Macaristan’da, ikisinin muhtemelen baba ve oğul olduğu, üç seçkin savaşçıya ait 1.100 yıllık mezarlar keşfedildi.

Macaristan’daki arkeologlar, üç seçkin erkek savaşçıya ait 1.100 yıllık gömütleri ortaya çıkardı ve DNA analizi, bu erkeklerin akraba olduğunu gösterdi.
Savaşçıların mezarlarında pala ve oklarla dolu bir sadakla birlikte bir yay da dahil olmak üzere silahlar ile onlarca sikke bulundu. DNA analizi, savaşçılardan birinin diğer gömütlerden birindeki ergen savaşçının babası ya da kardeşi olabileceğine ve üç savaşçının da baba hattı üzerinden birbiriyle akraba olduğuna işaret ediyor.
Budapeşte’nin yaklaşık 92 kilometre güneydoğusunda, Akasztó köyü yakınlarında bulunan mezarlar, Katona József Müzesi’nin topluluk arkeolojisi programına katılan gönüllüler tarafından keşfedildi ve müzenin arkeoloji bölüm başkanı Wilhelm Gábor liderliğinde gönüllüler ve uzmanlardan oluşan bir ekip tarafından kazıldı.
(İlgili: Macaristan’daki Avar Savaşçı Mezarında Nadir Eserler Bulundu)
Arkeoloji ekibinin aktardığına göre üç erkek de 920’ler ya da 930’lar yıllarında gömülmüştü. Toplamda üç mezardan 81 sikke elde edildi. Bunların çoğu Kuzey İtalya kökenliydi ve İtalya’nın bazı bölgelerini yönetmiş, Charlemagne torununun torunu olan Kral Berengar’ın (888–924) hükümranlık dönemine tarihleniyordu. O dönemde Macarlar, Macaristan’da bir krallık kurmuştu ve bu krallığın savaşçıları Kuzey İtalya’daki askeri seferlere katılıyordu. Arkeologlara göre, mezarlardaki savaşçıların bu sikkeleri söz konusu seferler sırasında elde etmiş olmaları mümkün.

Savaşçılardan biri öldüğünde 17–18 yaşlarındaydı ve kemerinin bir bölümü yaldızlı gümüşle süslenmişti. Sağ tarafında, “sabretache” adı verilen deri bir kese vardı. Bu kese gümüş bir plaka ile dekore edilmişti.
Arkeologların yazdığına göre “sol elinde mavi cam taşlı bir altın yüzük taşıyordu” ve “bacakları gösterişli gümüş bilezikler ve halhallarla süslenmişti.” Ekibin önerisine göre, bedeninde bulunan birkaç küçük altın plaka muhtemelen giysisinin ya da kefeninin kalıntılarıydı. Ayrıca yaldızlı gümüşle süslenmiş kayışlara sahip bir at koşum takımıyla birlikte gömülmüştü.
Bir diğer gömütte, biraz daha küçük yaşta (15–16 yaşlarında) ölen bir savaşçı bulunuyordu. Yanına yedi ok içeren bir sadak ve bir yay konmuştu. Arkeoloji ekibi, “yayının sert, kavisli uçlarının ve tutma yerinin dekoratif geyik boynuzu plakalarla kaplı olduğunu” belirtiyor.

Üçüncü mezarda ise 30–35 yaşları arasında ölen bir savaşçı yer alıyordu. Bu mezarda bir pala, okçuluk ekipmanı, bir at koşum takımı, bir gümüş bilezik ve üzerinde sikkelerle süslü bir kemer bulundu. DNA analizi, bu kişinin muhtemelen en genç savaşçının babası ya da kardeşi olduğunu ve üç savaşçının da birbiriyle akraba olduğunu ortaya koydu.
Ekip ayrıca savaşçıların kalıntılarında, çekirdeklerinde farklı sayıda nötron bulunan elementler olan izotopların oranlarını da inceledi. Bu analiz, üç savaşçının da hayvansal proteince zengin bir beslenmeye sahip olduğunu gösterdi.
Arkeologlar, buluntulara dayanarak “muhtemelen askeri liderlik kadrosunun üyeleri olan seçkin bir savaşçı grubunun buraya gömüldüğü söylenebilir” diyor. Savaşçıların kimlikleri hakkında daha fazla bilgi edinmek için araştırmalar sürüyor. Nasıl öldükleri ise henüz bilinmiyor.
Live Science. 6 Ocak 2026.
You must be logged in to post a comment Login