Arkeologlar, Pompeii’de bir duvara kazınmış halde duran 2.000 yıllık bir aşk notunun izlerini ortaya çıkardı.

Gelişmiş görüntüleme teknolojisi, kentin tiyatro bölgesindeki bir duvarda 79 yeni grafiti parçasını ortaya çıkardı. Şimdiye kadar bu yazıtlar insan gözünün seçemeyeceği kadar silikti.
Yaklaşık 2.000 yıl önce, Erato adlı bir kadın antik Pompeii’nin tiyatro bölgesinin sokaklarında yürüyordu. Grafitilerle kaplı uzun bir geçide geldiğinde, duvara kendi mesajını kazımaya karar verdi.
“Erato amat” diye yazdı; yani “Erato seviyor.” Mesajının sonunda muhtemelen sevdiği kişinin kim olduğunu açığa çıkaran kısım okunamıyor.
Erato’nun aşk notu, bu duvara kazınmış ve günümüze ulaşmış yaklaşık 300 yazıttan biri. Vezüv Yanardağı MS 79’da patladığında volkanik kül Pompeii’yi gömdü. Ancak aynı zamanda antik kenti de korudu ve evleri, hamamları, bahçeleri, bankları, heykelleri ve duvar fresklerini zamanın içinde adeta dondurdu.
(İlgili: Pompeii’nin Duvar Yazıları: Antik Roma’nın Sosyal Medyası)
Arkeologlar Pompeii’de 18. yüzyıldan beri kazı yapıyor. Bu özel duvar 1794’te keşfedildi ve uzmanlar sonraki yüzyıllar boyunca grafitilerinin yaklaşık 200’ünü kayda geçirdi. Ancak daha pek çoğu, insan gözünün ayırt edemeyeceği kadar silikti.
Şimdi ise gelişmiş görüntüleme teknolojileri bu solmuş mesajlardan bazılarını görünür kıldı. Farklı ışık kaynaklarıyla çekilen birçok görüntünün birleştirilmesini içeren Yansıma Dönüşüm Görüntüleme (Reflectance Transformation Imaging – RTI) tekniğinin yardımıyla araştırmacılar 79 ek yazıtı çözümleyebildi.

“Bu proje, özellikle edebiyatta ya da resmi yazıtlarda genellikle görünmeyen nüfus kesimlerinden gelen kentsel iletişimi öne çıkarıyor” diyor Quebec Üniversitesi’nden tarihçi olan Marie-Adeline Le Guennec. “Ayrıca tiyatroların Roma dünyasında kamusal mekânlar olarak nasıl kullanıldığını, sıradan insanların çizim becerilerini ve okuryazarlığını da aydınlatıyor.”
Araştırmacılar, RTI görüntülerini metadata ve fotogrametriyle birleştirerek, yazıtların daha yakından incelenmesine olanak tanıyacak yeni bir çevrimiçi araç oluşturdu. Le Guennec, “Corridor Rumors” (Koridor Söylentileri) adı verilen projeye Paris’teki Sorbonne Üniversitesi’nden tarihçiler Louis Autin ve Éloïse Letellier-Taillefer ile birlikte öncülük ediyor. Araç bu yıl kullanıma sunulacak ve zamanla halka açık hale getirilecek.
Pompeii Arkeoloji Parkı Direktörü Gabriel Zuchtriegel, “Teknoloji, antik dünyaya yeni bir ışık tutan anahtar. Pompeii’de yaşanmış hayatın tüm bu hafızası için geleceği ancak teknoloji kullanımı güvence altına alabilir” diyor.
Bilim insanları, yeni saptanan yazıtlardan biri olan Erato’nun mesajının, duvarda daha önce bilinen kazımalarla uyumlu olduğunu söylüyor. Örneğin birinde, “Acelem var; kendine dikkat et, benim Sava’m; beni sevdiğinden emin ol!” yazıyor. Bir başka yazıt, Methe adlı köleleştirilmiş bir emekçinin tutkularını saklıyor. Methe, “kalbinde Cresto’yu sevdiğini” yazmış ve ardından da şunu eklemiş: “Pompeii’nin Venüs’ü ikisine de yardım etsin ve her zaman uyum içinde yaşasınlar.”
Yeni tespit edilen bir başka grafiti de, her biri yaklaşık 10 santimetre boyunda iki gladyatör çizimi. Çalışmaya göre, kılıç ve kalkan tutan figürlerden biri geriye doğru yaslanıyor; belki bir aldatmaca hamlesini ya da bir savunmayı temsil etmek için. Diğeri yalnızca kısmen görünüyor; fakat benzer silahlar kullandığı anlaşılıyor.

Araştırmacılar, “Burada betimlenen hareket, soldaki gladyatörün göğsünün geri çekmesiyle verilmiş; benzersiz görünüyor ve bir amfitiyatro seyircisinin deneyimini çağrıştırıyor” diye yazıyor.
Araştırmacıların özellikle sevdiği bir başka görsel de güney duvarındaki gladyatör dövüşü tasviri. Kadın olabileceği düşünülen bu figür, miğfer takmış ve kalkan taşıyor şekilde çizilmiş. Le Guennec, “Antik belgelerde çok az kadın gladyatörden söz edilir ve eğer biz haklıysak, bu görüntüdeki örnek onlara dair görsel referansların belki de çok azından biri olabilir” diyor.
Bir zamanlar antik Pompeii’de iki tiyatroyu birbirine bağlayan yaklaşık 27 metre uzunluğundaki bu geçit, çalışmaya göre muhtemelen “geçip gitmek, yürümek, sohbet etmek, oyalanmak ve sosyalleşmek için” kullanılan bir yerdi. Yoldan geçenler, duvarın tüm uzunluğu boyunca grafitiler karalamıştı; fakat dekoratif sıvanın bozulması nedeniyle kazımaların çoğu kayboldu.
Zuchtriegel, “Burası bir tür ilan panosu… insanların mesajlar, tarih, selamlar, hakaretler, çizimler ve daha birçok şey bıraktığı bir yer” diyor.

Bu duvar, Pompeii grafitilerinin özellikle zengin bir örneği; fakat benzer izler kentin her yerinde bulundu. Arkeologlar, siyasi yorumlar, aşk ilanları, spor sloganları, şakalar ve şiirler dahil toplamda 11.000’den fazla yazıt ortaya çıkardı.
Grafitileri erkeklerin kadınlara göre daha sık kazıdığı anlaşılıyor. Ancak Erato’nunki gibi örnekler de nadir değil. Washington & Lee Üniversitesi’nden klasik çağ uzmanı Rebecca Benefiel, kadınlara hitaben yazılmış çok sayıdaki mesajın “onların bunları okuyabileceğinin beklendiğini gösterdiğini” söylüyor. “Kadınlar bazen kendi selamlarıyla karşılık veriyordu; birkaç kadın da daha uzun, dokunaklı mesajlar yazmıştı.”
Pompeii’nin bazı duvar yazıtları, iki ya da daha fazla kişinin önceki mesajlara yanıt verdiği ve onlarla şakalaştığı modern bir Reddit forumunu andırıyor. Ancak Benefiel’in 2010’da söylediğine göre Pompeii’liler “grafitilerinde bizim kadar kaba değildi.” “Felicter” (mutlu/hayırlı biçimde) kelimesiyle yapılmış pek çok eşleştirme var. “Bunu birinin adıyla yan yana getirdiğinizde, o kişinin işlerinin yolunda gitmesini dilediğiniz anlamına geliyor.”
Öte yandan, günümüze ulaşan yazıtlar hakaretler, siyasi iğnelemeler ve hatta grafitilerin her yerde oluşuna dair alaycı yorumlar da içeriyor. Bir mesajda şöyle yazıyor: “Duvar, bunca yazarın sıkıcı karalamalarını taşımak zorunda kalıp da çökmemiş olmana hayranım.”
Smithsonian Magazine. 11 Şubat 2026.
Makale: Louis Autin, Marie-Adeline Le Guennec, Éloïse Letellier-Taillefer. 2026. “Bruits de couloir”: Shedding New Light on Ancient Graffiti. Scavi di Pompei.
You must be logged in to post a comment Login