Çayönü ve Çatalhöyük’te Dünyanın En Eski Balmumu Kalıntısı Bulundu

Avrupa, Anadolu, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da bulunan seramikler üzerinde yapılan kimyasal analizler, insanların 8,500 yıldır bal arılarından faydalandığını ortaya koydu. Arı ürünü kullanımına dair en eski kanıtlar Çayönü ve Çatalhöyük’te bulundu.

Nature dergisinde birçok uluslararası arkeolog ve araştırmacının işbirliğiyle yayımlanan makalede, MÖ 7,000 ila 2,000 yıllarına tarihlenen seramik kapların kil yapısı içinde kalmış yağ kalıntıları incelendi ve balmumu kalıntıları bulundu. Bristol Üniversitesi’nden Richard Evershed’in 20 yıldan uzun süredir yürüttüğü çalışmalar kapsamında, Eski Dünya’daki 150 arkeolojik yerleşimden 6,400’ün üstünde seramik parçası analiz edildi.

Evershed, “Antik Mısır duvar resimleri ve tarihöncesi kaya sanatı, insanın bal arılarıyla olan ilişkisinin binlerce yıl geriye gittiğini düşündürse, bizim araştırmamızın öncesinde bu ilişkinin ilk olarak nerede ortaya çıkığı bilinmiyordu” dedi. Arılar arkalarında fosil kanıtlar bırakmadığı için, son 10,000 yıldır ekolojik olarak görünmezdi.

Fransa, Cévennes’deki içi boş bir kütük kovan, bal arısı kovanlarındaki dairesel kovan mimarisini gözler önüne seriyor. Görsel: Eric Tourneret

Araştırmacılar balmumunun ayırt edici kimyasal izlerini Neolitik Avrupa, Anadolu, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da keşfetti. Bu da arı ürünlerinin yaygın bir coğrafyada kullanıldığını gösteriyor. Balmumu kalıntıları İngiltere’nin güneyinden Danimarka’ya, Balkanlar’dan Cezayir’e kadar geniş bir alanda bulundu.

“Arı ürünlerinden sürekli olarak, özellikle MÖ 7000’den sonra bazı bölgelerde yaygın olarak faydalanılıyordu. Bu arı ürünlerinin büyük ihtimalle çeşitli teknolojik ve kültürel işlevleri vardı” diyor Evershed

Araştırmanın ilk yazarı kimyager Mélanie Roffet-Salque “Bal, arı kullanımının en aşikar nedeni olabilir. Tarihöncesi insanlar için bal nadir bir tatlandırıcı olurdu. Fakat baldan bağımsız olarak balmumu da farklı teknolojik, ritüel, kozmetik ve tıbbi amaçlar için kullanılmış olabilir, örneğin geçirgen seramik kapları su geçirmez yapmak için” diyor.

En Eski Balmumu Çatalhöyük ve Çayönü’nde

Dünyanın en eski balmumu kanıtları Anadolu’daki MÖ 7. binyıla tarihlenen Neolitik yerleşimlerde, Çayönü ve Çatalhöyük’te bulundu. Anadolu aynı zamanda Mezopotamya’yla birlikte ilk çanak-çömleğin görülmeye başladığı bölge.

Araştırmaların çoğu yemek pişirmek için kullanılan küre şekilli kaplar ya da kaseler üzerinde yapıldı. Kapların çoğunda domuz ve geviş getiren hayvan yağları bulunması da pişirme amaçlı kullanıldıkları görüşünü destekliyor.

Levant’tan incelenen 380’den fazla kapta balmumu kalıntılarına rastlanmadı. Fakat toplamda da sadece 34 kalıntının bulunmuş olması Levant’taki korunma oranlarının genel olarak daha düşük olduğunu düşündürüyor.

Doğu Anadolu’a MÖ 7. binyıla (MÖ 7000-6000) tarihlenen Çayönü’nden incelenen 83 kabın 2’sinde balmumu kalıntısı bulundu. Kapların birinde düşük, diğerinde ise yüksek oranda ve memeli hayvan yağıyla karışmış şekilde balmumu kalıntısı keşfedildi.

Çayönü bu araştırmada balmumu tespitinin doğudaki sınırını oluşturdu. Aynı zamanda Çayönü, erken Neolitik çiftçilerin bal arılarından faydalandığına dair en eski ve tartışmasız kanıtları sağlayan yerleşim oldu.

Orta Anadolu’da, başlıca Çatalhöyük’ten gelen 650 kabın incelemesinde fazlaca hayvansal yağ bulunsa da, sadece 1 adet kapta muhtemel balmumu kalıntıları bulundu. Çatalhöyük’teki bir duvar resminde bal arısı kovanına benzer şaşırtıcı bir betimin olması buradaki olası ve bal ve balmumu kullanımına işaret ediyor olabilir. Çatalhöyük’teki kanıtlar Çayönü’nden daha eskiye tarihleniyor olsa da, Çayönü’ndeki kanıtların çok daha kesin olması Çayönü’nü dünyada arı ürünlerinin kullanıldığı kanıtlanan en eski yerleşim yapıyor.

Kuzeybatı Anadolu’dan incelenen yaklaşık 570 pişirme kabının, 4’ünde balmumu kalıntıları keşfedildi. Balmumu bulunan seramikler Aşağıpınar ve Toptepe’den geliyordu ve MÖ 5500-5000’e tarihleniyordu.

Görsel: Shutterstock

Avrupa’da Balmumu Kalıntıları

Neolitik insanlar tarafından bal arısı kullanımına dair en bol kanıt ve en yüksek balmumu kalıntısı oranı Balkan Yarımadası’nın geri kalanından geldi ve MÖ 5500-4500 arasına tarihlendi. Yunanistan’daki yerleşimlerde ise arı ürünleri kullanımının MÖ 5800-3000 yılları arasında süren uzun bir gelenek olduğu görüldü. Balkan Yarımadası’ndan incelenen 1,915 Neolitik seramiğin 473’ünde hayvansal yağ bulundu. Bu hayvansal yağ bulunan 473 kaptan %5.5’inde balmumu kalıntısı bulundu.

Avusturya ve Almanya’daki tarihöncesi insanlar MÖ 5500’den itibaren arı ürünleri kullanıyorlardı. Fransa’da isa balmumu kalıntıları MÖ 4500’den itibaren bulundu. Güney İngiltere’den 7 seramikte balmumu kalıntısı bulunurken, balmumu kalıntılarının kuzeydeki limiti Danimarka oldu.

Fakat iklim arıların Kuzey Avrupa’ya yayılmasını engelledi. İrlanda, İskoçya ve Kuzey İskandinavya’dan 1,200 seramiğin hiç birinde balmumuna rastlanmadı. Roffet-Salque “57. enlemin üstünde hiçbir seramikte balmumu kalıntısı bulamadık, ve bulmak için gerçekten uğraştık. Bir sürü lipid ve hayvansal yağ bulduk ama balmumu yoktu” diyor. Araştırmacıya göre 57. enlemin üstü arılar için çok soğuk olmuş olabilir, yani bu bal arılarının tarihöncesindeki doğal sınırıydı.

Arıcılık Yapılıyor Muydu?

Araştırmacılara göre, bal arılarının Neolitik çiftçi toplumlarıyla olan yakın bağlantısı, bal arıların evcilleştirilmesinin ve arıcılığın başlangıcı için de kanıt sağlayabilir.

Fakat araştırmacılar, bu tarih öncesi insanların sadece doğadaki kovanlardan bal mı topladığını, yoksa arıcılık mı yaptığını bilemiyor. Roffet-Salque “Bir arı kovanının bakmı çok zor değil, fakat Neolitik çiftçilerin bunu yaptığını kanıtlamanın bir yolu yok” diyor.

Fakat 2010 yılında İsrail’de MÖ 1,000’e tarihlenen kilden yapılmış arı kovanları keşfedildi. Mısır’da da MÖ 4,400 yılından bir mezarı duvar resimlerinde hem arıcıların hem de kovanların betimleri bulunuyor.

Roffet-Salque bu seramiklerin gösterdiğinden daha önceki zamanlarda da insanların bal ve balmumu kullanmış olabileceğini, fakat bu insanların arkalarında bir kayıt bırakmadığını söyledi.

Discovery News, LiveScience
Roffet-Salque, Mélanie et al. 'Widespread Exploitation Of The Honeybee By Early Neolithic Farmers'. Nature 527.7577 (2015): 226-230

Robert Kolej’de okuduktan sonra, Kanada-McGill Üniversitesi’nde Antropoloji ve Klasik Tarih bölümlerini bitirdi. Halen Koç Üniversitesi’nde Tarihöncesi Arkeoloji alanında yüksek lisansına devam ediyor ve İstanbul’daki Pera Müzesi’nde koleksiyon sorumlusu olarak çalışıyor. İletişim: ayse.bursali@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login