Martın On Beşi: Tarihi Değiştiren Bir Cinayet Günü

Iulius Caesar’ın MÖ 44’te öldürülmesi hâlâ bir dönüm noktası olarak yankılanıyor. Peki olay örgüsü nasıl gelişmişti?

Iulius Caesar büstü. Vatikan Müzeleri

Iulius Caesar’ın MÖ 44 yılının 15 Mart günü gerçekleşen kanlı suikastı, sonsuza dek 15 Mart’ı ya da “Mart’ın Ortası”nı (Ides of March) bir dönüm noktası olarak işaretledi ve bu tarih, o zamandan beri akademisyenlerin ve yazarların ilgisini çekiyor.

Bununla birlikte, bu olaydan önce yaşayan eski Romalılar için, bir “ides”, aylık Ay olaylarını işaretlemek için kullanılan birkaç yaygın takvim teriminden yalnızca biriydi. İdes, Dolunay’ın görünümünü işaret ediyordu.

Ancak Romalılar çok geçmeden “Mart’ın ortasına dikkat etmeyi” öğreneceklerdi. Bu ikonik deyiş, ani bir değişim gününü temsil etmeye başladı ve Roma toplumunda ve ötesinde bir yankı dalgası yarattı.

Romalılar neden Caesar’ı öldürmek için plan yaptı?

Caesar zamanında Roma, ortak yetkilere sahip iki konsülün başkanlık ettiği köklü bir cumhuriyetçi hükümete sahipti. Praetorlar, güç zincirinde konsüllerin bir basamak altındaydı ve adli meselelerle ilgileniyorlardı. Senatoyu oluşturan vatandaşlardan oluşan bir grup, daha sonra genel halk meclislerinin oylamayla onayladığı bir yasa teklifinde bulundu. Sadece aşırı iç karışıklık zamanlarında kullanılmak üzere geçici bir diktatörlük makamı kuruldu.

Julius Caesar’ın öldürülmesi, William Holmes Sullivan, 1888. C: Wikimedia Commons

Romalıların kral sevgisi yoktu. Efsaneye göre, sonuncusunu MÖ 509’da kovmuşlardı. Caesar, krallık tekliflerini geri çevirmek için keskin ve aleni gösteriler yapmış olsa da, MÖ 44 yılının Şubat ayında “ömür boyu diktatörlük” makamını kabul ederken hiçbir isteksizlik göstermedi. Bu eylem, kaderini düşmanlarının zihninde mühürlemiş olabilir. 

Caesar, ölümünden bir süre önce sınırları zorlamıştı. Georgetown Üniversitesi’nden tarihçi Josiah Osgood’un 2004’te belirttiğine göre, Caesar madeni parada görünen ilk yaşayan Romalıydı. Normalde, bu onur tanrılara aitti. Osgood bazı tarihçilerin, Caesar’ın tanrılaştırma hedefiyle kendi onuruna bir kült kurmaya çalışmış olabileceğinden şüphelendiğini belirtiyor.

Kendilerini “kurtarıcılar” olarak adlandıran komplocular, Caesar Partlara karşı bir sefer için Roma’dan ayrılmayı planladığından hızlı hareket etmek zorunda kaldılar. Ayrılışından iki gün önce, kaderini belirleyecek bir toplantı için Senato’ya çağrıldı. Komplocular Caesar’ın etrafında toplandılar ve Roma Senatosu’nun geri kalanı dehşet içinde izlerken onu bıçaklayarak öldürdüler.

Brutus’un tüm bunlarla ne ilgisi vardı?

Caesar’ın gerçek bir tiran olup olmadığı bugün bile tartışılıyor. Bununla birlikte, saldırının planlanmasına yardım eden Marcus Brutus’un zihninde, Caesar’ın cumhuriyetçi sisteme yönelik oluşturduğu tehdidin açık olduğunu söylenebilir.

Brutus, William Shakespeare’in Iulius Caesar eserinde trajik bir kahraman olarak tasvir edilirken, Caesar kesin bir tiran olarak yazılmıştı. Oyunda Caesar, Brutus’u suikastçılar arasında görür ve son nefesiyle bu ihanet karşısında “Et tu, Brute?” (Sen de mi Brütüs?) der.

Brutus’un cinayete karışması, Caesar’la yakın bağları göz önüne alındığında trajik bir hikaye haline geldi. Annesi Servilia, Caesar’ın sevgililerinden biriydi. Ayrıca Brutus, Roma’daki son iç savaş sırasında Caesar’a karşı savaşmış olmasına rağmen, ölüm cezasından kurtulmuş ve daha sonra Caesar tarafından praetor makamına terfi ettirilmişti.

Ancak Brutus’un, Caesar’a olan bağlılığı hasar almıştı. Brutus’un ailesinin otoriter güçleri reddetme geleneği vardı. Atası Junius Brutus, MÖ 509’da Roma’nın son kralı Tarquin Superbus’u devirmekle tanınıyordu. Marcus Brutus’un annesinin atası olan Ahala, başka bir tiran olan Spurius Maelius’u öldürmüştü. Bu soy, Yunanların tiran öldürme fikrine olan güçlü ilgiyle birleştiğinde, Brutus’u gücü ele geçirenlere karşı çok az sabırlı olmaya yöneltti.

İtalyan ressam Vincenzo Camuccini tarafından resmedildiği şekliyle Roma Senatosunda Iulius Caesar’ın ölümü. (C: Leemage, Corbis/Getty Images)

Son darbe, Brutus’un baba figürü olan amcası Cato’nun MÖ 46’da Caesar’a karşı bir savaşta yenilmesinin ardından kendini öldürmesiyle geldi. Osgood, Brutus’un hem Caesar’ın merhametini kabul etmekten utanmış hem de cumhuriyeti Caesar’dan “kurtarma” arayışına devam ederek Cato’nun onurunu yerine getirme yükümlülüğünü hissetmiş olabileceğini ileri sürüyor. 

Brutus’un kötü adam olarak damgalanması gerekip gerekmediği konusundaki tartışmalara neden olan da bu ahlaki ikilem. Osgood, Plutarkhos’un “Brutus’un Hayatı” adlı kitabının, Caesar’ın ve haleflerinin diğer düşmanlarını isimlendiren ve günümüze ulaşmış belgelere kıyasla oldukça sempatik olduğunu belirtiyor.

Saldırının mirası

Shakespeare’in Iulius Caesar’ı, Plutarkhos’un Brutus kayıtlarına dayanıyordu. Ancak şair Dante farklı bir duruş sergiledi: Brutus, kendisini bağışlayan adamı öldürerek cehennemin en alt seviyelerine mahkum ediliyordu.

(İlgili: Roma’yı Cumhuriyetten İmparatorluğa Çeviren İhanetti)

Akademisyenler, kimin iyiden yana olduğu konusunda hemfikir değiller. Ama en nihayetinde, Roma halkı suikastçılara karşı çıktı ve Caesar’ın kurduğu gücün mirası, daha sonra Roma’nın ilk imparatoru olan ve aynı zamanda İmparator Caesar Augustus olarak da bilinen varisi Octavius aracılığıyla yaşadı. 


National Geographic. 14 Mart 2023.

You must be logged in to post a comment Login