak kapılarını ziyarete açtı.

Yorumlar
Arkeofili editöryel servisi. İletişim: arkeofili@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login