Genetik Analize Göre Kenevirin Kökeni Çin

Bir grup araştırmacı, 110 farklı kenevir genomunu inceledi. Bulguları, kuzeybatı Çin’de Cannabis sativa’nın doğuşunu ortaya koydu.

Çiçek açmış bir kenevir bitkisi. C: Martin Deja

Yeni genetik araştırmalar, kenevir bitkisinin kökenlerinin şu anda kuzeybatı Çin’de bulunan, yerel soyların en çok 12.000 yıl önce yetiştirilen orijinal kenevir türüne benzediğini ortaya koyuyor.

Zaten dizilenmiş olan 28 taneye 82 genom daha ekleyerek, kenevir bitkilerinin tüm genomlarına dair şimdiye kadarki en kapsamlı inceleme olan çalışma, kenevirin muhtemelen ilk olarak modern Çin’in Kazakistan ve Kırgızistan sınırlarına yakın bölgesinde erken Neolitik zamanlarda evcilleştirildiğini ve oradan farklı çeşitler olarak dünyaya yayıldığını gösteriyor.

İsviçre’deki Lausanne Üniversitesi’nden bir genetikçi olan Luca Fumagalli, araştırmacıların kuzeybatı Çin’den daha önce bilinmeyen bir “bazal tip” kenevir bitkisi belirlediklerini söylüyor.

(Çin’de 2500 Yıllık Mezarda Kenevir Bitkileriyle Gömülmüş İskelet Bulundu)

Fumagalli, kenevir bitkisinin şu anda çok yaygın olduğu için nereden geldiğine dair önemli bilimsel tartışmalar olduğunu ve önerilerin Batı Asya, Orta Asya ve Kuzey Çin’i içerdiğini söylüyor.

“İnsanlar bölgenin daha çok Orta Asya’ya doğru olduğunu düşündüler, çünkü çoğunlukla oradaki yollar boyunca çok sayıda yabani kenevir bitkisi vardı. Ancak bu gözlemsel veriler, genomik analizden elde ettiğimiz verilerle temelde çelişiyordu.” diyor Fumagalli. 

Bunun yerine çalışma, Orta Asya’dan gelen kenevir bitkilerinin “kendir tipi”ne ait olduğunu gösterdi. Yani bunlar uzun boylu, dalları olmayan, ip ve tekstil için lifler üretmeye uygun selüloz bakımından zengin saplı bitkilerdi. Ancak hem lif üretimine uygun, hem de psikoaktif etkiler yaratan “bazal tip” adı verilen türden değillerdi. 

Tek bir tür

Çoğu biyolog artık iki farklı kenevir türünün –Cannabis indica ve Cannabis rawlis- cins içindeki tek türün yaklaşık 12.000 yıldan daha önce evcilleştirilen Cannabis sativa’nın alt türleri olduğunu düşünüyor. 

Bu tarihler, Güney Çin, Tayvan ve Japonya’daki çanak çömleklerde bulunan antik kenevir tohumlarının izlerini içeren arkeolojik kanıtlarla doğrulanıyor.

Çin’deki Qinghai eyaletindeki bir çayırın ortasında bulunan yabani bir kenevir bitkisi. C: Guangpeng Ren

Fumagalli, genetik çalışmanın, araştırmacıları bugün yaşayan tüm kenevir bitkilerinin orijinal bölgede evcilleştirilen bitkilerden türediği ve Cannabis sativa’nın yabani atalarının muhtemelen artık neslinin tükenmiş olduğu sonucuna varmalarına yol açtığını söylüyor.

Farklı kenevir türleri, evcilleştirildikten bir süre sonra bazal türden ayrılmaya başlamış olmalıydı ve çalışma, kendir türünün yaklaşık 4.000 yıl önce muhtemelen insanların lif üretimi için bitki seçmeye başlaması ile öne çıktığını gösterdi. 

Kenevirin kendir türleri artık Avrupa, Orta Asya ve Kuzey Çin’in bazı bölgelerinde vahşi doğada yetişiyor. Artık uyuşturucular için ticari olarak yetiştirilen kenevir türleri, yalnızca ürettikleri daha yüksek psikoaktif kimyasallar için seçilen ilaç türündendir. Yabani uyuşturucu türü suşlar, kenevirin son birkaç bin yılda, esas olarak psikoaktif etkileri için yetiştirildiği anlaşılan Güney ve Güneydoğu Asya’da vahşi doğada büyüyor.

Güzel zamanlar

En belirgin şekilde, dört tür kenevir, iki özel asidik cannabinoid üretimini kontrol eden gen düzeneklerinde farklılık gösterir. (Kimyasal CBD’yi üreten ve kendir türü çeşidinde öne çıkan CBDA ve daha psikoaktif kimyasal THC üreten THCA.)

Bitkinin içinde hem CBDA hem de THCA aynı ham madde, kannabigerolik asit veya CBGA tarafından üretilir ve bu hammadde için rekabet eder. Bilim insanları, her iki gen grubunun da muhtemelen bitkinin savunmasında önemli bir rol oynadığını düşünüyor. Araştırmacılar, buna rağmen genlerin CBDA genetik düzeneğinin üretimini destekleyen kendir türü ve THCA genetik düzeneğini destekleyen ilaç türü ile her bitki türünün ekimi üzerinde çok farklı etkiler ürettiğini söylüyor.

Araştırmacılar kenevirin uzun zamandır tekstil için önemli bir lif kaynağı olduğu kadar tıbbi ve eğlence amaçlı uyuşturucu kaynağı olarak görüldüğünü ancak hem yasal kısıtlamalar hem de uyuşturucu için gizli üretim nedeniyle evcilleştirme tarihinin belirlenmesinin zor olduğunu belirtiyor.

Ancak bu artık değişmeye başlıyor. ‘’Çalışmamız, farklı yapısal ve biyokimyasal ürünlere sahip bir bitkinin küresel yayılımına yeni bir bakış açısı sağlıyor. Değişen sosyal tutumlar ve buna karşılık gelen zorluklar birçok ülkede yasal statüye yansıyan kullanımına ilginin canlandığı söylenebilir.’’ 

Yeni genetik araştırma, kenevir ile ilgili tıbbi ve tarımsal araştırmalar için bir kaynak olarak hizmet etmeyi amaçlıyor. ‘’Doğu Asya’nın pirinç, mısır, darı, soya fasulyesi, kayısı ve şeftali de dahil olmak üzere çeşitli mahsul türleri için önemli bir antik evcilleştirme noktası olduğu gösterildi. Sonuçlarımız bu evcilleştirme sıcak noktasının önemi için başka bir kanıt dizisi ekliyor.’’ 


Live Science. 14 Temmuz 2021.

Makale: Guangpeng Ren et al., (2021), Large-scale Whole-genome Resequencing Unravels the Domestication History of Cannabis sativa, Science Advances Vol.7, no:29.

İstanbul Üniversitesi Tarihöncesi Arkeolojisi mezunu. Aynı okulda Tarihöncesi Arkeolojisi bölümünde yüksek lisans yapıyor.

You must be logged in to post a comment Login