CPR Mankeninin Yüzü, 1800’lerde Ölen Bir Kızın Yüzü Çıktı

CPR mankeni tasarımında kullanılan yüzün, 1800’lü yıllarda nehirde boğularak ölmüş bir kızın yüzü olduğu anlaşıldı.

Boğulan bir kadının yüzü, CPR mankeni tasarımında kullanıldı C: The BMJ

Tıp öğrencileri, 60 yıldır Resusci Annie adı verilen sahte bir oyuncak bebek üzerinde göğsünü sıkıştırarak ve plastik ağzına hava soluyarak CPR uyguluyorlar. Görünüşe göre, bu oyuncak bebeğin yüzü uydurma değildi. Bu, 19. yüzyılın sonlarında Paris’te Seine nehrinde ölü bulunan, vücudu hiçbir zaman tanımlanamayan ancak yüzü bir kalıba veya ‘ölüm maskesine’ alınmış genç bir kızın yüzüne dayanıyor. 

The BMJ’nin Noel sayısındaki yeni bir makale, isimsiz cesedin nasıl bir CPR mankeni haline geldiğini ve ‘dünyadaki en çok öpülen kız’ unvanını kazandığını anlatıyor. 

Bu araştırmanın yazarı ve Liverpool İngiltere’deki Liverpool Üniverstesi Diş Hastanesi’nde dişhekimi stajyeri olan Dr. Stephanie Loke, ‘’Her yıl bu mankenleri kullanarak zorunlu CPR eğitimi yapmak zorundayız.’’ diyor ve ekliyor, ‘’Sadece yüzün kim olduğunu merak etmiştim!’’

(Kafası Kazığa Geçirilmiş 8.000 Yıllık Adamın Yüzü Canlandırıldı)

Yazarlar, Resusci Annie’nin hikayesinin bir asırdan fazla bir süre önce, 16 yaşında bir kızın cesedinin Seine nehrinden çekilmesiyle başladığını yazıyor. Vücudu herhangi bir şiddet belirtisi göstermediği için bazı insanlar kasıtlı olarak kendisini boğduğunu iddia etti. Ceset, birisinin ölen kişiyi teşhis edebilmesi umuduyla bir morgda halka açık olarak sergilendi, (o zamanlar yaygın bir uygulama) ama kimse genci teşhis edemedi. “L’Inconnue de la Seine (Seine’nin Bilinmeyen Kadını)’’ olarak tanındı. 

İsimsiz olmasına rağmen hiçbir şekilde unutulmadı. Otopsisini yapan patolog, sakin ifadesine o kadar kapılmıştı ki, bir model yapımcısına onun yüzüne alçı bir ‘ölüm maskesi’ yaptırdı. Maske kopyalandı ve satıldı. Aslında makale yazarlarına göre orijinal ölüm maskesini yapan Lorenzi model yapımcıları, bugün hala onun kopyalarını ‘’ Noyée (Boğulmuş Kadın) de la Seine’’ adı altında satıyor.

1950’lerin sonlarında, tıp öğrencilerinin CPR’yi öğrenmeye ve uygulamaya yeni başladıkları sırada, Amerikan Kalp Derneği CPR Komitesi üyesi Archer Gordon, bir CPR mankeninin tıp öğrencilerini gereksiz ağrıdan ve birbirlerine kalp masajı yapmaktan kaynaklanacak olası kaburga hasarından kurtarabileceğini fark etti. Böyle bir şey üretmek için o ve Norveçli bir meslektaşı, yine Norveçli bir oyuncakçı olan Åsmund Laerdal’dan yardım istedi. 

Laerdal, bir akrabasının evinin duvarında “L’Inconnue de la Seine” kopyasını görmüştü ve CPR mankenini aynı yüze vermeye karar verdi. Yumuşak plastikten yapılmış oyuncak bebeğin katlanabilir bir göğsü vardı, böylece öğrenciler göğüs kompresyonları uygulayabiliyorlardı ve ağızdan ağıza resüsitasyon yapabilmeleri için dudakları da açıktı. 

CPR mankeni yapmak, Laerdal şirketinin seyrini, oyuncaktan tıbbi cihazlara değiştirdi, Resusci Anne hala websitesinde satışta ve bu açıklamalar orada bulunuyor. 

Şirket, birçok Resusci Anne’nin yardımı ile dünya çapında 300 milyon kişinin CPR konusunda eğitildiğini tahmin ediyor. Görünüşe göre bu insanlardan biri Michael Jackson; ‘Smooth Criminal’ şarkısında geçen ‘’Annie are you okay?’’ sözleri, BMJ gazetesine göre kendi CPR eğitiminden esinlenerek yazılmış. (Bu soru aynı zamanda stajyerlerin CPR eğitimlerinde hastadan yanıt almak için sordukları bir sorudur.)

Peki ya etik olarak; ölmüş bir kişinin yüzünün reprodüksiyonlarını yapmak ve rızası olmadan satmak ne kadar doğru? BMJ’nin aynı sayısında yayınlanan bir başka yazıda Julian Sheather, “L’Inconnue de la Seine” öldüğünde 19. yüzyılda cesetlerin sergilenmesi ve ölüm maskelerinin etrafından dolaşmanın yaygın uygulamalar olmasına rağmen, bu uygulamaların bugün etik açıdan rahatsız edici olduğunu belirtiyor. 

‘’Çok az insan, ölmüş bir sevdiğinin rızası olmadan, geniş çapta dolaşan görüntüsünü ister.’’ diyor Sheather, yazısında geçmişi, günümüz standartlarına göre değerlendirmek ile tarihin yargısını tamamen askıya almak arasında bir orta yol arıyor. ‘’Muhtemelen şu an dolaşan mankenleri kaldırmaya çalışmazdım, şimdi yaparsam eğer saygımdan yüzünü anonimleştirmek isteyebilirdim.’’


Live Science. 16 Aralık 2020.

Yorumlar
İstanbul Üniversitesi Tarihöncesi Arkeolojisi mezunu. Aynı okulda Tarihöncesi Arkeolojisi bölümünde yüksek lisans yapıyor.

You must be logged in to post a comment Login