İran’daki Tarihi Gülistan Sarayı Saldırılarda Zarar Gördü

İran’ın başkenti Tahran’daki UNESCO listesinde yer alan Gülistan Sarayı, ABD-İsrail saldırılarında zarar gördü.

ABD-İsrail saldırılarında zarar gören Gülistan Sarayı, Tahran.

Tahran’ın tek UNESCO Dünya Mirası alanı olan Gülistan Sarayı, ABD ve İsrail güçlerinin İran’a yönelik saldırılarında zarar gördü.

28 Şubat’ta başlatılan saldırılarda, ülkenin dini lideri Ayetullah Ali Hamaney ile çok sayıda üst düzey yetkili öldürüldü. İran buna, komşu Körfez ülkelerindeki ABD ve İsrail çıkarları ile askeri üslerine saldırılar düzenleyerek hemen karşılık verdi. Hayatını kaybedenlerin toplam sayısının yüzlerle ifade edildiği bildiriliyor; çatışma da bölge genelinde tırmandı. Hem Washington hem de Tahran, uzun süreli bir savaşa hazır oldukları uyarısında bulundu.

UNESCO, Birleşmiş Milletler’in diğer organları ve Genel Sekreter António Guterres dahil üst düzey yetkililerle birlikte, hem ABD-İsrail saldırılarını hem de İran’ın misilleme saldırılarını kınadı.

Tahran’ın tarihi merkezinde, Arg Meydanı yakınında yer alan 400 yıllık Gülistan Sarayı’nın, yakındaki bir füze patlaması nedeniyle zarar gördüğü bildirildi. Yerel medyada yayımlanan görüntülerde, aynı zamanda müze işlevi de gören kompleksin molozlarla kaplandığı, pencerelerinin patladığı ve kendine özgü ayna ile cam işçiliğinin zarar gördüğü görülüyor. Sarayın tarihi orsi pencereleri ve ahşap kapılarının da etkilendiği bildirildi.

ABD-İsrail saldırılarında zarar gören Gülistan Sarayı, Tahran.

Tahran Belediye Meclisi Turizm Komitesi Başkanı Ahmad Alavi, yerel medyaya yaptığı açıklamada patlamanın şiddetinin, saray yerleşkesi içindeki asfaltın bazı bölümlerini yerinden kaldıracak kadar güçlü olduğunu söyledi.

Sarayın hassas avizeleri ve diğer süsleme unsurları saldırılardan önce koruyucu malzemelerle sarılmış, eserler ise güvenli depolara taşınmıştı. Üç hafta önce, Sedaye Miras Haber Ajansı, Tahran’daki müzelerde bulunan eserlerin (İran Ulusal Müzesi ile Sa’dabad ve Niyaveran saray kompleksleri dahil) ülke genelinde artan huzursuzluk ve olası bir ABD saldırısı nedeniyle 5 Ocak itibariyle güvenli tesislere tahliye edildiğini bildirmişti. Benzer tahliyeler ülke genelinde, Fars eyaletindeki Persepolis müzesi dahil olmak üzere başka yerlerde de gerçekleştirildi.

Gülistan Sarayı ve çevresinin önemi o kadar büyük ki, Kültürel Miras, Turizm ve El Sanatları Bakanı Rıza Salihi Emirî ile Bakan Yardımcısı Ali Darabi dahil İran’ın üst düzey kültür yetkilileri, hasarı yerinde incelemek üzere 2 Mart günü sarayı ziyaret etti. Yerel medyaya göre Salihi Emirî, saldırıyı uluslararası kuralların ve kültürel yükümlülüklerin açık bir ihlali olarak nitelendirdi ve restorasyon sürecini başlatmak üzere UNESCO’ya resmi bir rapor sunulacağını söyledi.

ABD-İsrail saldırılarında zarar gören Gülistan Sarayı, Tahran.

UNESCO da aynı gün bir açıklama yayımlayarak sarayın, tampon bölgesi olan Arg Meydanı’ndaki bir saldırı nedeniyle zarar gördüğünü doğruladı ve “Orta Doğu’da tırmanan şiddet ortamında kültürel miras alanlarının korunmasına dair endişesini” dile getirdi. Kurum, bölgedeki miras alanlarını yakından izlediğini ve “olası zararı önlemek amacıyla, Dünya Mirası Listesi’ndeki alanların ve ulusal öneme sahip diğer yerlerin coğrafi koordinatlarının ilgili tüm taraflara iletildiğini” belirtti.

Haberlere göre yakın çevredeki başka tarihi alanlar da zarar gördü; bunlar arasında kentin Kapalıçarşısı ve Arg Camii de yer alıyor.

Gülistan Sarayı’nın kökeni Safevi Hanedanı dönemine (1.501 – 1.736) uzanıyor; ancak daha sonra Kaçarlar döneminde (1.794 – 1.925) genişletildi. Fars sanatı ve mimarisi, Avrupa üsluplarıyla harmanlanarak saray bir kraliyet ikametgâhına dönüştürüldü. Kompleks, kapılarla çevrili dış surların içinde yer alan sekiz ana saray yapısı ve bahçelerden oluşuyor. Ayırt edici özelliklerinin çoğu 19. yüzyılda eklendi ve saray, sanatsal üretimin merkezi ve Kaçar sanat ile mimarisinin kalbi haline geldi.

İran, binlerce yıla yayılan kültürel geçmişini ve geniş, çeşitli koleksiyonlarını yansıtan 800’den fazla müzeye ve 29 UNESCO Dünya Mirası alanına ev sahipliği yapıyor. Şu ana kadar ülkedeki diğer kültürel alanlarda hasar olduğuna dair doğrulanmış bir rapor bulunmuyor. Ancak iletişim kesintilerinin sürmesi ve hastaneler, yerleşim alanları ve okullar gibi daha yoğun nüfuslu yerlerdeki hasara dair bilgilerin genellikle önce ortaya çıkması, başkent dışındaki kültürel mirasa ilişkin haberlerin sınırlı ve yavaş gelmesine neden oluyor.

Kültürel varlıklar, özellikle 1954 tarihli Silahlı Çatışma Durumunda Kültürel Varlıkların Korunmasına İlişkin Lahey Sözleşmesi ve geliştirilmiş koruma mekanizması ile 1972 tarihli Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına İlişkin Sözleşme olmak üzere uluslararası hukuk kapsamında korunuyor.


The Art Newspaper. 3 Mart 2026.

Arkeofili editöryel servisi. İletişim: arkeofili@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login