Chincha Uygarlığı, Kuş Gübresi Sayesinde Bu Kadar Gelişmiş

Yaklaşık yüz bin insan, kuş gübresinin değerini keşfederek, normalde yaşama elverişsiz olan bir coğrafyada büyük bir refah inşa etti.

Karabataklar, dünyanın dört bir yanındaki adaları dışkılarıyla zenginleştiren kuşlardan biri fakat hiçbir yer Chincha Adaları kadar bereketli değil. C: Shutterstock

Bugün Peru sınırları içerisinde yer alan kıyı topluluklarının başarısını, ve muhtemelen İnka İmparatorluğu’nun sürdürülebilirliğini, açık deniz adalarından toplanan guanonun (kuş dışkısı) sağladığına dair uzun süredir var olan şüpheler, nihayet bilimsel kanıtlarla desteklendi.

Chincha mezarlarında bulunan mısır taneleri, azot bakımından olağanüstü derecede zengin ve yalnızca guanonun sağlayabileceği nadir izotop oranlarına sahip. PLOS One’da yayımlanan yeni çalışma, guano toplama faaliyetinin sadece Chincha Krallığı’nın ekonomik gelişimini tetiklemekle kalmadığını, aynı zamanda bu kültürün merkezine yerleştiğini de doğruluyor.

Humboldt Akıntısı’nın sunduğu zengin besin kaynakları, bölgedeki balık popülasyonunun dünyanın başka hiçbir yerinde eşi benzeri görülmemiş sayılara ulaşmasını sağlar; deniz kuşları da bu fırsatı kaçırmazlar. Avcılardan korunmak için Şili ve Peru kıyılarındaki küçük kayalık adalara yuva yapan kuşlar, bu adaları yüzyıllar boyunca biriken dışkılarıyla adeta birer gübre deposuna dönüştürdü. 19. yüzyılda bu stratejik kaynağa erişim uğruna savaşlar verilmiş ve stokların tükenmesi durumunda küresel bir kıtlık yaşanmasından korkulmuştu. Ancak guano ticaretinin tarihi bu modern endişelerden çok daha eskilere dayanıyor.

(İlgili: Peru Yılan Dağı: İnkalar Neden Bu Dağa Binlerce Oyuk Kazdı?)

Binlerce balığı besleyen o meşhur soğuk sular, aynı zamanda Peru kıyılarını son derece kurak hale getiriyor. Bölgedeki tarım, And Dağları’ndan aşağı süzülen nehirlere bağlı ama bu toprakların besin değerleri asırlar önce tükendi. Bu nedenle onları canlandırmanın bir yolu bulunmalıydı. Sidney Üniversitesi’nden Dr. Jacob Bongers, balık unu ile alpaka ve lama gübrelerinin kullanıldığının bilindiğini fakat guanonun “en iyinin de iyisi” olduğunu belirtiyor.

Güney Amerika kıyılarında yaşayan toplulukların guanonun gücünü tam olarak ne zaman keşfettiği hâlâ bir gizem. Belki de ana karada deniz kuşlarının toplandığı alanlarda bitki yetiştirmeye çalışırken deneme yanılma yoluyla bu mucizeyi fark ettiler. Süreç nasıl ilerlemiş olursa olsun, en azından MS 1.250 yılına gelindiğinde, Chincha Vadisi sakinleri kıyıdan yaklaşık 25 kilometre uzaklıktaki adalara sallarla açılıyor ve tarlalarını canlandıracak guano yükleriyle geri dönüyorlardı.

Chincha toplumunun guanoya verdiği değer, bu terazi koluna kazıdıkları deniz kuşu figürlerinde de kendini gösteriyor. C: The Art Institute of Chicago

Peru’da guano toplama faaliyetlerine dair ilk kayıtlar İspanyollar tarafından tutulmuştu. Ancak 1990’larda arkeologlar, Chincha metal işçiliği, seramikleri ve duvar resimlerinde deniz kuşları, balıklar ve filizlenen mısırların bir arada tasvir edilmesine dikkat çekerek; guano kullanımının sadece ekonomik bir faaliyet değil, Chincha kültürünün önemli bir parçası olduğunu öne sürdüler. Peru’daki diğer vadilerin sakinlerinin de benzer şeyler yaptığı düşünülse de şimdiye kadar bunun bir kanıtı yoktu.

On yılı aşkın bir süredir Chincha Vadisi’nde araştırmalarını sürdüren Dr. Jacob Bongers, bölgedeki mezarlardan topladığı mısır örnekleri üzerinde yürüttüğü kimyasal analizlerle ezber bozan sonuçlara ulaştı. Bu mısır taneleri, tipik olarak yoğun guano takviyesiyle elde edilebilecek yüksek miktarda azot ve özellikle azot-14’e oranla belirgin bir azot-15 konsantrasyonu barındırıyordu.

Bongers’a göre; kimyasal ve maddi kanıtlar, guanonun kasıtlı olarak toplanıp gübre olarak kullanıldığını doğruluyor. Ancak bu durum, daha derin bir kültürel kodun işareti. İnsanlar bu gübrenin istisnai verimini fark etmekle kalmamış; deniz kuşları ile tarım arasındaki hayati bağı kutsamış, korumuş ve hatta ritüelleştirmişlerdi.

Mısır örnekleri, Chincha’da guano kullanımının en az 800 yıl öncesine dayandığını kesinleştirse de Bongers bu uygulamanın 2.000 yıllık bir geçmişi olabileceğini öngörüyor. Chincha toplumu, bu süreci kitlesel bir endüstriye dönüştürmüştü. Sadece kendi tarlalarını gübrelemek için yeterli guano getirmekle kalmıyor, fazla ürünü lama kervanlarıyla komşu bölgelere ihraç ederek dönem standartlarına göre devasa bir zenginliğe ulaşıyorlardı.

Bu Chincha kazma çubuğu (veya küreği) üzerinde deniz kuşları ve balıkların yanı sıra, filizlenen mısır tasvirleri yer alıyor. C: The Metropolitan Museum

Chincha toplumu hiçbir zaman yayılmacı bir imparatorluk kurmadı; hakimiyetleri vadileriyle sınırlı kaldı. İnkalar, diğer kıyı topluluklarını acımasızca ezip geçerken Chincha ile olan ilişkileri şaşırtıcı derecede farklıydı. İnkaların Chincha’yı ele geçirmesi, bir askeri işgalden ziyade stratejik bir ticaret anlaşması niteliğindeydi. Nitekim İspanyol kaşifler İnka İmparatoru’yla ilk karşılaştıklarında, Chincha kralının imparatorun hemen yanında, en onurlu mevkide otururken bulmuşlardı.

Bongers’a göre, bu imtiyazın anahtarı guanoydu. “Guano, İnkaların erişmek için can attığı bir kaynaktı ve iki toplum arasındaki diplomatik dengelerde merkezi bir rol oynuyordu.”

Texas A&M Üniversitesi’nden Dr. Jo Osborn, Chincha’nın gerçek gücünün bir kaynağa sahip olmaktan öte, karmaşık bir ekolojik sistemi yönetme ustalığı olduğunu vurguluyor. Deniz ve kara yaşamı arasındaki organik bağı görebilen bu “ekolojik bilgelik”, krallığı ayakta tutan tarımsal artı değeri yaratan asıl unsurdu. Osborn’a göre, sanatları bu bağlantıyı kutluyor ve bize güçlerinin sadece altın veya gümüşte değil, ekolojik bilgelikte kök saldığını gösteriyor.

Avrupalılar 19. yüzyılda barut ve gübre için adalardaki guano rezervlerini vahşice tüketirken, İnkalar ve Chincha halkı sürdürülebilir bir yönetim modeli geliştirmişti. Tarihsel kayıtlara göre İnkalar, yönetimi devraldıklarında kuşların üreme dönemlerinde adalara gitmeyi yasaklamışlardı. Bu, insanlık tarihinin belgelenmiş en eski hayvan koruma yasalarından biri olarak kabul ediliyor.


IFL Science. 12 Şubat 2026.

Makale: Bongers, J. L., Milton, E. B., Osborn, J., Drucker, D. G., Robinson, J. R., & Scaffidi, B. K. (2026). Seabirds shaped the expansion of pre-Inca society in Peru. PLoS One, 21(2).

You must be logged in to post a comment Login