Eski Mezopotamya’da yaşamış Ea-nasir adlı bir tüccarın adının geçtiği ilginç bir çiviyazısı mektuba siz de denk gelmiş olabilirsiniz.

Söz konusu tablet, yaklaşık MÖ 1.750’ye tarihlenen bir şikayet mektubu. Hatta çoğu kişi tarafından “bugüne ulaşmış en eski şikayet mektubu” olarak kabul ediliyor. Guinness Dünya Rekorları’nın 2015’te bunu böyle tanıması, Ea-nasir’i bir anda internet şöhretine taşıdı. Üstelik bu “mem”, internetin meşhur kısa dikkat süresine rağmen şaşırtıcı biçimde kalıcı oldu.
Sık sık “Mezopotamya’nın en kötü bakır tüccarı” olarak anılsa da, Ea-nasir muhtemelen o kadar da kötü değildi. Dilmun’dan (Basra Körfezi çevresi) bakır getirip, bugün Irak sınırları içinde yer alan ve görkemli zigguratıyla ünlü antik Ur kentinin sarayına ulaştırıyordu. Bu dönem, bakırın, metal işçiliğinden silaha, zırhtan kalkanlara kadar her alanda kullanılan temel bir hammadde olduğu Tunç Çağı’nda yaşanmıştı. Döneminin “yüksek teknolojisi” sayılıyordu. Aslında bugün birinin mikroçip ticareti yapmasına benzetebiliriz. Dolayısıyla, size kalitesiz bir ürün verildiğini düşünseydiniz, elbette şikayet ederdiniz.
(İlgili: 3.800 Yıl Önce Bir Çocuktan Annesine Sitem Mektubu)
Nitekim bunu yapan kişi de Nanni adlı bir başka bakır tüccarıydı. Yazdığı tablette, Ea-nasir hakkında sıraladığı pek çok şikayeti anlatıyor. İddiaya göre Ea-nasir, metali toplamak için Basra Körfezi’ne yaptığı seferden sonra yanlış kalitede bakır teslim etmişti. Teslimat sürecinde yönlendirme hataları ve gecikmelerden de sorumlu tutuluyordu. Üstelik iş bununla bitmiyor: Nanni’nin siparişini almaya gönderdiği hizmetkarlara kaba davrandığı da söyleniyordu.
Bu meşhur tablet, aslında oldukça sıkıcı ve “kuru” ticari yazışmalarla ilgili pek çok tabletten sadece biri. Neden saklandığı bilinmiyor; ama bazıları diğerlerinden daha ikna edici çeşitli teoriler var.
“İnternetteki en sevdiğim teori, aşağılanma fetişi olduğu ve bu yüzden evraklarını sakladığı” diyor makalenin yazarı University College London’dan Profesör Gabriel Moshenska. “Ama bence bunlar sadece iş kayıtları!”
Moshenska, işletme geçmişi olan bir öğrencisinin yorumunu da aktarıyor: “Bu tür yazışmalar bana hiç yabancı gelmiyor. Muhtemelen tekrar birlikte çalışacaklardı. Bu, bir iş ilişkisinin sonu gibi değil.” Yani Moshenska’ya göre en makul açıklama, bunun basitçe dosyalanıp saklanan standart bir iş yazışması olması.

Yeni çalışmasında Moshenska, Ea-nasir’in nasıl olup da sıradan bir tarihsel figür olmanın ötesine geçtiğini inceliyor. İnternet sayesinde Ea-nasir, çoğu mem’in aksine 10 yıldan uzun süredir yaşayan bir şakaya dönüştü. Birçoğunun “zaman içinde kaybolup gittiği” bir dünyada bu oldukça nadir. Moshenska, bu dayanıklılığın, muhtemelen tek bir nedenden değil, birkaç etkenin birleşiminden kaynaklandığını düşünüyor.
“Bence insanlar tarihsel kötülerden hoşlanıyor” diyor Moshenska. “Dolandırıcıların, sahtekarların hikayelerini seviyorlar. Bu, insanlara hitap ediyor. Geçmişi daha ‘insani’ kılıyor. İnsanlar, geçmişteki insanların da tıpkı bizler gibi olduğunu hissetmeyi seviyor. Geçmişte sadece rahipler ve peygamberler yoktu; ilişki kurabileceğiniz insanlar vardı. Ve dolandırılmak ne yazık ki sanırım çoğu insanın ilişki kurabileceği bir şey.”
“Bir de mem’lerin tuhaf dünyası var; sosyal medyanın tuhaf dünyası… En rastgele şeyler alınıp şakaya dönüşebiliyor.”
Ea-nasir mem’leri son derece çeşitli biçimlerde karşımıza çıktı: tek başına duran mem’ler, meta-mem’ler ve güncel haberlerle ilişkilendirilen mem’ler. Şüpheli ticari uygulamaların sembolü haline gelen Ea-nasir, birçok kez Donald Trump’la da ilişkilendirildi; hatta bir paylaşımda, eski Mezopotamyalı tüccarın Trump yönetimine katıldığı bile ima edilmişti.
Bakır bugün de değerli bir kaynak ve ticareti hâlâ dolandırıcılığa açık olacak kadar “yüksek riskli”. Emtia ticareti yapan Mercuria, 2021’de 36 milyon dolarlık bakır satın aldı ama teslimat olarak bakır gibi görünecek şekilde boyanmış taşlar aldı. İnternetin hemen Ea-nasir’i suçlaması uzun sürmedi.
Mem’lerin ötesinde Moshenska, bunun arkeoloji için çok faydalı olduğunu düşünüyor.
“Bir arkeolog olarak, insanların eski dünyayla böyle bir yoldan etkileşime girmesine bayılıyorum” diyor Moshenska. “Antik dünyanın arkeolojisine ilgi duymanın doğru ya da yanlış bir yolu yok. Eğer bu tuhaf, saçma şey insanları müzeye gitmeye, Eski Yakın Doğu arkeolojisini okumaya yöneltiyorsa bence harika. Gerçekten muhteşem!”
“Bu insanlara şunu söylemek istiyorum: Sizi seviyorum! Gelin arkeoloji dünyasının bir parçası olun. Daha fazla meraklıya ihtiyacımız var!”
Hiçbirimiz nasıl hatırlanacağımızı bilemeyiz. Hayatta yapabileceğimiz en iyi şey, arkamızdan iyi konuşulacak şekilde yaşamak. Ve belki de kayıt tutuyorsanız, sizi iyi gösteren belgelerin de orada olduğundan emin olun; yoksa efsaneniz gerçekten hiç de hoş olmayabilir.
IFL Science. 17 Ocak 2026.
Makale: Moshenska, G. (2026). The Legend of Ea-Naṣir: How a Babylonian Businessman Became an Internet Meme. Journal of Contemporary Archaeology, 12(1), 52-76.
You must be logged in to post a comment Login