Gizemli Firavun Heykelinin Başı Keşfedildi

Mısır bilimciler, tarihin en ünlü firavunlarından biri, aynı zamanda da Mısır’ın ilk kadın firavunu olan Hatşepsut’un bir tasvirini keşfetti.

Eserin ön yüzü.
C: The Egypt Centre, Swansea University

Swansea Üniversitesi’nden Mısır bilim okutmanı Dr. Ken Griffin Mısır Merkezi depolarından öğrencilere eserleri dokunarak inceleme izni verildiği özel oturum için seçilen bir obje üzerinde tarihin en ünlü firavunlarından biri, aynı zamanda da Mısır’ın ilk kadın firavunu olan Hatşepsut’un bir tasvirini keşfetti.

Swansea Üniversitesi’nde Mısır Bilim okuyan öğrencilere orijinal Mısır eserlerini dokunarak inceleme fırsatı sunuluyor. Üniversite’nin Klasikler, Antik Tarih ve Mısır Bilimi Bölümü’nden Dr. Kenneth Griffin Mısır Sanatı ve Mimarisi dersi için gerçekleştirilen böylesi bir dokunarak inceleme oturumu sırasında, seçilen objelerden birinin daha önce düşünüldüğünden çok daha ilginç olduğunu fark etti.

Birbirine yapıştırılmış düzensiz şekilli iki kireçtaşı parçasından oluşan ve yirmi yılı aşkın süredir depoda tutulan bu obje yalnızca eski siyah beyaz bir fotoğrafa dayanılarak özel oturum için seçilmiş.

(Mısır’ın İlk Kadın Firavununu Tarihten Silmeye Çalışmışlar)

Objenin ön yüzünde, yüzü ne yazık ki kayıp bir figürün başı tasvir ediliyor, figürün hemen arkasında ise yelpazenin bir kısmı görülüyor. Başın yukarısında hiyeroglif izleri de bulunuyor. İkonografik olarak incelendiğinde, alnında uraeus’un (kobra) bulunması bu figürün bir Mısır hükümdarını simgelediğini gösteriyor. Peki, bu gizemli firavun kim ve parçalar hangi döneme ait?

Üniversitenin Mısır Merkezi kapsamında yapılan araştırma objenin menşeine veya bulunduğu yere dair bir bilgi sunamadı. Swansea’ya 1971’de İngiliz kökenli ispençiyari girişimci Sir Henry Wellcome’a (1853-1936) ait eserlerin dağıtılması sonucunda geldiği biliniyor. Arka yüzdeki kesik izleri 5cm’den az kalınlığa sahip bu parçaların bir tapınak veya mezar duvarından alınmış olduğunu gösteriyor.

Çeşitli vesilelerle çok kez Mısır’da bulunmuş Dr. Griffin, Deir el- Bahari’de (Luksor) Yeni Krallığın yükseliş döneminde inşa edilmiş Hatşepsut tapınağındaki rölyeflerle benzerliğinden parçalardaki ikonografiyi hemence tanımış. Özellikle saçın şekli, dönen uraeus figürlü saç bandı ve yelpazedeki süslemeler Deir el-Bahari’de oldukça yaygın.

Daha da önemlisi, başın üzerindeki, tapınağın herhangi bir yerinde görülebilecek basmakalıp bir metnin parçası olan hiyerogliflerde dişil zamirler bulunuyor, bu da figürün kadın olduğunun apaçık bir göstergesi.

Hatşepsut On Sekizinci Hanedan’ın (1478- MÖ 1458) beşinci firavunu ve firavunluk makamına erişmiş bir avuç kadından biriydi. Saltanatının erken dönemlerinde uzun elbiseli bir kadın figürü olarak tasvir edilirken, zamanla kendisine daha maskülen nitelikler atfedilmiş. Bu doğrultuda, sakallı olarak betimlendiği de biliniyor. Saltanatı boyunca ülkede barış ve bolluk hüküm sürmüş bu da Hatşepsut’un tüm Mısır boyunca anıtlar inşa ettirmesine fırsat tanımıştı. Hatşepsut kültünü kutlamak ve yaşatmak için inşa edilmiş Deir el-Bahari’deki anıtsal tapınağı Mısır mimarisinin bir şaheseri olarak kabul ediliyor.

Tapınağın bulunduğu alandan, tapınak 1902-1909 yılları arasında Mısır Keşif Fonu (günümüzde Mısır Keşif Derneği) tarafından kazılmadan önce, on dokuzuncu yüzyılın sonlarında çok sayıda parça alınmış. Tapınak, 1961 yılından bu yana ise Polonya-Mısır Arkeoloji Projesi kapsamında kazılıyor, restore ediliyor ve kayda alınıyor.

(Kadın Firavun Hatşepsut’un Tapınağının Temelindeki Eşyalar Bulundu)

Ancak, bu değerli buluşun gizemi burada sonlanmıyor. Üst parçanın arkasında, kısa sakallı bir adam tasviri bulunuyor. Başta bu tasvire dair herhangi bir açıklama getirilememişti, ancak şimdi, üst parçanın yakın geçmişte alt parçanın yüzünü tamamlamak için yerinden çıkarılıp yeniden oyulduğu ortaya çıkarıldı. Parçanın alttaki figüre yerleştirilmesi, üstteki parçada görülen olağandışı kesiği de açıklıyor. Bunun, bir antikacı, müzayedeci ve hatta eski sahibi tarafından objenin değerini ve albenisini artırmak için yapılmış olması muhtemel. Parçaların birbirlerine yapıştırılarak şu an oldukları duruma ne zaman getirildiği ise hala bilinmiyor.

Bu eserin Deir el-Bahari’den getirilmiş olması büyük bir ihtimal, ancak durumun netlik kazanması için daha fazla araştırmaya ihtiyaç var. Böylelikle, parçaların tam olarak hangi noktadan getirildiği belirlemek bile mümkün olabilir.

Obje son derece önemli olduğundan, Hatşepsut başı Mısır Merkezi’ndeki Yaşam Evi’nde göze çarpan bir noktada sergileniyor, böylece merkeze gelen ziyaretçilere rölyefi yakından inceleme fırsatı tanınıyor.

Dr. Griffin, “Mısır Merkezi harika bir kaynak ve öğrencileri Swansea Üniversitesi’nde Mısır Bilimi okumaya teşvik eden en büyük faktörlerden biri olduğu kuşkusuz” diyor.

“Objenin Hatşepsut’un bir tasvirini barındırdığını belirlenmesi öğrenciler arasında büyük bir heyecan yarattı. Böylesi bir keşfin yapılması dokunarak inceleme oturumlarının sayesinde oldu.”

“Bu oturumlar, daha önce Mısır’a hiç gitmemiş öğrencilerimize Mısır’ı getiriyor.”


Science Daily. 23 Mart 2018. Swansea University.

Ege Üniversitesi Mütercim Tercümanlık bölümü mezunu. Arkeoloji ve özellikle sanat tarihini çok seviyor. Bu alanda akademik bir kariyer hedefliyor.

You must be logged in to post a comment Login