Stonehenge Megalitlerini Oraya Buzullar Değil İnsanlar Taşıdı

Mineral analizi, Stonehenge taşlarının Salisbury Ovası’na buzullar aracılığıyla ulaştığını savunan buzul taşıma teorisini temelinden sarstı.

Araştırmacılar, Stonehenge’in megalitlerinin mevcut konumlarına buzullar tarafından taşınmadığını söylüyor. (Görsel: Jack B/Unsplash)

Communications Earth and Environment dergisinde yayımlanan yeni bir bilimsel çalışma, Stonehenge’in megalitlerini Büyük Britanya boyunca güney İngiltere’deki mevcut konumlarına taşıyan gücün buzullar değil, bizzat insanlar olduğunu doğruluyor.

Bilim insanları on yıllardır bu 5.000 yıllık anıtın ikonik taşlarının günümüz Galler’inden, hatta İskoçya kadar uzak bölgelerden geldiğini biliyordu; ancak taşların güney İngiltere’deki Salisbury Ovası’na tam olarak nasıl ulaştığı konusu büyük bir tartışma alanı olmaya devam ediyor.

Şimdi, Stonehenge çevresindeki nehir yataklarından alınan mikroskobik mineral taneciklerinin analizi, son buzul çağında (2,6 milyon ila 11.700 yıl önce) buzulların bu bölgeye kadar ulaşmadığını kanıtladı. Bu bulgu, anıtın meşhur “mavi taşlarının” ve 6,6 tonluk Sunak Taşı’nın buz tabakaları tarafından Salisbury Ovası’na taşındığını iddia eden buzul taşıma teorisini de geçersiz kılmış oldu.

(İlgili: 5.000 Yıllık İnek Dişi, Stonehenge’in İnşasını Aydınlatabilir)

Avustralya’daki Curtin Üniversitesi’nde araştırma jeoloğu Anthony Clarke ve profesör Christopher Kirkland, “Önceki araştırmalar buzul taşıma teorisi hakkında şüphe uyandırmış olsa da çalışmamız bir adım daha ileri giderek, taşların gerçek kökenlerini izlemek için en modern mineral parmak izi yöntemini uyguluyor” diye belirtiyor.

Islatıldıklarında veya yeni kırıldıklarında mavimsi bir renk aldıkları için “mavi taşlar” olarak adlandırılan bu bloklar, batı Galler’deki Preseli Tepeleri’nden geliyor. Bu da antik insanların bu taşları muhtemelen 225 kilometre boyunca sürüklediği anlamına geliyor. Daha da çarpıcı olanı, anıtın merkezindeki Sunak Taşı’nın en az 500 kilometre uzaklıktaki kuzey İngiltere veya İskoçya’dan getirilmiş olması. Araştırmacılar, bu devasa kütlenin taşınması için teknelere ihtiyaç duyulmuş olabileceğini düşünüyor.

Buzul taşıma teorisi, aslında insanların bu taşları Britanya’nın başka yerlerinden getirdiği fikrine karşı sunulmuş bir argümandı. Bu görüşe göre anıt, zaten doğal yollarla bölgeye sürüklenmiş olan taşların kullanılmasıyla inşa edilmişti. Ancak Stonehenge kayaları üzerinde buzullaşmaya dair hiçbir iz bulunmaması ve eski buz katmanlarının güney sınırının belirsizliği, arkeologları bu fikre karşı hep temkinli kılıyordu.

Daha detaylı inceleme yapmak için araştırmacılar, Stonehenge çevresindeki nehir çökeltilerinde bulunan zirkon ve apatit mineral parçacıklarını tarihlendirmek için radyoaktif bozunma oranlarını kullandılar. Bu parçacıkların yaşı, bölgede bir zamanlar var olan kayaların yaşını ve kökenini ortaya çıkarıyor. Eğer Stonehenge’in parçası olan kayalar buzullar tarafından sürüklenmiş olsaydı, Salisbury Ovası çevresinde bu kayaların orijinal konumlarıyla eşleşen minik mineral izleri kalmış olurdu.

Analiz edilen 700’den fazla mineral taneciği ne batı Galler ne de İskoçya’daki kayalarla eşleşti. Aksine zirkon taneciklerinin çoğu 1,7 ila 1,1 milyar yıl öncesine, yani bölgenin kumla kaplı olduğu eski bir döneme aitti. Apatit tanecikleri ise bölgenin sığ bir deniz olduğu yaklaşık 60 milyon yıl öncesine işaret ediyordu. Bu durum, nehirlerdeki minerallerin tamamen yerel kayaların kalıntıları olduğunu ve başka hiçbir yerden taşınmadığını kesinleştirdi.

Sonuçlar, buzulların son buzul çağında Salisbury Ovası kadar güneye uzanmadığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Araştırmacılar, “Bu bulgular bize, anıtın en egzotik taşlarının bölgeye tesadüfen gelmediğini; aksine kasıtlı olarak seçilip büyük bir çabayla taşındığını kanıtlıyor” diye belirtiyor.


Live Science. 23 Ocak 2026.

Makale: Clarke, A.J.I., Kirkland, C.L. (2026). Detrital zircon–apatite fingerprinting challenges glacial transport of Stonehenge’s megaliths. Commun Earth Environ 7, 54.

You must be logged in to post a comment Login