San Kaya Sanatında Transa Geçiş Dansları Tasvir Edilmiş

Güney Afrika’nın San avcı-toplayıcıları tarafından yapılan kaya resimleri, değişmiş bilinç hallerini tetikleyecek dansları tasvir ediyor.

C: Stow and Bleek, 1930 & Margarita Díaz-Andreu

Güney Afrika’nın San avcı-toplayıcıları, gezegendeki en üretken kaya sanatçılarından biri olarak kabul ediliyor. Bu gruplar, birden fazla ülkedeki pek çok alanda çok sayıda resim ürettiler. Bu eserlerin önemli bir kısmı dans eden insanları betimliyor ve bu hareketli sahnelerin yeni bir analizi, bazı eski dansların değişmiş bilinç hallerini tetikleyecek şekilde tasarlanmış olabileceğini ortaya koyuyor.

Çalışmanın yazarı Dr. Margarita Díaz-Andreu, “Dans, arkeolojik olarak yeniden inşası zor, maddi olmayan ve bedensel olarak icra edilen bir pratik” diyor. Bu nedenle kaya sanatındaki müzik ve dans betimlemeleri, arkeolojik kayıtta fiziksel iz bırakmayan antik davranış ve gelenekleri anlamak için araştırmacılara bir yol sunuyor.

San örneğinde, bu tarihsel betimlemeler on binlerce yıl öncesine kadar uzanıyor. Ancak en çok sayıdaki ve en iyi korunmuş kaya sanatı alanlarının tamamı son 5.000 yıl içinde resmedilmiş.

(İlgili: Geyik Dişinden Takılar, 8.000 Yıl Önce Danslarda Kullanılıyordu)

Díaz-Andreu, “Sahneler, onları üreten kültürler hakkında bize çok şey söyleyebilir” diyor. Örneğin, “trans dansları, inisiyasyon törenleri ve olası eğlence danslarının tasvirleri; dansın ortak yaşamın, şifa uygulamalarının ve geçiş ritüellerinin merkezinde yer aldığını gösteriyor” diyor.

“Bu nedenle bu eserler, geçmiş toplulukların bedeni, maneviyatı ve kolektif kimliği nasıl anladıklarına dair zengin içgörüler sunuyor.”

Bazı sahnelerde eland antilopları belirgin bir şekilde yer alıyor; bu muhtemelen kızların ergenliğe geçiş danslarını tasvir ediyor olabilir. C: Stow and Bleek, 1930 & Margarita Díaz-Andreu

San kaya resimlerinde betimlenen danslar arasında transa geçme dansları en yaygını. Bu törensel performansların saatlerce sürmüş olabileceği düşünülüyor ve bazı eski eserler, dansçıların değişmiş bilinç hallerine girdiğini gösteriyor gibi görünüyor. Örneğin Free State bölgesindeki Witsieshoek’teki resimler, hayvan başları ve kuyrukları olan dansçıları betimleyerek şamanik dönüşüme işaret ediyor. Doğu Cape’teki Halstone, Fetcan Glen ve Fetcan Bend’deki resimler ise yere yığılan ve burun kanaması yaşayan dansçıları içeriyor. Bu da trans benzeri durumlara dair ipuçları sunuyor.

Resimler, bu buluşmalarda çalınan müzik aletleri hakkında da bilgi veriyor. Bazı tasvirlerde bacak çıngırakları ve müzik yayları görülüyor. Ancak Sanlar yalnızca transa geçiş dansları yapmıyordu. Çok sayıda boyalı panelde, kadınların inisiyasyon törenlerinin bir parçası olarak icra edilen “eland dansları” da tasvir ediliyor.

Bu ritüellerde genç kızlar, Sanlar için hâlâ en kutsal hayvanlardan biri olan eland antilobunun hareket ve davranışlarını taklit eden bir biçimde dans ediyordu.

Díaz-Andreu’ye göre, bu dansların bir kısmı Sanlar tarafından 1970’lere kadar icra edilmeye devam etti. Ancak “belirli koreografiler, bağlamlar ve ritüel anlamlar, tarihsel kesintiler, sömürgeleştirme ve zaman içinde yaşanan toplumsal dönüşüm nedeniyle değişti ya da ortadan kayboldu.” Bu nedenle eski kaya sanatında görülen düzenlemeler, kaybolmuş bu müziksel geleneklerin son derece değerli bir kaydını oluşturuyor.


IFL Science. 27 Ocak 2026.

Makale: Díaz-Andreu, M., & Kumbani, J. (2025). Exploring Dance Scenes in South African Rock Art : From Kwazulu-Natal to the Western Cape. Telestes, (1).

Arkeofili editöryel servisi. İletişim: arkeofili@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login