Antik Yunan Tapınaklarında Engelli Erişim Rampaları Vardı

Antik Yunanistan, belki de engelli erişimi ve kapsayıcılığı konusunda da zamanının çok ötesinde hareket etmişti.

Asklepios Tapınağı’nın rekonstrüksiyonunda engelli rampası görülebilir. C: Health and Medicine

Antik Yunanistan, ileri görüşlü fikirlerin birçok örneğine sahipti: demokrasi kavramını icat ettiler ve Batı felsefesinin çoğunun temelini attılar. Görünüşe göre belki de engelli erişimi ve kapsayıcılığı konusunda da zamanlarının çok ötesindelerdi.

Arkeologlar tarafından sıklıkla görmezden gelinse de, birçok antik Yunan tapınağının girişlerine kadar uzanan rampalara sahip olduğu biliniyor. Antiquity dergisinde yer alan yeni bir çalışma, bu rampaların büyük olasılıkla engelli insanların binaya erişmesine yardımcı olmak için kullanıldığını savunuyor.

(Antik Yunan Heykellerinin Penisleri Neden Küçük?)

Bu rampaların ne için kullanıldığını kesin olarak açıklayan özel bir kanıt yok. Bununla birlikte yeni çalışma, hareket bozukluğu olan kişilerin çok olduğu yerlerde görülen rampa sayısındaki yoğunlaşma, antik Yunanların engelli olanların ihtiyaçlarına aktif olarak hitap ettiğini ileri sürüyor.

Araştırmanın baş yazarlarından Dr Debby Sneed, “Antik Yunan, herkese adil davranan ütopik bir toplum değildi.” diyor.

“Antik Yunanların, bu dini mekanları engelliler için erişilebilir hale getirmek için rampalar oluşturarak zamanlarını, paralarını ve kaynaklarını harcamaları bir ‘gereklilik’ değildi. Ancak bu yaptıkları – ve bunu yapmalarını gerektiren sivil haklar mevzuatı olmadan – Antik Yunan toplumunu yeniden değerlendirmemiz ve neyi ve kime öncelik verdiklerini düşünmemiz gerektiğini gösteriyor.”

MÖ 480’lere ait bir amforada, bir savaşçıya veda eden bastonlu bir yaşlı görülüyor. C: Metropolitan Sanat Müzesi

Rampaların özellikle hasta veya engelliler için iyileştirici anıtlar olarak hizmet veren tapınakların çoğunda bulunabilmesi oldukça dikkat çekici, bu nedenle kolay erişim öncelikli endişeydi. Bu kutsal alanlarda, engelli insanların Yunan tıp, şifa ve doktor tanrısı Asklepios’tan iyileşmeyi istedikleri biliniyor.

MÖ 4. yüzyılda inşa edilmiş antik Yunan kenti Korint’te Asklepios’a ithaf edilen bir anıtta, insanların kendi uzuvlarını iyileştirmek için çok sayıda uzuv figürlerini tanrıya adak olarak bıraktığı biliniyor.

Bir başka büyük şifa mabedi olan Epidaurus’daki Asklepios Kutsal Alanı, MÖ 370’de başlayan tadilatlar sırasında dokuz yapı üzerine kurulmuş en az 11 taş rampaya sahipti.

Dr. Sneed’e göre, sakatlık da Antik Yunanistan mitolojisinde yer edinmişti. Olymposlu demircilik ve taş duvarcılık tanrısı Hephaestus’un, engelli bir bacakla doğduğu ve gevşek bir şekilde yürüdüğü söyleniyor. Hephaestus bu engelliliği için bazı düşmanlıklarla karşılaşsa da, antik Yunanların efsanelerinde bu konudan çekinmediğini gösteriyor.

Dr Sneed, “MÖ 4. yüzyılda ismini bilmediğimiz bir adam, sağlık yardımı sahtekârlığı suçlamalarına karşı kendisini savunmuştu. Eski Atina’da bir engelli emeklilik sistemi vardı – engelli olmanız ve engelli olmanızın bir sonucu olarak çalışamıyorsanız, şehirden bakım alma hakkınız vardı. İki koltuk değneği yardımıyla yürüdüğünü söyleyen bu adam, ona ihtiyaç duymamakla suçlanıyor ve bu suçlamaya karşı yaptığı tüm savunma bugün elimizde.” diyor.

Bunu, sakatlık belirtileri gösteren yaşlıların ve baston kullanan insanların resimlerini içeren Antik Yunan çanak çömleklerinde de görüyoruz. Gerçekten de, Amphipolis’teki Klasik dönem mezarlığında yapılan bir arkeolojik araştırma, orada gömülen insanların çoğunda eklemlerin ağrımasına ve sertleşmesine neden olan bir durum olan osteoartrit olduğunu gösteriyordu.

“Aydınlatılmamış” antik dünyanın engelli kişilere karşı her zaman sosyal dışlama muamelesi yaptığını varsaymak kolay. Bununla birlikte, aksine, bu bulgular, birçok engelli insanın çok fazla sosyal dışlanma ile karşılanmadığı iddiasını ortaya koymak için kullanılabilir.”

“Bu, eski toplumların sadece engelli topluluk üyelerinin ihtiyaçlarına aktif ve bilinçli bir şekilde dikkat çekmekle kalmayıp aynı zamanda belirli alanları daha kapsayıcı hale getirmek için bazen önemli miktarda kaynak ve emek harcamaya karar verdiklerini göstermek zorunda olduğumuz en eski kanıt.”


IFL. 21 Temmuz 2020.

Makale: Debby Sneed. 2020. The architecture of access: ramps at ancient Greek healing sanctuaries. Antiquity.

Anadolu Üniversitesi Arkeoloji Bölümü mezunu. İstanbul Üniversitesi Prehistorya Bölümü Yüksek Lisans mezunu. Aynı üniversitede Doktora programında devam ediyor. İletişim: ermanbu@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login