Yünlü Gergedanların Yok Oluş Sebebi İnsanlar Değildi

Yapılan araştırma, yünlü gergedanların neslinin tükenmesinin farklı bir nedeni olabileceğini buldu: iklim değişikliği.

Sibirya’da keşfedilen, Sasha adında bir bebek yünlü gergedanın yeniden inşa edilmiş kalıntıları. C: Albert Protopopov

Son buzul çağının sonunda yünlü mamut, mağara aslanı ve yünlü gergedan gibi tarih öncesi megafaunanın yok oluşu, genellikle insanların dünyaya yayılmasına bağlandı.

Aşırı avlanma, gerçekten de bazı türlerin yok oluşuna yol açmış olsa da, Current Biology dergisinde yayımlanan bir araştırma, yünlü gergedanların neslinin tükenmesinin farklı bir nedeni olabileceğini buldu: iklim değişikliği.

(Nesli Tükenmiş Yünlü Gergedan Yeniden Yapılandırıldı)

Bu megaotçulların 14’ünden antik DNA’yı dizileyen araştırmacılar, yünlü gergedan popülasyonunun, soğuğa adapte olmuş türler için sıcaklıkların muhtemelen çok yükseldiği Sibirya’da, ortadan kaybolmadan sadece birkaç bin yıl öncesine kadar sabit ve çeşitli kaldığını keşfettiler.

Araştırmanın baş yazarı, evrimsel genetik profesörü Love Dalén, “Önceden insanların kuzeydoğu Sibirya’da 14.000 veya 15.000 yıl önce, yünlü gergedanların neslinin tükendiği sırada ortaya çıktığı düşünülüyordu. Ancak son zamanlarda, en ünlüsü yaklaşık 30.000 yıllık olan çok daha eski insan yerleşim yerlerine ilişkin birkaç keşif yapıldı.” diyor.

Edana Lord laboratuvarda yünlü gergedan DNA’sını örnekliyor. C: Marianne Dehasque

“Bu nedenle, yünlü gergedanların neslinin tükenmesine yönelik gelişmeler, bölgedeki insanların ilk ortaya çıkışıyla pek örtüşmüyor. Aslında, bu dönemde nüfus büyüklüğünde artışa benzeyen bir şey görüyoruz.”

Araştırmacılar, Sibirya’daki yünlü gergedan popülasyonunun büyüklüğü ve kararlılığı hakkında bilgi edinmek için 14 bireyin doku, kemik ve saç örneklerinden DNA’yı inceledi.

(‘Sibirya Unicorn’u 39.000 Yıl Önceye Kadar Yaşıyordu)

Araştırmanın ortak yazarı Edana Lord, “Zamanda geriye bakmak ve popülasyon boyutlarını tahmin etmek için eksiksiz bir nükleer genomu diziledik ve ayrıca dişi etkili popülasyon boyutlarını tahmin etmek için 14 mitokondriyal genomu diziledik.” diyor.

Araştırmacılar, bu genomların heterozigotluğuna veya genetik çeşitliliğine bakarak, yok olmalarından on binlerce yıl öncesindeki yünlü gergedan popülasyonlarını tahmin edebildiler.

Yünlü gergedan iskeleti. C: Fedor Shidlovskiy

Doktora sonrası araştırmacı olan Nicolas Dussex, “Nüfus büyüklüğündeki değişiklikleri ve tahmini soy içi çiftleşmeleri inceledik. Yaklaşık 29.000 yıl önce soğuk bir dönemin başlangıcında nüfus büyüklüğündeki artıştan sonra, yünlü gergedan popülasyon büyüklüğünün sabit kaldığını ve o dönemde soy içi çiftleşmenin düşük olduğunu gördük.” diyor.

Bu istikrar, insanların Sibirya’da yaşamaya başlamasından çok sonrasına kadar sürdü. Bu da yünlü gergedanların avlanma nedeniyle neslinin tükenmesi durumunda beklenebilecek düşüşler ile uyuşmuyordu.

Lord, “İlginç olan da bu. Aslında 29.000 yıl öncesinden sonra nüfus büyüklüğünde bir azalma görmüyoruz. Baktığımız veriler yalnızca 18.500 yıl öncesine, yani nesillerinin tükenmesinden yaklaşık 4.500 yıl öncesine kadar gidiyor. Bu nedenle bu boşlukta bir yerde düşüşe geçtiklerini işaret ediyor.” diyor.

DNA verileri ayrıca yünlü gergedanların daha soğuk havaya uyum sağlamasına yardımcı olan genetik mutasyonları ortaya çıkardı. Ciltteki ılık ve soğuğu algılamak için bir tür reseptör olan bu mutasyonlardan biri, yünlü mamutlarda da bulundu.

Bunun gibi uyarlamalar, özellikle soğuk kuzeydoğu Sibirya iklimine uygun olan yünlü gergedanın, Bølling-Allerød interstadial olarak bilinen ve son buzul çağının sonlarına doğru neslinin tükenmesiyle aynı zamana denk gelen kısa bir ısınma dönemi nedeniyle sayılarının azalmış olabileceğini düşündürüyor.

Lord, “İnsanların bir doğal ortama girer girmez her şeyi ele geçirmesine odaklanıyor ve bunun yerine megafaunal yok oluşlarda iklimin rolünü aydınlatmak fikrinden uzaklaşıyoruz. İnsan müdahalesini göz ardı edemesek de, yünlü gergedanların neslinin tükenmesinin daha çok iklimle ilgili olduğunu düşünüyoruz.” diyor.

Araştırmacılar ilerde, diziledikleri son genom ile yok oluşları arasındaki 4.500 yıllık önemli boşlukta yaşamış tüylü gergedanların DNA’sını incelemeyi umuyorlar.

Dalén, “Şimdi yapmak istediğimiz şey, 18.000 ila 14.000 yılları arasındaki gergedanlardan daha fazla genom dizilimi elde etmeye çalışmak, çünkü bir noktada kesinlikle düşüşe geçmeleri gerekiyor.


Cell Press. 13 Ağustos 2020.

Makale: Lord, E., Dussex, N., Kierczak, M., Díez-del-Molino, D., Ryder, O. A., Stanton, D. W., … & Lorenzen, E. D. (2020). Pre-extinction Demographic Stability and Genomic Signatures of Adaptation in the Woolly Rhinoceros. Current Biology.

Yorumlar
Anadolu Üniversitesi Arkeoloji Bölümü mezunu. İstanbul Üniversitesi Prehistorya Bölümü Yüksek Lisans mezunu. Aynı üniversitede Doktora programında devam ediyor. İletişim: ermanbu@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login