Üsküdar’da Göbekli Tepe Rüzgarı Esti

Geçmiş bilgilerimizi sorgulatacak, en önemli kazılardan birisi olan Göbekli Tepe, Üsküdar Belediyesi tarafından gerçekleştirilen “Tarihi Değiştiren Kazılar-1”projesi kapsamında, Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte yoğun ilgi gördü.

20 Temmuz 2014’te hayatını kaybeden ve keşfi gerçekleştiren Klaus Schmidt’in eşi Çiğdem Köksal-Schmidt, eşinin anılmasına vesile olan kişilere teşekkür ederek, Göbekli Tepe keşiflerini fotoğraflar eşliğinde konuklara anlattı.

Dünyanın bilinen ilk mabedi olan Göbekli Tepe’nin yaklaşık MÖ. 10000 yılında yapıldığı düşünülüyor. Bu tarih İngiltere’de bulunan Stonehenge’de 7000, Mısır piramitlerinden 7500 yıl daha eski. Çiğdem Köksal-Schmidt keşifleri fotoğraflar eşliğinde anlatan bir katalog yayımlamayı düşündüğü söyleyerek, sözlerine “Göbekli Tepe kazılarında tapınak taşları arasında birçok vahşi hayvan kemiği var fakat hiçbirinin kafatası yok. Buradaki insanların nasıl bir inanç sistemi olduğunu çözmek oldukça zor görünüyor, fakat bir yaratıcıya inandıklarını ve ona yönelik ritüeller düzenlediklerini söyleyebiliriz” şeklinde devam etti.

Yaşar İliksiz ve Adnan Erdoğan’ın yürüttüğü bu projede katılımcı olarak bulunan ve konuyla ilgili yetkin kişilerin yaptığı açıklamalar şu şekilde:

Arkeoloji ve Sanat Yayınları Yöneticisi Nezih Başgelen:  Anadolu’daki her arkeolojik kazı, tarihi birer hazine. Bunu dünyaya tanıtmalıyız. Tanıtmak için de önce kendimiz bu hazinelerin farkına varmalıyız. İstanbul Pendik’te, Neolitik döneme ait kazılardaki buluntular artık bu dönem şekillendikçe daha iyi anlaşılacak.

Prof.Dr Refik Duru: Türkiye coğrafyasının artık Cilalı Taş Devri döneminde merkez kültür olduğu ortaya çıkıyor. Bu arada inançların Tanrıça tapınımı şeklinde başladığı teorisi de çöküyor. Göbekli Tepe’nin deprem etkisi yaratan yönlerinden birisi de kendisinden sonra gelen medeniyetlerden daha gelişmiş bir medeniyete sahip olmasıdır. Örneğin; daha sonraki yıllara ait olan -M.Ö.7000’li yıllardaki- Çatalhöyük medeniyeti bu kadar ileri değil hatta daha geriydi. Göbeklitepe bu açıdan dünya tarihini değiştiren bir önem arz ediyor.

Gazeteci Yazar Mehmet Ali Bulut: Daha önceki kazılar, tarif edilmiş kutsal kitaplar üzerinden dizayn edilen tarihi çökertirken, Göbekli Tepe’de bilim adamlarının şekillendirmeye çalıştığı tezleri de çökertmiştir. Artık tahrif edilmiş kutsal kitaplar ve doğruluğu ispatlanmamış bilimsel kılıflı teoriler üzerinden tarih yazılamaz. Göbeklitepe, insanlığın gerçek tarihine ulaşılabilmesi için bilim adamları ve ilahiyatçılar için önemli bir fırsattır.

Son olarak proje sorumlusu Yaşar İliksiz, yoğun katılımdan dolayı, ilgi gösteren herkese teşekkür ederek, projenin bilimsel gerçekleri toplumun her kesimine ulaştırma amacında olduğunu ve bugüne dek birbirlerinin doğrularını görmezden gelen ilahiyatçılar ve bilim adamlarını ortak doğruda buluşturduklarını ifade etti.

Yorumlar

You must be logged in to post a comment Login