Kalkolitik dönemde yapılmış koni şeklindeki kapların, ritüel törenlerinde balmumu lambası olarak kullanılmış olabileceği ortaya çıktı.

Kalkolitik dönemin en karakteristik ama bir o kadar da tartışmalı objelerinden olan “kornetler”, arkeoloji dünyasında yeni bir tartışmanın fitilini ateşliyor. Yalnızca bu döneme özgü üretilen, bazı arkeolojik alanlarda düzinelerce karşımıza çıkarken bazılarında izine dahi rastlanmayan bu konik seramik kapların gerçek işlevi uzun süredir bir bilmeceydi.
Tel Aviv dergisinde yayımlanan yeni bir çalışmada Sharon Zuhovitzky ve meslektaşları Paula Waiman-Barak ile Yuval Gadot; Teleilat Ghassul sahasında gün ışığına çıkarılan en kapsamlı kornet koleksiyonlarından birine dair ilk sistematik incelemeyi sundu. Araştırma ekibi, ham madde kaynaklarından biçimlendirme tekniklerine kadar geniş bir yelpazeyi tarayarak ilgi çekici bir hipotezi test etti: Bu kaplar aslında antik dünyanın balmumu lambaları mıydı?
Kalkolitik kornetler
Kornetler, karakteristik koni biçimleriyle yalnızca Kalkolitik döneme ait tabakalarda karşımıza çıkan özgün seramik kaplar. Tipik olarak açık renkli veya kırmızı sırla kaplanan bu formlar, zaman zaman iki veya dört kulplu varyasyonlarla da çeşitleniyor. Aşkelon, Ein Gedi, Abu Hof ve Grar gibi yerleşmelerde, genellikle favissa (kutsal adak çukurları veya kültürel depo alanları) olarak tanımlanan özel noktalarda bolca bulunuyorlar. Ancak ilginç bir şekilde, Safadi, Abu Matar ve Shiqmim gibi yakın bölgelerde bu kaplara nadiren rastlanır.
(İlgili: Bronz Kandilin Dionysos’la İlişkili Kült Nesne Olduğu Anlaşıldı)
Üretim teknolojisi açısından incelendiğinde, bazı seçkin örneklerin uzak bölgelerdeki uzman çömlekçiler tarafından yapıldığına dair kanıtlar bulunsa da kornetlerin büyük bir kısmının yerel halk tarafından, bölgedeki imkanlarla üretildiği anlaşılıyor. Arkeolojide bu kaplar için henüz net ve tek tip bir sınıflandırma sistemi kurulamadı; zira her kazı alanında farklı alt türler ve yerel yorumlar karşımıza çıkıyor.
Kornetlerin işlevi, arkeoloji literatüründe onlarca yıldır hararetle tartışılıyor. Ortaya atılan teoriler oldukça geniş bir yelpazeye yayılıyor. O dönemde yeni filizlenen süt endüstrisinde kullanılan kaplar olabilecekleri düşünülmüş; içlerinde bulunan balmumu kalıntıları nedeniyle, bakır dökümünde kullanılan “kayıp mum” tekniği süreçlerinde rol oynamış olabilecekleri öne sürülmüştü. En güçlü teorilerden biri de bu kapların içlerine yerleştirilen balmumu sayesinde lamba olarak hizmet ettiğiydi. Ancak kapların iç yüzeyinde belirgin is izlerine rastlanmaması, bu ilgi çekici hipotezin uzun süre tartışmalı kalmasına yol açtı.

Teleilat Ghassul kornetlerinin analizi
Kalkolitik dönemin ikonik kapları olan kornetleri sistematik bir yaklaşımla incelemek amacıyla, Papalık İncil Enstitüsü Müzesi koleksiyonunda bulunan 35 adet tam kornet ve 550 adet kornet parçası mercek altına alındı. Bu değerli parçalar, 1929 ile 1999 yılları arasında Ürdün’deki Teleilat Ghassul sahasında yürütülen kazılarda gün ışığına çıkarılmıştı.
Analiz sonuçları, çoğunlukla yerel halk tarafından bölgedeki imkânlarla üretilen dört ana tip kornet olduğunu gösteriyor. Ancak “Tip 3” olarak sınıflandırılan kornetler; şaşırtıcı derecede tekdüze yapıları ve üstün kaliteleriyle, muhtemelen uzman çömlekçilerin elinden çıkmış özel üretimler olarak ayrışıyor.
Bu kapların üretim tekniği de oldukça özgün. Kornetler, boylamasına yerleştirilen yuvarlak uçlu bir çubuğun yardımıyla şekillendirilen tek bir kil parçasından imal ediliyordu. Kabın tabanı, o karakteristik koni biçimini kazandırmak için elle çekilerek uzatılıyordu. Arkeolojik deneylerle de doğrulanan bu pratik süreç, kap başına yalnızca 10 dakika gibi kısa bir sürede tamamlanıyordu.
Araştırmanın en heyecan verici yönü ise bazı kapların iç kısmında gözlemlenen is kalıntıları oldu. Bu izler, deneysel replikasyon çalışmalarıyla birleştiğinde, kornetlerin aslında birer balmumu lambası olarak kullanıldığı hipotezini güçlendirdi.
Araştırmacı Zuhovitzky, deney süreciyle ilgili şu detayları aktarıyor: “Deneysel çalışmamda, balmumuyla doldurulmuş kornetlerin dokuz saate kadar kesintisiz yandığını gözlemledim. Bu süre kuşkusuz mumun miktarına ve saflığına bağlı; ben deneylerimde kornetin yaklaşık yarısını yüksek kaliteli balmumuyla doldurdum.”
Kalkolitik dönemde balmumunun genellikle yabani kovanlardan, oldukça zahmetli ve yıkıcı süreçlerle toplandığı varsayılıyor. Bölgedeki organize arıcılığa dair en somut kanıtlar her ne kadar Tel Rehov’daki Demir Çağı arı kovanlarına uzansa da, bu teknolojinin çok daha erken dönemlerde var olmaması için hiçbir yapısal engel bulunmuyor. Geleneksel arı kovanları, hem etnografik verilerde hem de Tel Rehov’da görüldüğü üzere, tipik olarak pişmemiş kilden yapıldığı için, Kalkolitik arkeolojik kayıtlarda korunmamış olmaları kuvvetle muhtemel.
Her halükarda balmumu, o dönem için oldukça nadir ve değerli bir malzemeydi; bu durum, kornetlerin bulunduğu zengin kültürel bağlamla da mükemmel bir uyum sergiliyor. Zuhovitzky, bu değerli kaynağın tasarruflu kullanımı için zekice bir yöntem öne sürüyor: “Balmumu eklenmeden önce kornetlerin alt kısmı kil gibi başka bir maddeyle doldurulmuş olabilir. Bu yöntem, hem gereken balmumu miktarını azaltacak hem de alevi kabın daha yukarı kısmına taşıyarak aydınlatma verimini artıracaktır.”
Teleilat Ghassul’un maskeleri, hayvan betimlemelerini ve görkemli geçit törenlerini yansıtan renkli duvar resimleri düşünüldüğünde, bu lambaların kutsal ritüeller sırasında kullanıldığı tahmin ediliyor. Ancak bu ışıklar sadece tören süresince yanıyordu; zira alandaki yoğun kornet parçaları ve üzerlerindeki kasıtlı darbe izleri, bu kapların ritüellerin ardından imha edildiğini kanıtlıyor.
Makale: Zuhovitzky, S., Waiman-Barak, P., & Gadot, Y. (2025). The Cornets of Teleilat Ghassul as a Vigil Object. Tel Aviv, 52(2), 159–185.
You must be logged in to post a comment Login