Genç T. rex Isırıkları, Yetişkinlerinki Gibi Kemik Kırıcı Değildi

Bilim insanları, yeryüzünde yaşayan en vahşi dinozorlardan biri olan genç ve yetişkin tiranozorların çene mekaniğini yakından inceleyerek, avlarını nasıl ısırdıklarına dair farklılıkları ortaya çıkardı.

Tiranozor (Tyrannosaurus rex).

Araştırmacılar, genç tiranozorların (Tyrannosaurus rex), genellikle Tiranozor rex ile özdeşleştirilen kemik kıran ısırığını yapamadıkları ve yetişkin örneklerin, devasa, derine yerleşmiş çeneleriyle et ve kemik parçalarını koparmak için çok daha donanımlı olduklarını keşfettiler.

Ekip ayrıca, alt pterigoid kasının (çiğneme kaslarından biri) eklentisinden kaynaklanan gerilimin, hayvanların büyük ve konik dişlerini kullanarak en yüksek darbeli ısırma kuvvetlerini uyguladıkları tipik tiranozor çenesinin ön tarafındaki azalan gerilimle bağlantılı olduğunu buldu.

Bu durum, tiranozor çenesinin ön ucunda bulunan ve genellikle en yüksek darbe kuvvetlerini uygulayan, oldukça güçlü dişler için avantajlı olabilirdi. Timsahlar bunun tam tersi durumu deneyimlerler. Onların sağlam dişleri, en yüksek ısırma kuvvetlerini uyguladıkları alt çenelerinin arka ucuna yakın bir noktada bulunur.

(Yeni Araştırmaya göre T-Rex Koşamıyordu)

Yetişkin tiranozorlar, BT (Bilgisayarlı Tomografi) taraması yapılmış nispeten eksiksiz örnekler olduğu için kapsamlı bir şekilde incelendi.

Bu örneklerin varlığı, besleme mekaniği çalışmalarına izin verdi. Yetişkin Tiranozor rex, 60.000 Newton ısırmaya muktedirdi (karşılaştırma için, yetişkin bir aslanın ortalaması 1.300 Newton’dur) ve büyük, otçul dinozorları aktif olarak avladığına dair kanıtlar var.

Ekip, yavru tiranozorlar için beslenme mekaniği ve etkileri hakkında daha fazla sonuç çıkarmakla ilgilendi.

Tiranozor (Tyrannosaurus rex).

Ekiptekilerin ana hipotezleri, daha büyük tiranozor çenelerinin kesinlikle daha düşük zirve gerilimi yaşadıkları, çünkü büyüdükçe daha sağlam hale geldikleri (uzunluğa göre daha derin ve daha geniş olduğu) ve eşit alt çene uzunluklarında, genç tiranozorların yetişkinlere göre daha fazla gerilim ve zorlanma yaşadıklarıydı. Tüm bunlar orantılı olarak ince çenelerle tutarlı olan nispeten daha düşük ısırma kuvvetlerini öneriyor.

Gençler, yetişkinlere kıyasla daha düşük mutlak gerilim yaşadılar, bu da ilk hipotezle çelişiyor. Bu, gerçek hayatta yetişkin tiranozorların beslenme sırasında yüksek mutlak gerilim yaşayacağı, ancak muazzam boyutlarından dolayı bunu görmezden geleceği anlamına gelir. Bununla birlikte, altçene kemiği uzunlukları eşitlendiğinde, genç örnekler, ince çenelerde tipik olan nispeten daha düşük ısırma kuvvetleri nedeniyle daha fazla gerilim deneyimledi.

Bristol Üniversitesi Yer Bilimleri Fakültesi’nde Jeoloji Doktora Öğrencisi olan başyazar Andre Rowe, “Tiranozorlar aktif yırtıcılardı ve avları muhtemelen gelişim aşamalarına göre değişiyordu.” diyor.

Rowe, “Biyomekanik verilere dayanarak, daha küçük bir av peşinde olduklarını ve dromaeosaurlar gibi ‘raptor’ dinozorlara benzer çevresel bir rolü yerine getirdiklerini varsayıyoruz. Yetişkin tiranozorlar büyük olasılıkla ördek gagalı hadrosaurlar ve Triceratoplar gibi büyük dinozorları, kemik kıran ısırıklarıyla hızla öldürüyorlardı.” diyor.

“Bu çalışma, omurgalı paleontolojisinde 3B modelleme ve hesaplama çalışmalarının önemini ortaya koyuyor. Çalışmamızda kullandığımız metodoloji, nesli tükenmiş hayvanların birçok farklı grubuna uygulanabilir, böylece onların kendi ortamlarına nasıl adapte olduklarını daha iyi anlayabiliriz.”

Andre ve ekibin, gelecekteki araştırmacıların derinlemesine araştırmalarını istediği iki ana bileşen var. Bunlar, BT ve dinozor kafatası malzemesinin yüzey taraması ve dinozor biyomekaniği araştırmalarında 3B modellerin daha fazla uygulaması.

Andre son olarak, “Beslenme ve işlev çalışmalarında kullanılmayan çok sayıda gün yüzüne çıkarılmış dinozor materyali var. İdeal olarak, mevcut tüm örneklerimiz bir gün taranacak ve tüm araştırmacılara çevrimiçi olarak sunulacaktır. Dinozor araştırmalarında 3B modellerin olmadığı açıkça görülüyor; şu ana kadar etçil dinozorların 3B modellerini içeren nispeten az sayıda çalışma yayınlandı. Sadece dinozorlarda değil, tüm soyu tükenmiş hayvanlarda kafatası işleviyle ilgili yapılacak çok iş var.” diyor.


University of Bristol. 9 Mart 2021.

Makale: Rowe, A. J., & Snively, E. (2021). Biomechanics of juvenile tyrannosaurid mandibles and their implications for bite force: Evolutionary biology. The Anatomical Record.

Yorumlar
Bilkent Üniversitesi Arkeoloji Bölümü mezunu.

You must be logged in to post a comment Login