Günümüz İnsanını MÖ. 10.000’e Gönderen Sosyal Deney İngiltere Televizyonunda

İngiltere’de bir televizyon programı, günümüz insanlarının MÖ. 10.000 yılındaki koşullar altında yaşama çabasını ekranlara taşıyor. 10.000 BC (Milattan Önce 10.000) isimli televizyon programında, İngiliz Channel5 kanalı, 20 insanı bir sosyal deneyin parçası olarak vahşi hayatta Taş Çağı koşullarında yaşamaya yolladı. Doğada, teknolojiden uzakta yaşamak konusunda çok fazla fikri ya da deneyimi olmayan bu “21. Yüzyıl insanları”na hayatta kalabilmeleri için Klint Janulis isimli bir arkeolog yardımcı oluyor. Programın ilk bölümü 2 Şubat’ta yayınlandı bile.

Dizi Bulgaristan’da avlanmanın serbest olduğu bir ormanda çekiliyor. Bu bölgenin tarih öncesi İngiltere’yle aynı çevre koşullarına sahip olduğu düşünülüyor. Geçtiğimiz Ekim’de bu 21. Yüzyıl insanları, 8 hafta boyunca avcılık ve toplayıcılık yaparak hayatlarını sürdürmeleri amacıyla ormana bırakıldı. Fakat fragmandan da görüldüğü üzere işler hiç de beklendiği gibi gitmedi.

Başlangıç için katılımcılara barınaklar, yeni öldürülmüş bir geyik, çakmak taşı, kurutulmuş meyveler ve yemişler, tuz ve bir temiz su kaynağı verildi. Daha sonra yapımcılar bu insanları, su geçirmez kaplar, deriden ve kürkten yapılmış Taş Çağı kıyafetleri verip Bulgaristan’da kameralar konulmuş bir alanda bıraktı. Bir sağlık ekibi de 24 saat hazırda bekledi.

Bütün sosyal düzenin çökmesinden önce – ki durum birinin kapı önüne dışkısını bırakmasına varacak kadar vahimleşmiş – ilk iş Janulis tarafından verilen geyiğin derisinin yüzülmesiydi. Bunun için kurulan 4 kişilik komite ilk başta çakmak taşı aletlerin hangi tarafıyla deriyi yüzeceklerini anlayamadıysa da bu iş ve ateş yakılması etkili ve sakin bir şekilde halledildi.

Sivrisinekler ortaya çıkan problemlerin en küçüğüymüş gibi görünüyordu. 2 saat içinde 65 yaşındaki en yaşlı yarışmacı, sağlık ekipleri tarafından götürüldü, bir diğeri de ikinci günde ayrıldı. ikinci günden sonra Arkeolog Janulis de katılımcıları yalnız bıraktı.

Dahası, ilk geceden verilen geyik leşi ve katılımcılara verilen kürkten kıyafetler, havanın beklenenden daha sıcak olmasıyla larvalarla doldu ve her tarafta kurtçuklar ve sinekler çıktı. Bunun üzerine katılımcılara tarih öncesi olmayan battaniyeler verildi. Fakat gerçek taş devri insanlarının bu larvaları yiyecek olarak kullanacağı düşünülüyor. Ağaçlardan kokuşmuş etler sarkarken bir katılımcı neyin çamur neyin çürümüş et olduğunu ayırt edemediklerinden yakınıyordu. Başka biri de larvaları ayıklayıp etleri tekrar kurumaya bırakıyordu.

Yani şu ana kadar programın en çok gösterdiği şey, günümüz insanlarının doğada yaşamalarına yardım edecek becerilere sahip olmadığı. Belki de geçen bin yıllarda kazandığımız kadar beceriyi de kaybetmişiz?

Dizi her şeyin tam olarak tarih öncesi olmadığı konusunda da dürüst davranıyor. Arkeolog Klint Janulis’in yardımcı olması da bu konulardan biri. Eski bir asker olan Janulis, avlanma, ısınma ve sağlıklı kalma konularında yardımcı oldu. Janulis, televizyonda dizi için gönüllüler arandığını duyduğunda bunun modern insanın doğada yaşamaya nasıl uyum sağlayacağını görmek için iyi bir fırsat olduğunu düşünmüş. Dizi boyunca da katılımcıların nasıl yiyecek topladığı ve avları takip ettiği üzerine veri toplamış. Kendi araştırmaları da bu konu üzerine olduğu için, katılımcılara hayvanları ve balıkları tuzağa düşürmek konusunda beceriler öğretmiş.

Janulis neredeyse her şeyin Taş Çağı’yla aynı olduğunu söyledi. Çizmeler ise bir istisna çünkü taş çağı insanlarının dağ taş yürümeye alışık ayakları vardı. Janulis, eğer bu 21. yy insanlarına çizme vermezlerse insanların ayakları kanayacağı için bütün programın alt üst olacağından korktuklarını söyledi. En büyük zorluğun ise hava koşulları olduğunu söyledi, çünkü soğukta insanın yaktığından daha çok kalori alması oldukça zor oluyor.

Katılımcıların yarısının kadın olduğu dizide, eski bir erkek modelinden, Tanrı’yla direk bağı olduğunu düşünen bir kadına, bir satış temsilcisinden görücü usulü evlenmiş bir ev kadınına toplam 20 farklı kişi var. Birkaçının avcılık ve okçuluk tecrübesi varsa da, hiç deneyimi olmayan kişiler de var.

Robert Kolej’de okuduktan sonra, Kanada-McGill Üniversitesi’nde Antropoloji ve Klasik Tarih bölümlerini bitirdi. Halen Koç Üniversitesi’nde Tarihöncesi Arkeoloji alanında yüksek lisansına devam ediyor ve İstanbul’daki Pera Müzesi’nde koleksiyon sorumlusu olarak çalışıyor. İletişim: ayse.bursali@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply