Arabistan’da Evcil Bir Köpeğin En Eski Kanıtları Bulundu

Araştırmalar, kuzeybatı Suudi Arabistan mezarlık alanında bulunan köpek kemiklerini yaklaşık MÖ 4200 ila 4000 yılları arasına tarihledi.

Suudi Arabistan’ın kuzeybatısındaki El-Ula’nın çorak arazisindeki bu mezar alanı, yer üstüne yapılmış ve görülmesi amaçlanmış. C:

Suudi Arabistan’ın kuzeybatısında çalışan arkeolog ekibi, bölgenin eski sakinlerinin köpek evcilleştirdiğine dair en eski kanıtları ortaya çıkardı.

Keşif, El-Ula Kraliyet Komisyonu (RCU) tarafından görevlendirilen bölgenin büyük ölçekli arkeolojik araştırmaları ve kazı projelerinden birinde yapıldı.

(Arabistan’da 8.000 Yıllık Tasmalı Köpek Resimleri Bulundu)

Araştırmacılar, köpeğin kemiklerini Arabistan’da tespit edilen en eski anıtsal mezarlardan biri olan ve Levant’ın daha kuzeyinde bulunan bu tür mezarlarla kabaca çağdaş olan bir mezarlık alanında buldular.

MÖ 4200 ila 4000 yılları arasına tarihlenen bu kemikler, Arabistan’da bilinen en eski evcil köpeğe ait.

Kanıtlar, mezarın ilk kullanımının MÖ 4300 dolaylarında olduğunu ve Neolitik-Kalkolitik çağda en az 600 yıl boyunca buraya gömü yapıldığını gösteriyor – bu da sakinlerin ortak bir insan, yer ve aralarındaki bağlantı hafızasına sahip olabileceğinin bir göstergesi.

Suudi Arabistan Krallığı Hava Arkeolojisi (AAKSAU) – El-Ula projesi müdür yardımcısı Melissa Kennedy, “Bulduğumuz şey, Orta Doğu’daki Neolitik dönemlere bakış açımızda devrim yaratacak. Bu tür bir hafızaya sahip olmak, insanların akrabalarının nerede gömüldüğünü yüzlerce yıldır biliyor olabileceği – bu bölgede bu dönemde duyulmamış bir şey.” diyor.

AAKSAU yöneticisi Hugh Thomas, “El-Ula, Orta Doğu’da insanlığın gelişimi için ne kadar önemli olduğunu anlamaya başlayacağımız bir noktada.” diyor.

Bir El-Ula kaya sanatı paneli, sığırlarla çevrili bir dağ keçisini avlayan iki köpeği gösteriyor.

Bu keşif, yaklaşık 1.000 yıllık bir farkla Arabistan’da evcilleştirilmiş bir köpeğin en eski kanıtı olma özelliğini taşıyor. Bulgular Journal of Field Archaeology’de yayınlandı.

Suudi ve uluslararası üyelerle birlikte proje ekibi, çalışmalarını MÖ 5. ve 4. bin yıllara tarihlenen ve biri volkanik yaylalarda diğeri çorak arazilerde olmak üzere 130 kilometre uzaklıkta bulunan iki yer üstü mezar alanına odakladı. Bu arkeolojik mezarlar, Arabistan tarihinin o dönemi için benzersiz olarak yer üstündeydi ve maksimum görünürlük için konumlandırılmıştı.

Araştırma ekibi, uydu görüntülerini kullanarak ve daha sonra bir helikopterden hava fotoğrafçılığı yaparak siteleri tespit etti. Saha çalışmaları 2018’in sonlarında başladı.

Bu panelde görülen yıpranma izleri ve üst üste binmeler, kazılan mezar alanlarındaki mezarların tarih aralığı ile eşleşerek, gravürler için Geç Neolitik çağa işaret ediyor.

Volkanik yüksek arazide, altı yetişkin, bir ergen ve dört çocuk olmak üzere 11 insanın kemiklerinin yanı sıra tek bir köpeğin kemiklerinden 26 parça bulundu.

Köpeğin kemikleri, hayvanın insanlarla birlikte orta yaşına veya yaşlılığına kadar yaşadığını düşündüren artrit belirtileri gösterdi. Kemikleri birleştirdikten sonra ekip, bunların çöl kurdu gibi benzer bir hayvandan değil de bir köpekten geldiğini belirledi.

Ekibin zooarkeoloğu Laura Strolin, hayvanın özellikle sol ön bacağından bir kemiği analiz ederek onun gerçekten bir köpek olduğunu göstermeyi başardı. Bu kemiğin genişliği, diğer eski Orta Doğu köpeklerinin aralığı olan 21.0 mm idi. Buna karşılık, o dönemde o bölgedeki kurtların aynı kemikleri 24,7 ila 26 mm genişliğe sahipti.

Köpeğin kemikleri yaklaşık MÖ 4200 ile 4000 yılları arasına tarihlendi.

El-Ula’nın bazalt volkanik yaylalarında Neolitik-Kalkolitik bir mezar alanında bulunan bu sedef kolye, yaprak şeklinde olup, tek delikli ve kazıma bezemeli.

Bölgede bulunan kaya sanatı, Neolitik dönem sakinlerinin dağ keçisi, yabani eşek ve diğer hayvanları avlarken köpek kullandıklarını gösteriyor.

Saha çalışması, volkanik yaylalarda yaprak şeklindeki sedefli bir kolye ucu ve çorak arazide bulunan bir akik boncuk da dahil olmak üzere diğer kayda değer eserleri ortaya çıkardı.

Araştırmacılar, El-Ula’nın, küresel değeri olan verimli bir arkeolojik mirasa sahip, dünyanın bu bölümünde bulunan büyük ölçüde keşfedilmemiş bir alan olduğunu belirtiyorlar.


Royal Commission for AlUla for Saudi Arabia. 24 Mart 2021.

Makale: Thomas, H., Kennedy, M., McMahon, J., Strolin, L., Franklin, D., Flavel, A., … & Swift, L. (2021). Monumentality, Social Memory, and Territoriality in Neolithic–Chalcolithic Northwestern Arabia. Journal of Field Archaeology, 1-21.

Yorumlar
Anadolu Üniversitesi Arkeoloji Bölümü mezunu. İstanbul Üniversitesi Prehistorya Bölümü Yüksek Lisans mezunu. Aynı üniversitede Doktora programında devam ediyor. İletişim: ermanbu@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login