Vezüv Yanardağı Kafaları Patlattı ve Vücutları Buharlaştırdı

MS 79 yılında iki gün boyunca patlayan Vezüv Yanardağı, Pompeii ve Herculaneum kentlerini küllere boğdu ve binlerce insan öldü. Yeni bir araştırma, birçok insanın, volkanın yoğun ısısından dolayı vücut sıvısının ani buharlaşması ile kafataslarının patlamış olabileceğini ileri sürüyor.

Herculaneum kurbanlarının kafataslarında kırmızı ve siyah mineraller tespit edildi. C: Petrone, et al. PLOS ONE, 2018

Pierpaolo Petrone liderliğindeki araştırma ekibi, Herculaneum’daki kıyı evlerinde bulunan sayısız iskeletin, gizemli kırmızı ve siyah mineral kalıntılarıyla kaplı olduğunu ortaya çıkardı. Kütle spektrometresi ve mikrospektroskobi ile çalışan ekip, kalıntıların aşırı sıcaklığa maruz kalan insan kanından orataya çıkan demir olduğunu söylüyor.

Yaklaşık 140 iskeletin bulunduğu Herculaneum’daki kayık evler, 20 metre volkanik tortuların altına gömüldüğü için 1980’lerin sonuna kadar kazılamadı. Bu iskeletler laboratuvar analizi için oradan çıkarıldı ve bugün turistlerin incelediği bedenler aslında fiberglas canlandırmalar.

(Pompeii’de Tıpkı Günümüzdeki Gibi Trafik Sıkıntısı Vardı)

Herculaneum’un iskelet kalıntıları ile ilgili yapılan önceki çalışmalar, antik diyet ve hastalıkları anlamakla üzereneydi. Antropolog Sarah Bisel tarafından yapılan önceki araştırmaya göre, buradaki insanların sahip olduğu mükemmel dişler, çürüğe neden olan gıdaların az tüketildiğini gösteriyordu. Bu, yanardağ nedeniyle sudaki doğal florürün bir sonucu olabilirdi.

İncelenen insanların yaklaşık yarısının bir miktar osteoartriti (kireçlenmesi) vardı, ancak diğer birçoğu çocukluk hastalıkları geçirmişti veya kıtlıktan muzdaripti. Antropolog Luigi Capasso’nun yaptığı başka bir çalışma ise, muhtemelen iç mekanda pişirmenin neden olduğu solunum yolu enfeksiyonlarına dair kanıtlar göstermişti. Herculaneum’daki birçok insan deniz ürünleri yerken, diyetleri çoğunlukla karasal et ve karbonhidratlara dayanıyordu.

(Pompeii’den Kaçarken Kafasına Taş Düşmüş İskelet Bulundu)

2001 yılında Petrone ve meslektaşları, Herculaneum’daki kurbanların vücut duruşlarından yola çıkarak, Pompeii’dekiler gibi zehirli gazlar veya kül tarafından boğularak değil, termal şoktan dolayı öldüğünü öne sürdü. Bu çok kısa makalede, şiddetli şok kaynaklı ani ölümün kanıtı olarak, vücut parçalarının yanı sıra kömürleşmiş kemiklerin kıvrımı da vardı. Bu durumda yaşamsal aktivite, bilinçli reaksiyon süresinden daha kısa bir zaman dilimi içinde durur. “Yumuşak dokuları buharlaştı ve sıcaklık on dakikalar sonra düştü ve artık yumuşak dokunun kaybolma süreci durdu.”

Bu yetişkin erkek iskeleti, Vezüv Yanardağı’ndaki patlamadan kaynaklı oluşan kül yatağında bulundu. C: Petrone, et al. PLOS ONE, 2018

Yeni makale, hem analizin kapsamını, hem de termal hasarın boğulma kadar önemli olduğunu öne sürmek için üzerinde çalışılan kişilerin sayısını önemli ölçüde genişletti.

Kazılar sırasında ilk olarak kemiklerin üzerinde ve volkanik kül içinde gizlenmiş gizemli kırmızı ve siyah kalıntılar dikkati çekti. Bu kalıntıların bir kısmı madeni paraların ve diğer metal nesnelerin yakınında bulunurken, bazıları da kafatasları içinde ve herhangi bir eserin yakınında olmayan diğer kemiklerde bulundu.

Araştırmacılar, Herculaneum’daki 103 örnekte demir varlığını araştırdı ve bunların 22’si Raman mikrospektroskopisi kullanılarak demir ve kan ürünlerinin kanıtlarını araştırmak için incelendi. Bu kemiklerin çoğunun kırılmış olması, aynı zamanda kemik dokusunun patlamasına ve çatlamasına neden olan yüksek ısıyı da düşündürmekteydi.

(Pompeii’de Çalışan Seks İşçilerinin Hayatı Nasıldı?)

Analizden elde edilen sonuçlar, kafatasında ve diğer kemiklerde bulunan kırmızı kalıntılarda demir olduğunu ortaya çıkardı.

Araştırmacılar, “Bu bulgular, aşırı derecede yüksek demir içeriğinin, volkanik kül veya diğer volkanik ürünlere atfedilemeyeceğine ve bunun da kurbanların vücut sıvılarından kaynaklandığını gösterdi.” diyor.

Bu örneklerin birkaçının analizi, ayrıca birçok kaplanmış numuneden alınan kırmızı noktaların demir içeren bileşiklerin karakteristik özelliklerini açıkça gösterdiğini doğruladı. Her ne kadar bu örnekler insan kanı ile uyumlu olsa da, analizler kesin olarak doğrulanmadı.

Morfolojik ve mikroskobik analizleri göz önünde bulunduran araştırmacılar, “şu andaki çalışmada, kurbanların iskeletlerinin dikkatli bir şekilde incelenmesinin, kafatasının çatladığını ve patladığını ve kafatası açıklıklarındaki siyah sızıntılarla ilişkili dış ve iç yüzeyin karardığını ortaya koyuyor. Bu tür etkiler, ısıya doğrudan maruz kalmanın ve beyin taşkını tarafından tetiklenen kafatası içi buhar basıncındaki artışın, olası sonuç olarak kafa patlamasının birleştirilmiş bir sonucu olarak görünüyor.” diyor.

Yani, kafatasının içinde yükselen basınç, yoğun ısının artması sonucu beyinlerin kaynamaya başlamasına ve kafataslarının patlamasına neden olarak, Herculaneum kayık evlerinde barınan çok sayıdaki insanın ani ölümüne yol açmıştı.

“Bu bulgular, arkeolojik araştırmalar sırasında biyoantropolojik ve tafonomik kanıtların kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesine duyulan ihtiyacı vurguluyor.”


Forbes. 8 Ekim 2018.

Makale: Petrone, P., Pucci, P., Vergara, A., Amoresano, A., Birolo, L., Pane, F., … & Graziano, V. (2018). A hypothesis of sudden body fluid vaporization in the 79 AD victims of Vesuvius. PloS one, 13(9), e0203210.

Anadolu Üniversitesi Arkeoloji Bölümü mezunu. İstanbul Üniversitesi Prehistorya Bölümü'nde yüksek lisans yapıyor. İletişim: ermanbu@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login